Türkiye’nin 2020 hak ihlalleri karnesi

Türkiye, adil olmayan yargılamalar, uzun tutukluluklar, cezaevlerinde kötü muamele ve işkence iddialarıyla geçen bir yılı daha geride bırakıyor.

Pandemi koÅŸullarının hakim olduÄŸu 2020 yılı boyunca Türkiye’de hak ihlallerinin hızı kesilmedi. İfade özgürlüğü üzerindeki sınırlamalardan uzun tutukluluÄŸa, iÅŸkenceden cezasızlığa kadar yılın hak ihlallerine yol açan önemli geliÅŸmelerini derledik.

15 Nisan’da yürürlüğe giren ceza infaz düzenlemesi ile Türkiye genelindeki 355 cezaevinde bulunan 300 bin tutuklu ve hükümlüden 90 bini tahliye edildi. AKP’nin MHP ile birlikte hazırladığı düzenleme kapsamında organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı da tahliye edilirken terör baÅŸlığı altında yargılanan ancak düşüncelerinden dolayı hapiste tutulan gazeteciler, yazarlar, aydınlar, hak savunucuları ve avukatlar, salgın riskine raÄŸmen cezaevlerinde kalmayı sürdürdü. Tutuklu ve hükümlü yakınları cezaevlerindeki uygulamaların salgını yaydığına dair ciddi iddialar öne sürdü.

Cezaevlerine iliÅŸkin iddialar

Salgında en riskli grupların başında gelen hasta mahpuslar için de bir düzenleme yapılmadı. Ağır hastalar dışındaki hasta mahpusların hastaneye sevkinin yapılmadığı için tedavilerinin aksadığı, tedavi imkanına kavuşanların ise uzun süre karantina hücrelerinde tecrit koşullarında tutulduğu gündeme geldi. Video izle 04:38

Gergerlioğlu: Ya tabutla çıkıyorlar ya da ölüm döşeğinde

14 Ekim’de KHK’lı eski polis memuru Mustafa KabakçıoÄŸlu’nun Gümüşhane Cezaevi’nde tek kiÅŸilik bir hücrede plastik sandalye üzerinde hayatını kaybettiÄŸinin ortaya çıkması, cezaevinde ihmal iddialarını kuvvetlendirdi. 

HDP Milletvekili Ömer Faruk GergerlioÄŸlu’nun gündeme getirdiÄŸi çıplak arama vakaları tartışmalara ve tepkilere neden oldu. İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu, çıplak arama konusunu meclis gündemine taşıyan TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi GergerlioÄŸlu için “FETÖ’cü terörist” ifadesini kullandı. UÅŸak Emniyeti’nde görevli polis memurları da dile getirdiÄŸi iddialar nedeniyle, HDP’li milletvekili hakkında suç duyurusunda bulundu.

İnfaz indirimi düzenlemesiyle birlikte ÅŸiddet failleri bir bir cezaevlerinden çıkarken bu durumun ÅŸiddet maÄŸduru kadınlara bildirilmediÄŸi ortaya çıktı. Kadın örgütlerinin etkin uygulanması talebinde bulundukları 6284 sayılı kanun ise Hakimler Savcılar Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ta “6284 Sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının yükümlülerin korona virüs kapsamında saÄŸlığını tehdit etmeyecek ÅŸekilde deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸi…” kararı ile askıya alındı. Bu karar, mahkemelerin evden uzaklaÅŸtırma tedbirini uygulamamasına veya tedbirlerin ihlali durumunda zorlama hapsi verilmemesine, böylece tedbirlerin etkinliÄŸinin azaltılmasına neden oldu.

Cezasızlık politikası

Suç işleyen kamu görevlilerine cezasızlık politikası da devam etti.

Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesinin üzerinden beÅŸ yıl geçmesine raÄŸmen karanlıkta kalan pek çok nokta hâlâ aydınlatılamadı. Yıllarca şüphelisi olmayan soruÅŸturma dosyası, Diyarbakır Barosu’nun İngiltere’de hazırlattığı rapor ile raftan indirildi. 10. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Nisan 2020’de iddianameyi kabul etti. Raporda silah kullandığı tespit edilen üç polis ve Elçi’nin bulunduÄŸu sokaÄŸa giren bir PKK’lı hakkında Elçi cinayeti nedeniyle açılan davanın ilk duruÅŸması 21 Ekim’de yapıldı. DuruÅŸma salonuna çevik kuvvet ekipleri girerken Elçi’nin avukatları reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme bunun üzerine duruÅŸmayı 3 Mart 2021’e erteledi. Video izle 03:48

Tahir Elçi davası başlıyor: Sanıklar ifadelerini SEGBİS ile verecek

27 Nisan’da 18 yaşındaki Suriyeli tekstil işçisi Ali El Hemdan, Adana’da polis tarafından “dur” ihtarına uymadığı öne sürülerek göğsünden vuruldu. Hemdan’ı öldüren polis memuru F.K. hakkında dava açıldı. 13 Kasım’da Adana 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruÅŸmasında Hemdan’ın ailesi avukatsız kaldı, duruÅŸmaya aileden de katılan olmadı. Hemdan’ın ailesinin baskı altına alındığı iddia edilirken duruÅŸma, 18 Åžubat 2021’e ertelendi.

Gezi DireniÅŸi sırasında İstanbul Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fiÅŸeÄŸi nedeniyle hayatını kaybeden Berkin Elvan davasında karar bu yıl da çıkmadı. Davanın 16., 17. ve 18. duruÅŸmaları 2020 yılı içerisinde gerçekleÅŸti. 9 Aralık’ta görülmesi gereken son duruÅŸma, savcının yeni tip koronavirüse yakalanması nedeniyle 29 Ocak 2021’e ertelendi.

15 Ekim’de Ä°stinaf Mahkemesi, 2006 yılında Diyarbakır’da çıkan toplumsal olaylarda, polisin sıktığı gaz fiÅŸeÄŸinin kafalarına isabet etmesi sonucu yaÅŸamını yitiren 8 yaşındaki Enes Ata ve 17 yaşındaki Mahsum Mızrak’ın dosyasında sanık polisler hakkında verilen beraat kararını onadı.

17 Kasım’da Diyarbakır’da 2017’deki Nevruz kutlamasına giderken polis kurÅŸunuyla öldürülen Kemal Kurkut davasında polis memuru Y.Åž. beraat etti.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde sorumluluÄŸu bulunduÄŸu iddiasıyla kamu görevlilerinin yargılandığı dava ise yaklaşık 14 yıldır sürüyor. Dink cinayetine iliÅŸkin ilk iddianame cinayetten dört ay sonra, 20 Nisan 2007’de düzenlenmiÅŸti.

Siyasi davalar

18 Ekim 2017’de gözaltına alınan iÅŸ insanı ve aktivist Osman Kavala, herhangi bir suçtan hüküm giymeden bir yılı daha cezaevinde geçirdi. Kavala hakkında yıl içinde bir kez beraat, bir kez tahliye kararı verildi. Ancak tutukluluÄŸu devam etti.

Gezi davasının 18 Åžubat’ta görülen karar duruÅŸmasında beraat eden Kavala, tahliye iÅŸlemleri sona ermeden 15 Temmuz soruÅŸturması kapsamında yeniden tutuklandı. 20 Mart’ta ise Kavala hakkında 15 Temmuz soruÅŸturması kapsamındaki “darbe” suçlamasından tahliye kararı verildi. Ancak Kavala bu karardan yaklaşık 10 gün kadar önce “casusluk” suçundan tutuklandığı için tahliye edilmedi. Mayıs 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kavala’nın tutukluluÄŸun hak ihlâli olduÄŸu ve derhal salıverilmesine iliÅŸkin kararı kesinleÅŸti. Karar uygulanmazken Kavala hakkında yeni dava açıldı. ‘Siyasi ve askeri casusluk’ ve ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmak’ suçlamalarıyla açılan yeni davanın ilk duruÅŸması 18 Aralık’ta yapıldı. Mahkeme, Kavala’nın savunmasının ve tanıkların dinlenmesinin ardından tutukluluÄŸunun devamına karar verdi. Dava, 5 Åžubat 2021 tarihine ertelendi.

