Avrupa BirliÄŸi (AB) Komisyonu BaÅŸkanı Ursula von der Leyen, 6-9 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde Avrupa Halk Partisinin (EPP) resmen liste başı adayı gösterilerek, seçim kampanya sürecini baÅŸlattığını duyurdu.
Von der Leyen, AP’nin en büyük siyasi grubu olan merkez saÄŸ eÄŸilimli EPP’nin Romanya’nın baÅŸkenti BükreÅŸ’te düzenlenen kongresinde, haziranda yapılacak AP seçimi için resmi olarak aday gösterildi.
AA’da da yer alan habere göre, Avrupa genelindeki EPP delegelerinden oylamaya katılanlar arasında 499’u, partinin tek adayı von der Leyen’in adaylığına “evet” oyu kullanırken, 89’u “hayır” oyu verdi.
Von der Leyen, X hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün itibarıyla EPP’nin 6-9 Haziran’daki Avrupa seçimlerinde liste başı adayıyım.” ifadesini kullandı.
Seçim çalışmaları sürecini başlattı
Kampanya süreci için açtığı yeni X hesabı “@vonderleyen_epp” üzerinden ilk mesajını paylaÅŸan von der Leyen, “Bir Avrupalı olarak bu an beni duygulandırıyor. Beni bu kadar kararlı ÅŸekilde destekleyen her bir EPP üyesine kalbimin derinliklerinden teÅŸekkür ederim. Bu harika partiyle yanımda savaÅŸmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Refah için, güvenlik için, demokrasi için. Avrupa BirliÄŸimiz için.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
Seçim manifestosunda “Ruanda planı”nı andıran göçmen politikası dikkati çekiyor
Von der Leyen, AP’nin en büyük grubu olan merkez saÄŸ eÄŸilimli EPP’nin Romanya’nın baÅŸkenti BükreÅŸ’te düzenlenen kongresinde, haziranda yapılacak AP seçimi için resmen aday gösterilmesinin ardından, EPP Grup BaÅŸkanı Manfred Weber’le ortak basın toplantısında konuÅŸtu.
Gazetecilerin bir süredir gündemde olan göçle mücadelede “Ruanda planı”nı uygulayacağı iddialarına yanıt veren von der Leyen, “Ne yaparsak yapalım, AB hukuku ve uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerimize tam riayet edeceÄŸimizin kesinlikle açık olduÄŸunu düşünüyorum. Güvenli üçüncü ülke kavramı yeni deÄŸil. Bu, zaten AB hukukunda yer alıyor.” dedi.
EPP Grup BaÅŸkanı Weber de “DeÄŸerlerimizin korunması gerekiyor ama öte yandan Avrupa’nın her yerinde insanlar bizden kaçak göçmenlerin sayısını azaltmamız gerektiÄŸini bekliyor.” ifadesini kullandı.
“Güvenli üçüncü ülkeler” planı
EPP’nin, İngiltere’nin Nisan 2022’de hazırladığı, göçmenleri Ruanda’ya gönderme planına benzer bir uygulamayı hayata geçirmek istediÄŸi iddia edilmiÅŸti.
EPP tarafından AP 2024 seçimleri için hazırlanan manifestoda, sığınma talebinde bulunan kişilerin üçüncü ülkelere sınır dışı edilmesini ve AB ülkelerinde koruma alanlar için kota sistemi uygulanmasını içeren göç reformuna yer verilmişti.
AB’nin iltica hukukunda “köklü deÄŸiÅŸiklik yapılmasının” savunulduÄŸu reforma göre, bu hakkın kime ve nerede verileceÄŸi, üye ülkelerin karar yetkisi dahilinde olacak. Bu doÄŸrultuda üçüncü ülkelerle anlaÅŸmalar imzalanarak AB’ye sığınma talebinde bulunan kiÅŸilerin transfer edilebileceÄŸi “güvenli üçüncü ülkeler” kategorisi oluÅŸturulacak. Güvenli üçüncü ülkelere transfer edilen kiÅŸilerin iltica süreci burada devam edecek ve sığınma baÅŸvurusunun onaylanması halinde kiÅŸiye, üçüncü ülkede koruma saÄŸlanacak.
Reforma göre, güvenli üçüncü ülkelerin belirlenmesi için kriterler, Cenevre Mülteci SözleÅŸmesi ve Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesi’nin temel yükümlülükleriyle uyumlu olacak.
Manifestoda, söz konusu iki sözleşmeye işaret edilerek sığınma talebinde bulunan kişiye ülkesini seçme hakkının tanınmadığı hatırlatıldı.
“Sığınmacı kotası” önerisi
Reformda ayrıca, “Güvenli üçüncü ülkeler” planının baÅŸarılı ÅŸekilde uygulanmasının ardından AB’nin “korunmaya muhtaç kiÅŸilere yönelik yıllık insani kota sistemi” yoluyla bu kiÅŸileri BirliÄŸe kabul etmesi önerildi.
