Bugün (23.11.2021) posta kutumdan çıkardığım büyük zarf içerisinde 9 mektup var. Tabii ki bazı mektuplar ve kartlar el çizimli ve sanatçı Beritan Anahtar’a aittir. İlk önce büyük bir hayranlıkla elle örülen ince bileklikleri, kartlardaki çizimleri daha sonra da yazılan şiir ve metinleri okumaya başladım.
Bundan önceki süreçlerde de bu tür paket mektuplar almıştım. Bundan hem gönderen, hem gönderilen arkadaÅŸlar hem de ben oldukça memnunuz. Bu mektup ve kartlar çoÄŸunlukla Alman arkadaÅŸlarımızın yazdıkları mektuplara gelen cevaplar ve benim zaten Türkçeden Almancaya çeviri yapıp adreslerine göndermem gerekiyor. Velhasıl biraz masalımsı bir durum. Ama mektuplara bakınca Elazığ Cezaevi Siyasi tutuklu/hükümlü kadınların köyü, mahallesi gibi bir yer olmuÅŸ. Laf aramızda ben de bazen onların yanında olma hayalleri kuruyor😊)sonra da rüyadan uyanırcasına şöyle bir etrafıma bakıp, yok aman kalsın diyorum. Lafı fazla gevelemeden 8 ve 18 Mart 2021 vesilesiyle yazdığımız mektupların toplu cevabını sevgili Beritan Anahtar yine 25 Kasım Dünya kadına ÅŸiddete karşı günü vesilesiyle cevaplayan mektup, kartlar. Gelin ÅŸimdi Beritan Anahtarın, ‘’Elazığ Kadın Kapalı C.İ.K. Mektup Okuma Komisyonu Tarafından İncelendi -1’’ mühürlü mektup ve kartlarını birlikte okuyalım…
Merhaba sevgili Gül,
En son sizden aldığım 1 Mayıs tarihli kart üzerinden 6 ay geçti. Ben de mektubumu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Gününe denk gelmesi için daha fazla gecikmeden yazmak istedim.
Pandemi ile beraber tüm yaşamları gözle görünmeyen duvarlar sardı. Kapitalistler pandemiyi fırsat bilip insanlar üzerindeki sömürüyü arttırdı. İktidarlar pandemiyi, toplum üzerindeki baskı ve tecrit gerekçesi yaptı. Patronları tarafından paylanan erkekler ise iktidarını kadınlar üzerinden ispat etme çabasına girdi.
Ekonomik krizler, doğa katliamları ve yine kadın katliamları gündemi doldurdu. Gençler geleceğe dair umutlarını yitirdi, çoğu uyuşturucu bağımlısı haline geldirildi. Aileler geçimini sağlayamadığı için toplu intiharlarda bulundu. Baba, abi, eş – eşini, kızını, sevgilisini namusum diyerek katletti. Medya ise yakalanan faillere ‘’neden öldürdünüz’’diye sorarak ‘’öldürülen bir kadınsa nedensiz değildir ve bir nedeni varsa öldürmek meşrudur’’ algısı oluşturuldu.
Toplumlar kendi içinde 4 sınıfa bölündü. İktidar – Halk – Erkek ve nihayet kadınlar, dördüncü sırada yerini alabildi ! Biz kadınlar doğurup yetiştirdiklerimiz, kendi yarattıklarımız tarafından dördüncü sınıf varlıklar olarak görülüyor, her fırsatta vurulup öldürülüyoruz. Bu sistemi biz kadınlar oluşturmadık ama, yıkacak da biz kadınlarız. Kadın bilinci, vicdanı ve adaleti ile yeniden inşa edilen; cinsiyetsiz, eşit ve adil bir dünya yaratacağız. Yeter ki buna inanalım ve birbirimize daha güçlü ellerle sarılalım. Bize ne dört duvar ne de içinde bulunduğumuz tecrit engel olamayacak.
