Gül Güzel

Çok severek okumakta olduğum bir kirabı tavsiye etmek istiyorum. Bu kitap o kadar farklı ve aynı zamanda da yaşama tutunmayı, dostluğu, birlikte yaşamanın güzelliklerini sergiliyor ki, anlatmak değil okumak gerekir diyorum.
Kitap onüç baÅŸlık iÅŸlenerek kurgulanmış. 1) Çerkezyan ailesi, 2) Tehcir, 3) Devam eden baskılar, 4) Hayata tutunma çabaları, 5) İstanbul’da okumak ve yaÅŸamak, 6) EreÄŸli’de hayat mücadelesi, 7) SavaÅŸ yıllarında 20 sınıf askerlik, 8) Babam gitti, EreÄŸli’de hayat bitti, 9) İstanbul’a yerleÅŸme, 10) Dirtat Åžirinyan: Bir TaÅŸnak militanı, 11) 6-7 Eylül 1955, 12) Siyasi hayatımdan kesitler, 13) Görsel tanıklar: FotoÄŸraf ve belgeler bölümü ÅŸeklinde okuyucularıyla buluÅŸuyor…
Biz, yaşadıklarımızı pek kâğıda, kaleme dökmeye alışkın olmayan halklarız. Halbuki belleksiz toplumun sağlıklı bir toplum olması mümkün değildir. Onun için bütün vahşeti ve zulmuyla yaşamımıza hükmeden tanıdığımız, bildiğimiz silah, bomba, tank, tüfekin yanısıra silahsız kapitalist sistemleriyle milyonlarca insanın kurban edilerek, öldürüldüğü 22.yy’da bu kitabı okumayı daha önemlileşiyor.
Sarkis Çerkezyan, doÄŸruluÄŸu, ilkeli olmaya adanmış bir yaÅŸamdır…Tehcir yıllarında, Suriye çöllerinde yaÅŸama merhaba demiÅŸ. Baba diyarı Karaman’a dönüş, EreÄŸli derken ve ver elini Istanbul demiÅŸ nihayet.
Sarkis Çerkezyan Usta, marangoz, bir yaşam ustası, bir bilge. Toplumsal eşitlik ve kardeşlik uğruna verilen tutarlı, kesintisiz bir mücadelenin öyküsü.
Aynı zamanda, “yaÅŸamda kalanların” hikayesi.
Onun hikayesinde tarih durmuyor, devam ediyor.
Sarkis Çerkeyzan’a dair bir kaç söz:
Sarkis Çerkezyan 1915 Katliamı’dan saÄŸ kurtularak Arap çöllerine ulaÅŸabilen Karaman’lı zengin bir Ermeni ailesinin çocuÄŸu olarak 15 Mayıs 1916’da bir deve ahırında dünyaya gözlerini açar. Bu anlamda 20. yüzyıl Türkiye’sine tutulmuÅŸ küçük bir aynadır. Gözlerinde ulusunun ve ailesinin yaÅŸadığı büyük acıların niÅŸanesi olan derin kederler, çocuksu muzipliÄŸi her zaman bir arada görmenin mümkün olduÄŸu bir komünist. Türkiye komünist hareketinin bir parçası olan TKP bünyesinde nerdeyse hayatı boyunca bir sıra neferi olarak çalışmış, doÄŸruluÄŸa ilkeli olmaya adanmış bir yaÅŸam.
Sarkisyanın hayatını okuyup etkilenmemek elde değil. Yıllar sonra 2002 yılında Amerika’dan gelip baba ocağının bulunduğu yerleri gezmesi, Konya-Ereğli’de kaldıkları evini bulması ve oralarda yaşadığı komşularının adlarını unutmaması, onları soruşturarak sağ olanlarla görüşmesi, ilk sevdiği aşkının ismini dahi unutmaması tabii ki kitaba farklı bir bellek kazandırıyor. Hatta geçmişini aramaya giderken, evlerinin kerpiç duvarından küçük bir çakıl taşını alıp, anı olarak Amerika’daki çocuklarına, torunlarına veren, tehcir nedeniyle mağduriyetini İstanbul’daki marangozluk yaptığı iş yerini bulması, ömrünün acı tatlı günlerinin geçtiği günlerini, arkaşlarını,komşularını unutmayan bu kişinin hatıratlarıyla dolu bir kişilik ve kitap.
Dünya hepimize yeter kitabı Belge yayınlarında, Marenostrum Dizisinde,
Yasemin Gedik’in hazırlamasıyla ilk baskısı 1 Mayıs 2003, 5.baskısı ise 1 AÄŸustos 2012’de yayınlandı.