AB’nin göç politikasının üçüncü ülkelerle vatandaÅŸlarının ülkelerine geri gönderilmesi veya geri kabulü konusunda iÅŸbirliÄŸine dayanması gerektiÄŸi vurgulanırken buna raÄŸmen “Ukrayna’daki mevcut durum” nedeniyle Ukraynalı mültecilerin geri gönderilmemesi gerektiÄŸi savunuldu.
Afrika’dan AB’ye göçü azaltmak için de “Afrika ülkeleriyle ekonomik refahın ve sosyal kalkınmanın teÅŸvik edilmesi ve tüm Afrika halkının yararına olacak ÅŸekilde genç neslin beyin göçünün önlenmesi için Afrika’ya yönelik bir Avrupa yatırım planıyla desteklenen yeni bir anlaÅŸma yapılması gerektiÄŸi” ifade edildi.
Tartışmalı “Ruanda planı” nedir?
İngiliz hükümeti, Nisan 2022’de hazırlanan “Ruanda Planı” kapsamında, göçmenleri ve ülkeye yasa dışı yollarla girip sığınma talebinde bulunanları, Ruanda’ya gönderme hedefini açıklamıştı.
Ülkede muhalefet, insan hakları örgütleri ile BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) baÅŸta olmak üzere birçok uluslararası kuruluÅŸun tepki gösterdiÄŸi karar, Yargıtay ve Yüksek Mahkemece yasaya uygun bulunmuÅŸtu. Kararın ardından Haziran 2022’de Ruanda’ya 7 kiÅŸiyi taşıyan ilk uçuÅŸ ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla durdurulmuÅŸtu. Bunun üzerine, İçiÅŸleri Bakanlığı, Yüksek Mahkeme’de yeni bir dava açmış, mahkeme de 19 Aralık 2022’de Ruanda uçuÅŸunun yasal olduÄŸuna karar vermiÅŸti.
Mahkeme, temyiz yolunu da açık tutmuÅŸ, insan hakları savunucularının bu mahkemede açtığı dava sonucu 29 Haziran’da Ruanda planının yasalara uygun olmadığına karar verilmiÅŸti. Hükümet ise Temyiz Mahkemesinin kararını Yüksek Mahkeme’ye taşımış, Yüksek Mahkeme de 15 Kasım’daki kararında Ruanda’ya gönderilecek kiÅŸileri bu ülkede kötü muameleye maruz kalma ve kendi ülkelerine gönderilme gibi riskler bulunduÄŸunu belirterek planın yasaya uygun olmadığını açıklamıştı.
Bunun üzerine Ruanda’yla 5 Aralık 2023’te yeni bir anlaÅŸma imzalanmıştı.
Bu anlaÅŸmaya göre, İngiltere’nin Ruanda’ya gönderdiÄŸi göçmenler, İngiltere dışında baÅŸka bir üçüncü ülkeye sınır dışı edilemeyecek. Ruanda’daki diÄŸer sığınmacılarla aynı haklara sahip olacak söz konusu kiÅŸilerin yasal talepleri için destek verilecek. Ruanda’nın sorumlulukları bağımsız gözlemciler tarafından kontrol edilecek. Yasa tasarısıyla Ruanda, göçmenlerin sınır dışı edilebileceÄŸi güvenli ülke kabul edilecek. Ruanda’nın güvenli olduÄŸunu gösterir yasal adımlar ve uygulamalar da hayata geçirilecek.
2016’dan bu yana göçmen sayısında rekor
AB’nin sınır koruma ajansı Frontex’in verilerine göre 2023, 2016’dan bu yana AB ülkelerine gelen göçmen sayısının en yüksek seviyeye ulaÅŸtığı yıl oldu. 2023’te AB’ye, 2022’ye oranla yüzde 17’lik artışla yaklaşık 380 bin kiÅŸi yasa dışı yollardan girdi.
Göçle mücadele, AB ülkeleri arasında yıllardır en çekişmeli konuların arasında yer alıyor.
AB yönetimi, 2015-2016’da patlak veren göç krizinden bu yana göçmenlerin, Avrupa toprağına ayak basmalarından sonra üye ülkeler arasında nasıl dağıtılacakları ya da geri gönderilecekleri sorularına yanıt arıyor.
Von der Leyen, 19 Åžubat’ta AB Komisyonu BaÅŸkanlığı için yeniden adaylığını açıklamıştı.
Almanya’da 2005-2009 yıllarında Aile, Kadın, YaÅŸlılar ve Gençlik Bakanı, 2009-2013 yıllarında Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı, 2013-2019 yıllarında Savunma Bakanı olan 7 çocuk annesi von der Leyen, 2019’dan beri AB’nin yürütme organı olan AB Komisyonunun baÅŸkanlığını yapıyor.
