“Rum ve Ermeniler baÅŸta olmak üzere Hristiyan ve Musevi yurttaÅŸların ev ve iÅŸyerlerinin talan edildiÄŸi 6-7 Eylül Pogromu ÅŸimdiye kadar resmi olarak kınanmadı ve tazminat veya özür için herhangi bir adım atılmadı.”
*FotoÄŸraf: Dimitrios Kalumenos
6-7 Eylül Pogromu, tam 66 yıl önce yaÅŸandı. Halkların Demokratik Partisi (HDP), İnsan Hakları DerneÄŸi (İHD), Aras Yayıncılık ve İstos Yayın, pogroma iliÅŸkin açıklamalar yayımladı ve sosyal medyada paylaşımlar yaptı.Â
HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu EÅŸ Genel BaÅŸkan Yardımcısı Tülay HatimoÄŸulları imzasıyla yapıldı. “6-7 Eylül pogromuyla yüzleÅŸilmeli, maddi ve manevi kayıplar tazmin edilmeli” denilen açıklama şöyle:
“Bugün, insanlık tarihinin utanç sayfalarından biri olan 6-7 Eylül 1955 Pogromu’nun yıldönümü. İstanbul ve İzmir gibi ülkenin birçok yerinde yaÅŸayan Rum ve Ermeni halkları baÅŸta olmak üzere Hristiyan ve Musevi yurttaÅŸlara yönelik sistematik bir ÅŸekilde hayata geçirilen pogromun üzerinden tam 66 yıl geçti.
TIKLAYIN – Dimitros Kalumenos’un Objektifinden 6-7 Eylül
TIKLAYIN – 6-7 Eylül 1955’i basın nasıl gördü?
1915’ten soykırımından kaçarak kurtulan Ermenilerin yurtlarına dönüşünün yasaklanması, 1936 Beyannamesi, Varlık Vergisi ve Vakıflar Kanunu gibi hayata geçirilen politikalar, 6-7 Eylül Pogromu ile varlığını sürdürdü.
YirmibeÅŸoÄŸlu’nun “itirafı”
“Eski Özel Harp Dairesi BaÅŸkanı ve MGK Genel Sekreteri Sabri YirmibeÅŸoÄŸlu‘nun ‘6-7 Eylül de bir Özel Harp iÅŸidir. MuhteÅŸem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaÅŸtı’ sözleri, pogromun bir devlet politikası olarak hayata geçirildiÄŸinin itirafı niteliÄŸindedir.
“Saldırı aynı zamanda toplumsal sorunları, siyasal ve ekonomik krizi gölgelemek için yönetenlerin her dönem nasıl ırkçılığı ve öteki düşmanlığını kullandığının çarpıcı bir örneÄŸidir.
“Tıpkı bugün Kürtlere yönelik artan ırkçı saldırılarda olduÄŸu gibi, nefret söylemleri/suçları farklı halklar ve inançlar üzerinde hdevam ediyor, hepimiz 6-7 Eylül’ü hâlâ yaşıyoruz.
“Özür için herhangi bir adım atılmadı”
“Büyük bir katliamın yaÅŸandığı, Rum ve Ermeniler baÅŸta olmak üzere Hristiyan ve Musevi yurttaÅŸların ev ve iÅŸyerlerinin talan edildiÄŸi ve binlerce yıllık kolektif hafızasının yok edilmeye çalışıldığı 6-7 Eylül Pogromu ÅŸimdiye kadar resmi olarak kınanmadı ve tazminat veya özür için herhangi bir adım atılmadı.
“EÅŸit yurttaÅŸlığı saÄŸlamak, nefret ve ayrımcılıktan uzak bir geleceÄŸin inÅŸası ve toplumsal barışın saÄŸlanması için bu ülkenin kadim halklarına dönük hayata geçirilen bu utançla yüzleÅŸilmelidir.
“Bu ülkede birlikte yaÅŸamanın olmazsa olmazı olarak faillerin ortaya çıkarılması, yaÅŸanan can ve mal kayıplarının tespit edilmesi, maÄŸdur olan kiÅŸilerin veya ailelerinin maddi ve manevi kayıplarının tazmin edilmesi elzemdir.
66. yıl dönümünde 6-7 Eylül Pogromu’nda katledilen Rum ve Ermeniler baÅŸta olmak üzere Hristiyan ve Musevi yurttaÅŸları saygı ve hüzünle anıyor, bu karanlık zihniyeti lanetliyoruz. Katliamlara, hafızasızlaÅŸtırmaya, talana ve yerinden edilmeye karşı mücadelemizi halklarımıza karşı sorumluluÄŸumuzun bir gereÄŸi olarak kararlılıkla sürdüreceÄŸimizi bu vesileyle tekrarlıyoruz.
Paylan’dan önerge
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da pogromun faillerinin ortaya çıkarılması, yaÅŸanan can ve mal kayıplarının tespit edilmesi, maÄŸdur olan kiÅŸilerin ve kurumların maddi ve manevi kayıplarının tazmin edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) araÅŸtırma önerge verdi.
Paylan, önergenin gerekçesinde “6-7 Eylül 1955 Pogromu’nun hesabını vermeyen karanlık gelenek bugüne kadar varlığını sürdürmüştür. Pogromla yüzleÅŸmek, bugün devlet içinde benzer pogromları organize etmeye hazır odakların varlığına son verecektir. Bu nedenle, 6-7 Eylül 1955, aslında bugündür” dedi.
İHD: Çare ırkçılığa karşı cephe yaratmak
İHD’den yapılan açıklamada da ÅŸu ifadeler kullanıldı: “6-7 Eylül Türkiye Cumhuriyeti’nin azınlık karşıtı politikalarının bir sonucu olduÄŸu kadar toplumun geniÅŸ kesimlerindeki Müslüman olmayan halklara karşı düşmanlığın ve nefretin de bir ürünüdür. Bu düşmanlık ve nefrete karşı mücadele etmezsek benzeri geniÅŸ çaplı saldırılar her zaman tekrarlanabilir. Tek çare ırkçılığa karşı geniÅŸ bir cephe yaratmaktır.”Â
“En karanlık gece”
Aras Yayıncılık ve İstos Yayın, Twitter’da paylaşımlar yaptı. Aras Yayıncılık’ın paylaşımında pogrom, “Ülke tarihinin en karanlık gecesi. O güne dek bilinen anlamlarıyla İstanbul’un ve İstanbulluların sonu” ifadeleriyle anıldı. İstos’tan yapılan paylaşımda da “Bu geçmiÅŸ deÄŸil” denildi. (Bianet)