Silav u rez, Beritan ANAHTAR
Beritan Anahtar’ın yazdığı diğer 8 mektup ve kartlardan da bazı kısa kesitler,
Bizler yaşadığımız ülkede yalnızca kadın olduğumuz için değil bir de Kürt kimliğine sahip olduğumuz için sömürü ve zulmün her türlüsüne maruz bırakılıyoruz. Ama biz siyasi, Kürt kadın tutsaklar olarak cins ve kimlik mücadelemizi ayrıştırmadan yürütme çabasından hiç bir koşulda vazgeçmiyoruz. JİN JİYAN AZADİ
*********
Burada 13 siyasi, Kürt kadın tutsak bu 25 Kasım’da her yerde sizlerle beraber olacağız ve Anadilimizde JİN JİYAN AZADİ demekten asla vazgeçmeyeceğiz. JİN JİYAN AZADİ
********
Merhaba, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Gününde, bu dört duvarı aşarak; yüreğimle alanlarda ve meydanlarda yanınızda saf tutmaya geldim. Ülkemizde Temmuz ve Ekim aylarında(4 ay) 25 kadın öldürüldü. 72 kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Çoğunun faili bulunmazken bulunanlar da ne yazık ki hakkettiği cezayı bulmadı. Gördüğü şiddet nedeniyle müdafaa hakkını kullanan kadınlarsa, onlarca yıl cezalara çarptırılıyor. Tecavüz ile kadın cinayetlerinin bu kadar artmasının nedeni maalesef tv kanallarının her sabah ‘’Kahvaltı haberleri’’ diye sıradan bir şekilde sunması ve ‘’Eril hukukunun’’ cezasızlık politikasıdır. 21. Yüzyılda hala erkek iktidarının her türlü hayvani güdülerinin tatmini için sunulan biz kadınlar el ele vererek kadına şiddet ve katliamları durduracağız. Afganistan’daki kadınların sesi olup tüm dünyada yankılanacağız. Biz siyasi Kürt Kadın tutsaklar da buradan sizlere, anadilimizle eşlik ediyor olacağız. JİN JİYAN AZADİ
*******
Bizim tasvir edip kurmak istediğimiz dünya, günümüzden ‘’geri kalmış’’ 5 bin yıl öncesine ait tanrıça kültürü öldürmez yaşatırdı. Belki de bu yüzden her şeyi tekeline almış ‘’medeni eriller’’ biz kadınları hor görüp eziyet ve zulme maruz bırakıyor. Ya da kadın bilinci ve adaletinin önü açılınca erkek egemen zihniyetin 5 bin yıllık acımasızlığı ve zalimliğinin karşılık bulacağı korkusuyla kadının başını ezmek istiyorlar. Biz kadınlar da tek yürekle birleşip tanrıça kültürüyle adil bir dünya inşa edeceğiz ve kadına şiddete biz son vereceğiz. JİN JİYAN AZADİ
*******
Aynı koÄŸuÅŸta 13 arkadaÅŸ kalıyoruz. Günlerimizi okuma ve yazmakla geçiriyoruz. İletiÅŸim yasakları bizleri farklı yoÄŸunlaÅŸmalara ve arayışlara itiyor. Burda pandemi koÅŸullarımızı oldukça ağırlaÅŸtırdı. Aşılar yapıldı ancak kısıtlamalar bitmiyor. 45 dakikalık spora çıkma hakkımız 2 ay sonra verildi. Aile ziyaretleri 2 haftada bir kapalı yapılıyor ve iki kiÅŸiden fazla ziyaretçi kabul edilmiyor. Zaten çoÄŸumuzun ailesi de kısıtlı imkanlar nedeniyle gelemiyor. 2 buçuk yıldır ailemize dokunamıyor-sarılamıyoruz. Bu süreç cezaevlerinde adeta fırsata çevrildi ve her türlü keyfi uygulamaya maruz kaldık. Kürtçe ÅŸarkı söyleyip halay çekmemiz suç sayılıyor, buna da ceza veriliyor. Verilen bu haksız cezalarla çoÄŸumuzun infazı yandı. Benim 9 Aralık’ta çıkmam gerekirken, içerde kalmam 2024’de uzatıldı. Kimi arkadaÅŸlarımızız da ya çok okuduÄŸundan ya da az okuduÄŸundan kaynaklı, cezası bittiÄŸi halde tahliye edilmiyor. Bizler yine de güçlü duruyoruz. Her geçen gün baÅŸaracağımıza olan inancımız daha çok artıyor. Ben du halka güveniyor, inanıyorum. ‘’Ben yanmazsam, Sen yanmazsan, Biz yanmazsak Nasıl çıkar Karanlıklar Aydınlığa’’ JİN JİYAN AZADİ!!! Diye devam eden benzer içerikli diÄŸer mektuplar…
Kadının Kaleminden: Gül Güzel – 24.11.2021