Dört yılı aÅŸkın süredir cezaevinde bulunan HDP’nin eski EÅŸ Genel BaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ da AİHM’in 20 Kasım 2018’de açıkladığı ihlal kararına raÄŸmen halen Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. DemirtaÅŸ hakkında 24 Eylül’de Ankara Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Yüksel Kocaman’ı “terör örgütüne” hedef göstermek suçlamasıyla yeni bir dava açıldı. 22 Aralık’ta ise AİHM Selahattin DemirtaÅŸ’ın derhal serbest bırakılması yönünde nihai karar aldı. DemirtaÅŸ’ın tutukluluk halinin devamının “hukuki deÄŸil, gizli siyasi amaçlardan kaynaklandığı” yeniden vurgulandı.

Ölüm oruçları

Somut delile dayanmadan yapılan tutuklamaların tartışıldığı Türkiye, 2020 yılında adil yargılanma talebiyle ölüm oruçlarına sahne oldu. Müebbet hapis cezası alan ancak hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek adil yargılanma talep eden Mustafa Koçak, ölüm orucunun 297’inci günü olan 24 Nisan’da yaÅŸamını yitirdi.

Grup Yorum üyesi Helin Bölek ölüm orucu eyleminin 288’inci günü olan 3 Nisan’da, grubun gitaristi İbrahim Gökçek, 323 gün süren ölüm orucunun ardından 7 Mayıs’ta hayatını kaybetti. Bölek ve Gökçek’in temel talepleri, konser yasaklarının sonlandırılması ve tutuklu Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılmasıydı.

Gizli tanık beyanına dayandırılan iddianameyle “DHKP-C silahlı terör örgütüne üye” olduÄŸu iddiasıyla tutuklanan avukat Ebru Timtik ise adil yargılanma talebiyle baÅŸlattığı ölüm orucunun 238’inci günü olan 27 AÄŸustos’ta hayatını kaybetti. Timtik gibi adil yargılanma talebiyle 214 gündür ölüm orucunda olan avukat Aytaç Ünsal, Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı ile Eylül ayında tahliye edildi. Ünsal, Aralık ayında ise Edirne’de yurtdışına kaçma şüphesiyle gözaltına alındı.

15 Eylül’de Aytaç Ünsal ile birlikte ÇHD’li 14 avukata “örgüt yöneticiliÄŸi”, “örgüt üyeliÄŸi” ve “örgüte bilerek yardım” gibi isnatlar ile verilen uzun süreli hapis cezaları Yargıtay tarafından onandı.

Tutuklamalar ve soruÅŸturmalar

İstanbul Kadıköy’de Aralık 2019’da yapılan Las Tesis eylemine, performe edilen ÅŸarkı sözlerinin suç teÅŸkil etmesi gerekçe gösterilerek kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edildi. Gözaltına alınan eylemciler hakkında Åžubat 2020’de dava açıldı. Temmuz-AÄŸustos 2020 arasında düzenlenen dört ayrı İstanbul SözleÅŸmesi eyleminde onlarca kiÅŸi gözaltına alındı.

Temmuz 2020’de Avukatlık Kanunu’nda deÄŸiÅŸiklik yapılarak ‘çoklu baro’ sistemi getirildi ve illerde birden fazla baro kurulmasının önü açıldı. Büyük baroların Türkiye Barolar BirliÄŸi’ndeki temsiliyeti düşürülürken insan hakları ihlallerine karşı sesleri gittikçe gür çıkan baroların faaliyetlerinin zayıflatılması için adım atılmış oldu. Çoklu baro protestolarına katılan avukatlara ise soruÅŸturma açıldı.

3 Temmuz’da kamuoyunda ‘Büyükada Davası’ olarak bilinen 11 insan hakları savunucusunun haklarında somut hiçbir delil olmaksızın yargılandığı davada karar açıklandı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Åžubesi Onursal BaÅŸkanı Taner Kılıç’a ‘silahlı terör örgütü üyeliÄŸi’ suçlamasından 6 yıl 3 ay, Günal KuÅŸun, İdil Eser, Özlem Dalkıran’a ‘örgüte yardım’ suçlamalarından 1 yıl 13 ay hapis cezası verildi.

TÜRKİYE

Türkiye’nin 2020 hak ihlalleri karnesi

Türkiye, adil olmayan yargılamalar, uzun tutukluluklar, cezaevlerinde kötü muamele ve işkence iddialarıyla geçen bir yılı daha geride bırakıyor.

