Yetinmecilik ile ırkçılık, mezhepçilik | Ziya Ulusoy

AKP faÅŸizminin önemli bir mahareti, gerçeÄŸi ters yüz eden demagojisi ve demagojisini faÅŸist medya tekeli ve yasaklarla etkili kılma keyfiliÄŸi ve saldırganlığıdır. Yavuz’a özenen ErdoÄŸan, Alevi halka düşmanlığını her zaman sergiledi. Karacaahmet Åžahkulu dergahının duvarına dozerle saldırdı. Eski partisinin katıldığı Sivas katliamının bazı katillerini zamanaşımı yoluyla cezasızlıkla ödüllendirirken “hayırlı olsun” kutlamasından geri durmadı.

20 yılı aÅŸkın iktidarı sürecinde, okullarda zorunlu din dersine, iki Sünni mezhep anlayışı içeriÄŸinde iki din dersi daha ekledi. Dahası Diyanet  Ä°ÅŸleri BaÅŸkanlığı’nın bütçesini ve iÅŸlevini artırdı. Kendisini destekleyen Sünni cemaatleri ihaleler ve krediler yoluyla palazlandırdı, holding sahibi yaptı. Böylece Sünni cemaatlerin önde gelenlerini burjuvazinin unsurları düzeyine yükselterek faÅŸizminin desteÄŸini artırma çabalarını maddi olarak güçlendirdi.

Alevi inancı ve ülkemizin diÄŸer ezilen inançları üzerinde baskıyı artırdı. Bu seçim yaklaşırken sahtekarlıkla yeni bir oyun düzenledi. Alevilerin talebi olan, hak eÅŸitliÄŸi ve devletin, eÄŸitimin dinden tamamen arındırılması yerine, Alevi-BektaÅŸi Kültür Merkezi’ni Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde açarak, iÅŸbirlikçisi çıkarcı ve AKP’li ÅŸahsı başına geçirdi. Bu yolla hem soruna el attığını göstererek oy toplamaya, hem de iktidar denetimi dışındaki Alevi dernek ve ibadet yerlerini gayriresmi ilan etme ve yasaklamanın yolunu açmaya çalışıyor.

Diktatör, Maraş ve Sivas benzeri katliamları yapamadıysa, iktidarının saldırganlığına direnen ön cephedeki Kürt hareketini bitiremediği içindir. Yoksa Sünni inançtan halkımızı Alevi inançtan halkımıza saldırtarak faşist kitle temelini güçlendirme çabasına çoktan girişirdi.

Diktatöre karşı burjuva muhalefetin ortak devlet baÅŸkanlığı adayı Kemal KılıçdaroÄŸlu, Alevi inancından olduÄŸunu deklare etti ve “kimlik politikalarına göre kutuplaÅŸmayı aÅŸalım” önerisinde bulundu.

Sünni inançtan halkımızda ErdoÄŸan-Bahçeli’nin daha da tırmandırdığı hakim gerici algıyı yıkmada tabii ki bir adım. Ama, ABD’de bir siyah olarak Obama’nın devlet baÅŸkanı seçilmesinde yaÅŸandığı gibi daha fazlası maalesef deÄŸil.

Diktatörün tetikçileri harekete geçti. İç savaÅŸ bakanı Soysuz, “niye ÅŸimdi açıklıyor” itirazını yükseltmeye çalıştı. ErdoÄŸan faÅŸizminin en saldırgan kalemi Karagülle “Türk, Sünni, Kürt, Alevi, herkese acılar yaÅŸatacak plan…”, “Etnik ayrımcı, Mezhepçi”,  “Türkiye’nin ana omurgası SünniliÄŸi oyun dışına atacak”lar, “Türkiye’yi SuriyelileÅŸtirecekler…” yalanlarıyla ajitasyona geçti. (https://www.trhaber.com/gundem/ibrahim-karagul-yazdi-turkiye-de-bir-azinlik-yonetimi-h100094.html)

AKP faşizminin önemli bir mahareti, gerçeği ters yüz eden demagojisi ve demagojisini faşist medya tekeli ve yasaklarla etkili kılma keyfiliği ve saldırganlığıdır.

Etnik ayrımcı, mezhepçi olan da, “SuriyelileÅŸtirme”yi yaratan da ErdoÄŸan faÅŸizmi. Ama tetikçisi Karagülle, ErdoÄŸan’ın iÅŸlemeye devam ettiÄŸi ağır suçu rakibine yükleyerek ve  suçu devam ettirme yöntemini arsızca kullanıyor. “Hak isteme yolunu açarsanız, ırkçı ve mezhepçi saldırganlığı ve linci  tırmandırırız, SuriyelileÅŸtirmeyi Türkiye’de yaÅŸatırız” tehdidini savurmuÅŸ oluyor.

KılıçdaroÄŸlu, “ErdoÄŸan seçimde oy almak için bütün Kürtleri teröristlikle yaftalıyor” demekle, Alevi inancından olduÄŸunu deklare etmekle yetiniyor. Bu yolla mezhep ve millet kimliÄŸine göre kutuplaÅŸtırmayı kolay yoldan gidermek ama bu iki soruna çözüm önermekten  kaçınma yolunu izliyor.

Bu yol ne eÅŸit yurttaÅŸlık- hakkı yoludur ne de baskı altındaki inanç ve uluslara hak eÅŸitliÄŸiyle çözüm bulma yoludur! ErdoÄŸan-Bahçeli’nin tırmandırdığı ırkçılık  ve mezhepçiliÄŸin aşırılıklarını törpüleyerek, burjuvazinin bir kliÄŸinin deÄŸil, ortak çıkarlarının parlamenter rejimini kurmaya çalışmaktır. Bu nedenle ErdoÄŸan-Bahçeli çetesinin muhalifi diÄŸer burjuva partiler bu açıklamaları makul görüp desteklediler.

24 Nisan Ermeni soykırımı yıldönümünde bir kez daha vurgulayalım ki, ırkçı ve mezhepçi burjuva politika, ezilene soykırım yarattığı ve yaratacağı gibi, hakim ve ezen ulus ve inançtan halka ise faşizm ve yoksulluk getirir. Bu, yalnızca burjuva en gerici ve en ırkçı kesimin iktidar ve talanı içindir.

Oysa işçi sınıfı sosyalizmi ve tutarlı demokratizm, Kürt ulusuna da ulusal topluluklara da, ezilen inançlara da özgürlük ve hak eÅŸitliÄŸi öngörerek bu sorunlara çözüm üretir, “din ve dil farkı bilmez” bir kaynaÅŸma yaratır. Tutarlı yol budur.


Ziya Ulusoy – ETHA – 22.04.2023