Uslu ve Kaya’dan tepki: Hele ki ÅŸairler; bayraksız, sınırsız, kimliksiz, devletsiz olmalı


Avrupa Demokrat’a da ortak açıklamada bulunan ÅŸair-yazar Berivan Kaya ve Muazzez Uslu Avcı “Biz ÅŸairlerden ’21 yy Antolojisi ‘ için ÅŸiir istediler. Sonra bir de gördük ki Antoloji ismi ’21 yy Türk Åžiiri’ olarak deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ”

[adhm]

Berivan Kaya ve Muazzez Uslu Avcı tarafından yapılan ortak açıklamayı aşağıda veriyoruz:

Hele ki ÅžAİRLER…

Bayraksız, sınırsız, kimliksiz, devletsiz olması gereken şiiri, nasıl oluyor da başına Türk, Fransız, Alman ve benzeri sıfatlar getirerek soyla, ırkla, milliyetle ve ulus devletle tanımlayabiliyoruz?

21. Yüzyıl Türk Åžiiri Antolojisi’ndeki ÅŸiirler Türk müdür, Türklüğü ne ölçüde yansıtırlar? Yoksa Türkçe midir? Åžiir bir kan soyu ve üst kimlikle nasıl iliÅŸkilendirilir?

Şair ile Türklük arasında nasıl bir ilişki vardır?

“21.Yüzyıl Türk Åžiiri Antolojisi” içinde; kimlik ayrımcılığını insanın varoluÅŸuna, özüne aykırı gören, ÅŸiire aykırı bulan ve kendisini sosyalist, anarÅŸist, Kürt Yurtseveri, LGBTİ savunucusu olarak  tanımlayan kiÅŸilerin yer alıp almadığını ÅŸimdilik bilmiyoruz. Bizler Sosyalizmi benimseyen ÅŸairler olarak bu antolojiden çekildiÄŸimizi duyuruyoruz.

Bu açıklamayı aslında ilgili antolojiyi hazırlayan Oya (Oya Gündüz Aksu) hanımdan beklerdik. Antoloji üzerine Tarık Günersel ile yaptığı kısa söyleşiyi izleyince konudan hiç bahsetmediği gördük. Sosyal medya hesaplarında da herhangi bir açıklama yer almadı.

Tarık Günersel söyleÅŸiyi açarken “Sevgili dünyadaÅŸlar”  diyordu.

KimliksizliÄŸe, evrenselliÄŸe denk düşen bir sesleniÅŸ ile “21’inci yüz Yıl Türk Åžiiri” antolojisi üzerine konuÅŸacaklardı. Sevgili Türkler dememiÅŸti Günersel, sevgili Türk halkım da dememiÅŸti… DoÄŸrudan dünyadaÅŸlığa; evrensel bir söyleme vurgu yapmıştı. Öyleyse göğsünü gere gere neden Türk ÅŸiiri diyordu; bu ne lahana turÅŸusu ne perhiz demezler mi insana?

Olay elbet ilkelerle çıkarlar; söz/ eylem birliÄŸiyle bireyci olanaklar arasındaki çeliÅŸkide düğümleniyor. Pozlar, görünüşler, büyük laflar “ÅŸair” görünme, “ÅŸair” kabul edilme koÅŸuÅŸturmasının altında kalıyor.

Fakat bu denli ilkesiz canhıraÅŸ çaba, kendine yabancılaÅŸma, ÅŸiirin ne olduÄŸu ne olması gerektiÄŸi gerçeÄŸini örtmüyor. 

Bizler ve Oya hanımın telefonda söz ettiği; kimler olduğunu bilmediğimiz bazı arkadaşlar bu gerekçeyle ilgili antolojiden şiirlerimizi çektik.

Oya hanım bize ulaÅŸtığında antolojiyi, “21. Yüzyıl Åžiirimizde İlk Yirmi Yıl” konu baÅŸlığıyla bildirmiÅŸti, bu  durum yazışmalarımızda da mevcuttur. Aradan üç yıl geçtikten sonra bizlere hiçbir bilgi verilmeden, taslak sayfası gönderilmeden, kapak “21. Yüz Yıl Türk Åžiiri” baÅŸlığıyla sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Tesadüfen haberi olan birkaç kişi olarak Oya hanımı arayarak, bu konudaki eleştirilerimizi ve rahatsızlığımızı iletip şiirimizi çekmek istediğimizi bildirdik.

İkinci cildin henüz basılmadığını bildirerek şiirlerimizi basımdan önce kaldıracağını iletti.

Bir iÅŸi yaparken diÄŸerlerini ötekileÅŸtirmek ve yok saymak bugünkü iktidarın pratiÄŸinde hep eleÅŸtirilen bir tutum olmasına raÄŸmen zaman zaman bu duruma uygun davranmak bizce tarih ve toplum bilincinin zayıflığına denk düşüyor. Türk ÅŸiiri dersiniz, “Türk” sıfatıyla antoloji yayınlarsınız, etkinlik yaparsınız elbet, farklı düşünenler olarak biz de karşı çıkarız, yanlış deriz, eleÅŸtirilerimizi yaparız, sorun bu deÄŸil. Bu olayda “Türk Åžiiri” tanımlamasını genel bir kabul görerek sanki Türkçe ÅŸiir/Türk ÅŸiiri tartışmaları hiç olmamış gibi davranmak, bu konuda çaÄŸrıda bulunduÄŸunuz katılımcılara açık olmamak, herhangi bir kimliÄŸi ve /veya baskın bir üst kimliÄŸi ÅŸiirde farklı düşünenlere dayatmak sorundur.  Hele ki “ÅŸairler” demeyelim. Åžair denilen olgu da tarih ve toplum bilinci iÅŸlemediÄŸi sürece  yanılsamalı bilincin; dayatılan ideolojilerin bir izdüşümüdür. Bu tür yok saymaları, kabulleri ve dayatmaları da ancak karşı duruÅŸlarla deÄŸiÅŸtirebiliriz.

Berivan Kaya, Muazzez Uslu Avcı