Cezaevleri, Türkiye’deki hak ihlallerinin dökümünde, iÅŸkence ve pandemi önlemlerinde ihmal iddiaları, siyasi davalar kapsamında uzun tutukluluklar, çıplak arama vakaları gibi baÅŸlıklarla öne çıkıyor.

Pandemi koÅŸullarının hakim olduÄŸu 2020 yılı boyunca Türkiye’de hak ihlallerinin hızı kesilmedi. İfade özgürlüğü üzerindeki sınırlamalardan uzun tutukluluÄŸa, iÅŸkenceden cezasızlığa kadar yılın hak ihlallerine yol açan önemli geliÅŸmelerini derledik.

15 Nisan’da yürürlüğe giren ceza infaz düzenlemesi ile Türkiye genelindeki 355 cezaevinde bulunan 300 bin tutuklu ve hükümlüden 90 bini tahliye edildi. AKP’nin MHP ile birlikte hazırladığı düzenleme kapsamında organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı da tahliye edilirken terör baÅŸlığı altında yargılanan ancak düşüncelerinden dolayı hapiste tutulan gazeteciler, yazarlar, aydınlar, hak savunucuları ve avukatlar, salgın riskine raÄŸmen cezaevlerinde kalmayı sürdürdü. Tutuklu ve hükümlü yakınları cezaevlerindeki uygulamaların salgını yaydığına dair ciddi iddialar öne sürdü.

Cezaevlerine iliÅŸkin iddialar

Salgında en riskli grupların başında gelen hasta mahpuslar için de bir düzenleme yapılmadı. Ağır hastalar dışındaki hasta mahpusların hastaneye sevkinin yapılmadığı için tedavilerinin aksadığı, tedavi imkanına kavuşanların ise uzun süre karantina hücrelerinde tecrit koşullarında tutulduğu gündeme geldi.

Gergerlioğlu: Ya tabutla çıkıyorlar ya da ölüm döşeğinde

14 Ekim’de KHK’lı eski polis memuru Mustafa KabakçıoÄŸlu’nun Gümüşhane Cezaevi’nde tek kiÅŸilik bir hücrede plastik sandalye üzerinde hayatını kaybettiÄŸinin ortaya çıkması, cezaevinde ihmal iddialarını kuvvetlendirdi. 

HDP Milletvekili Ömer Faruk GergerlioÄŸlu’nun gündeme getirdiÄŸi çıplak arama vakaları tartışmalara ve tepkilere neden oldu. Ä°Ã§iÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu, çıplak arama konusunu meclis gündemine taşıyan TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi GergerlioÄŸlu için “FETÖ’cü terörist” ifadesini kullandı. UÅŸak Emniyeti’nde görevli polis memurları da dile getirdiÄŸi iddialar nedeniyle, HDP’li milletvekili hakkında suç duyurusunda bulundu.

İnfaz indirimi düzenlemesiyle birlikte ÅŸiddet failleri bir bir cezaevlerinden çıkarken bu durumun ÅŸiddet maÄŸduru kadınlara bildirilmediÄŸi ortaya çıktı. Kadın örgütlerinin etkin uygulanması talebinde bulundukları 6284 sayılı kanun ise Hakimler Savcılar Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ta “6284 Sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının yükümlülerin korona virüs kapsamında saÄŸlığını tehdit etmeyecek ÅŸekilde deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸi…” kararı ile askıya alındı. Bu karar, mahkemelerin evden uzaklaÅŸtırma tedbirini uygulamamasına veya tedbirlerin ihlali durumunda zorlama hapsi verilmemesine, böylece tedbirlerin etkinliÄŸinin azaltılmasına neden oldu.

Cezasızlık politikası

Suç işleyen kamu görevlilerine cezasızlık politikası da devam etti.

Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesinin üzerinden beÅŸ yıl geçmesine raÄŸmen karanlıkta kalan pek çok nokta hâlâ aydınlatılamadı. Yıllarca şüphelisi olmayan soruÅŸturma dosyası, Diyarbakır Barosu’nun İngiltere’de hazırlattığı rapor ile raftan indirildi. 10. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Nisan 2020’de iddianameyi kabul etti. Raporda silah kullandığı tespit edilen üç polis ve Elçi’nin bulunduÄŸu sokaÄŸa giren bir PKK’lı hakkında Elçi cinayeti nedeniyle açılan davanın ilk duruÅŸması 21 Ekim’de yapıldı. DuruÅŸma salonuna çevik kuvvet ekipleri girerken Elçi’nin avukatları reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme bunun üzerine duruÅŸmayı 3 Mart 2021’e erteledi.

Tahir Elçi davası başlıyor: Sanıklar ifadelerini SEGBİS ile verecek

27 Nisan’da 18 yaşındaki Suriyeli tekstil işçisi Ali El Hemdan, Adana’da polis tarafından “dur” ihtarına uymadığı öne sürülerek göğsünden vuruldu. Hemdan’ı öldüren polis memuru F.K. hakkında dava açıldı. 13 Kasım’da Adana 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruÅŸmasında Hemdan’ın ailesi avukatsız kaldı, duruÅŸmaya aileden de katılan olmadı. Hemdan’ın ailesinin baskı altına alındığı iddia edilirken duruÅŸma, 18 Åžubat 2021’e ertelendi.

Gezi DireniÅŸi sırasında İstanbul Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fiÅŸeÄŸi nedeniyle hayatını kaybeden Berkin Elvan davasında karar bu yıl da çıkmadı. Davanın 16., 17. ve 18. duruÅŸmaları 2020 yılı içerisinde gerçekleÅŸti. 9 Aralık’ta görülmesi gereken son duruÅŸma, savcının yeni tip koronavirüse yakalanması nedeniyle 29 Ocak 2021’e ertelendi.

15 Ekim’de Ä°stinaf Mahkemesi, 2006 yılında Diyarbakır’da çıkan toplumsal olaylarda, polisin sıktığı gaz fiÅŸeÄŸinin kafalarına isabet etmesi sonucu yaÅŸamını yitiren 8 yaşındaki Enes Ata ve 17 yaşındaki Mahsum Mızrak’ın dosyasında sanık polisler hakkında verilen beraat kararını onadı.

17 Kasım’da Diyarbakır’da 2017’deki Nevruz kutlamasına giderken polis kurÅŸunuyla öldürülen Kemal Kurkut davasında polis memuru Y.Åž. beraat etti.

  • Hrant Dink davasında neler yaÅŸandı? 19 Ocak 2007 Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, ÅžiÅŸli’deki gazete binasından çıktıktan sonra arkasından başına sıkılan üç kurÅŸunla yaÅŸamını yitirdi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde sorumluluÄŸu bulunduÄŸu iddiasıyla kamu görevlilerinin yargılandığı dava ise yaklaşık 14 yıldır sürüyor. Dink cinayetine iliÅŸkin ilk iddianame cinayetten dört ay sonra, 20 Nisan 2007’de düzenlenmiÅŸti.

Siyasi davalar

18 Ekim 2017’de gözaltına alınan iÅŸ insanı ve aktivist Osman Kavala, herhangi bir suçtan hüküm giymeden bir yılı daha cezaevinde geçirdi. Kavala hakkında yıl içinde bir kez beraat, bir kez tahliye kararı verildi. Ancak tutukluluÄŸu devam etti.

Kavala hakkındaki ikinci iddianameye tepkiler büyüyor

Gezi davasının 18 Åžubat’ta görülen karar duruÅŸmasında beraat eden Kavala, tahliye iÅŸlemleri sona ermeden 15 Temmuz soruÅŸturması kapsamında yeniden tutuklandı. 20 Mart’ta ise Kavala hakkında 15 Temmuz soruÅŸturması kapsamındaki “darbe” suçlamasından tahliye kararı verildi. Ancak Kavala bu karardan yaklaşık 10 gün kadar önce “casusluk” suçundan tutuklandığı için tahliye edilmedi. Mayıs 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kavala’nın tutukluluÄŸun hak ihlâli olduÄŸu ve derhal salıverilmesine iliÅŸkin kararı kesinleÅŸti. Karar uygulanmazken Kavala hakkında yeni dava açıldı. ‘Siyasi ve askeri casusluk’ ve ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmak’ suçlamalarıyla açılan yeni davanın ilk duruÅŸması 18 Aralık’ta yapıldı. Mahkeme, Kavala’nın savunmasının ve tanıkların dinlenmesinin ardından tutukluluÄŸunun devamına karar verdi. Dava, 5 Åžubat 2021 tarihine ertelendi.

BaÅŸak DemirtaÅŸ DW Türkçe’ye konuÅŸtu

Dört yılı aÅŸkın süredir cezaevinde bulunan HDP’nin eski EÅŸ Genel BaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ da AİHM’in 20 Kasım 2018’de açıkladığı ihlal kararına raÄŸmen halen Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. DemirtaÅŸ hakkında 24 Eylül’de Ankara Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Yüksel Kocaman’ı “terör örgütüne” hedef göstermek suçlamasıyla yeni bir dava açıldı. 22 Aralık’ta ise AİHM Selahattin DemirtaÅŸ’ın derhal serbest bırakılması yönünde nihai karar aldı. DemirtaÅŸ’ın tutukluluk halinin devamının “hukuki deÄŸil, gizli siyasi amaçlardan kaynaklandığı” yeniden vurgulandı.

Ölüm oruçları

Somut delile dayanmadan yapılan tutuklamaların tartışıldığı Türkiye, 2020 yılında adil yargılanma talebiyle ölüm oruçlarına sahne oldu. Müebbet hapis cezası alan ancak hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek adil yargılanma talep eden Mustafa Koçak, ölüm orucunun 297’inci günü olan 24 Nisan’da yaÅŸamını yitirdi.

Grup Yorum üyesi Helin Bölek ölüm orucu eyleminin 288’inci günü olan 3 Nisan’da, grubun gitaristi İbrahim Gökçek, 323 gün süren ölüm orucunun ardından 7 Mayıs’ta hayatını kaybetti. Bölek ve Gökçek’in temel talepleri, konser yasaklarının sonlandırılması ve tutuklu Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılmasıydı.

Ölüm orucu: “12 Eylül sonrası bile diyalog kapısı vardı”

Gizli tanık beyanına dayandırılan iddianameyle “DHKP-C silahlı terör örgütüne üye” olduÄŸu iddiasıyla tutuklanan avukat Ebru Timtik ise adil yargılanma talebiyle baÅŸlattığı ölüm orucunun 238’inci günü olan 27 AÄŸustos’ta hayatını kaybetti. Timtik gibi adil yargılanma talebiyle 214 gündür ölüm orucunda olan avukat Aytaç Ünsal, Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı ile Eylül ayında tahliye edildi. Ünsal, Aralık ayında ise Edirne’de yurtdışına kaçma şüphesiyle gözaltına alındı.

15 Eylül’de Aytaç Ünsal ile birlikte ÇHD’li 14 avukata “örgüt yöneticiliÄŸi”, “örgüt üyeliÄŸi” ve “örgüte bilerek yardım” gibi isnatlar ile verilen uzun süreli hapis cezaları Yargıtay tarafından onandı.

Tutuklamalar ve soruÅŸturmalar

İstanbul Kadıköy’de Aralık 2019’da yapılan Las Tesis eylemine, performe edilen ÅŸarkı sözlerinin suç teÅŸkil etmesi gerekçe gösterilerek kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edildi. Gözaltına alınan eylemciler hakkında Åžubat 2020’de dava açıldı. Temmuz-AÄŸustos 2020 arasında düzenlenen dört ayrı İstanbul SözleÅŸmesi eyleminde onlarca kiÅŸi gözaltına alındı.

Kadına şiddete karşı eylem yapanlara polis şiddeti

Temmuz 2020’de Avukatlık Kanunu’nda deÄŸiÅŸiklik yapılarak ‘çoklu baro’ sistemi getirildi ve illerde birden fazla baro kurulmasının önü açıldı. Büyük baroların Türkiye Barolar BirliÄŸi’ndeki temsiliyeti düşürülürken insan hakları ihlallerine karşı sesleri gittikçe gür çıkan baroların faaliyetlerinin zayıflatılması için adım atılmış oldu. Çoklu baro protestolarına katılan avukatlara ise soruÅŸturma açıldı.

3 Temmuz’da kamuoyunda ‘Büyükada Davası’ olarak bilinen 11 insan hakları savunucusunun haklarında somut hiçbir delil olmaksızın yargılandığı davada karar açıklandı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Åžubesi Onursal BaÅŸkanı Taner Kılıç’a ‘silahlı terör örgütü üyeliÄŸi’ suçlamasından 6 yıl 3 ay, Günal KuÅŸun, İdil Eser, Özlem Dalkıran’a ‘örgüte yardım’ suçlamalarından 1 yıl 13 ay hapis cezası verildi.

20 Kasım’da Diyarbakır merkezli gerçekleÅŸtirilen operasyonda aralarında onlarca avukat, sivil toplum temsilcisi ve siyasetçinin bulunduÄŸu 72 kiÅŸi gözaltına alındı. Sonrasında tutuklanan dört kiÅŸi arasında Türk Tabipleri BirliÄŸi (TTB) Yüksek Onur Kurulu üyesi ve önceki dönem Merkez Konseyi üyesi Dr. Åžeyhmus Gökalp de yer aldı.

Gazetecilere yönelik baskılar

Mart ayında Libya’da yaÅŸamını yitiren MİT mensuplarına iliÅŸkin yapılan haberler nedeniyle Odatv Genel Yayın yönetmeni Barış Pehlivan, Odatv muhabiri Hülya Kılınç, YeniçaÄŸ yazarı Murat Ağırel, Odatv Haber Müdürü Barış TerkoÄŸlu ve Yeni YaÅŸam gazetesi yöneticileri Ferhat Çelik ve Aydın Keser hakkında MİT mensubunu ifÅŸa gerekçesiyle dava açıldı ve gazeteciler tutuklandı. Gazetecilerin tamamı 9 Eylül’de görülen duruÅŸmada tahliye edildi.

Eylül ayında Van’ın Çatak ilçesinde Servet Turgut ve Osman Åžiban isimli iki vatandaşın operasyona çıkan askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldığı iddia edildi. 20 gün yoÄŸun bakımda tedavi gören Servet Turgut 30 Eylül’de hayatını kaybetti. İddiaları haberleÅŸtiren Mezopotamya Ajansı muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil UÄŸur ile Jinnews muhabiri Åžehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala 9 Ekim’de tutuklandı.

23 Aralık’ta, MİT TIR’larının durdurulmasına iliÅŸkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoÄŸraflara Cumhuriyet Gazetesi’nde Genel Yayın Yönetmeni olduÄŸu dönemde yer verdiÄŸi gerekçesiyle çarptırıldığı 5 yıl 10 ay hapis cezası Yargıtay’ca bozulan Can Dündar’ın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Can Dündar’ı “gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 18 yıl 9 ay, “FETÖ’ye dahil olmamakla birlikte örgüte yardım” suçlamasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

‘Hukuk araçsallaÅŸtırıldı’

DW Türkçe’ye konuÅŸan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü Ece Ünver,2020 yılı boyunca,hukukun muhalif sesleri ve bağımsız sivil toplumu baskılamak için araçsallaÅŸtırıldığına iÅŸaret ediyor.

Yerel mahkemelerin Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamadığını, AİHM kararlarının yerine getirilmesi yükümlülüğünün de hiçe sayıldığını vurgulayan Ünver, “Gazeteciler, siyasetçiler, aktivistler, insan hakları savunucuları ya da sosyal medya kullanıcıları sadece Anayasa ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamında korunan haklarını barışçıl biçimde kullandıkları için, son derece muÄŸlak ve geniÅŸ çerçevede tanımlanmış terörle mücadele yasaları kapsamında yürütülen soruÅŸturmalara, keyfi gözaltılara ve temelsiz yargılamalara maruz kaldılar” diyor.

Ünver, hükümetin ‘iÅŸkenceye sıfır tolerans’ açıklamalarına raÄŸmen, iÅŸkence ve diÄŸer türde kötü muameleye iliÅŸkin güvenilir rapor ve ÅŸikayetlerin yıl boyunca artarak devam ettiÄŸini, bu ÅŸikayetlere iliÅŸkin hızlı, etkin ve bağımsız soruÅŸturma açılması çaÄŸrılarının ise cevapsız kaldığını vurguluyor.

(DW /Pelin Ünker)

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir