Timtik ve Ünsal adil yargılanma hakkı istiyorlar, ölmek deÄŸil – Resul Erenler

Bir burjuva mahkemesi olan Anayasa Mahkemesi ölüm orucundaki avukatlar; Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın tahliyesi için yapılan baÅŸvuruyu reddetti. Düzenin ve mevcut sistemin devamı için var olan bu vb. Mahkemelerden baÅŸka bir ÅŸey de beklenemezdi zaten. Onlar (mevcut mahkemeler) doÄŸrudan yana ve yanlışları düzeltmek için var olmamışlardır. Tek var olma nedenleri-amaçları; efendilerinin emirlerine uygun ve sermayenin ve bu faÅŸist sistemin korunmasından yana tercihlerini kullanmak.

Sömürü, burjuva demokrasilerinin varoluÅŸ nedenlerinin en vaz geçilmez kuralıdır. Sömürü yoksa burjuva devlet biçimi de yok demektir. 

Bugün kadar burjuva hukukçuları hukuk kavramını hep tartıştılar ve halada tartışmaktalar. Bu konuda bir fikir birliÄŸine içinde olmadıkları da bir gerçek. 

Marksistlerin, sosyalistlerin, devrimcilerin hukukla ilgili bir dertleri yok. Çünkü onlar için hukuk; â€œÃ¼retim iliÅŸkileri tarafından belirlenen; düzenin devamı için yeniden üretim iÅŸlevi gören bir üstyapı alanı ve ideolojik aygıtıdır” da ondan. 

Bugün burjuva anlamda hukuk; mevcut müesses nizamı yani kurulu düzeni, korumayı hedefler. Adaleti, eÅŸitliÄŸi, ortak ve kolektif bir yaÅŸamı deÄŸil. 

Sömürülen ve ezilenlerin, asırlar boyu verdikleri mücadeleleriyle saÄŸlanmış ve elden edilmiÅŸ birtakım haklar ve özgürlükler evrensel bir hak olarak kabul görüyor olsa da burjuva demokrasilerinde hukuk karşısında her kesimin eÅŸit olduÄŸu, insanı ve insan haklarını savunur gibi bir yükümlülük yüklense de hukuka, sosyal yaÅŸamda durum daha çok farklı. Burjuva hukukun esas amacı, burjuvazinin, sermayenin ve tekellerin haklarını korumaktır. Ezilenlerin, emekçilerin ve yoksulların haklarını savunanların deÄŸil.

Gerekse devletler arası ve gerekse devletlerin iç meselelerinde hukuk, pazarlık konusu yapılarak ve bir takım deÄŸiÅŸ tokuÅŸlarla ne menem bir ÅŸey olduÄŸunu yaÅŸayarak gördük. 

Burjuva hukuku ve adaleti, insanlar arası iliÅŸkilerde ve mevcut sömürü sisteminin çizdiÄŸi sınırlar içinde birtakım kırıntılarla toplumu dizayn etmekle sorumlu ve yükümlü bir kurum. Ezilenden ve haksızlığa uÄŸrayandan yana olmadığı, olsa olsa mevcut sömürü sistemine insanları entegre, alıştırmak gibi bir sorumlulukla donatılan bir burjuva kurumudur. 

Bugün mevcut tüm iktidarlarda olduÄŸu gibi, Akp iktidar da kendisinden görmediÄŸi ve kendileri gibi düşünmeyenlere ve hazmedemediÄŸi siyasal akım ve bireylere karşı en etkili kullandığı kurumların başında hukuk-adalet kurumu gelmektedir. Ve en aÅŸağılık saldırılarını bu kurum üzerinde yaparak, toplumu hizaya getirmeyi, kabullenici bir topluluÄŸa dönüştürmeyi amaçlamaktadır. 

Tutsak aldığı insanları (Devrimcileri, Sosyalistleri ve Kürt politikacılarını) savunan avukatlara karşıda, saldırgan ve çirkin yüzünü gizleme gereÄŸi bile duymadan, ele geçirdiÄŸi devlet olmanın avantajını da kullanarak daha çok pervasızlaÅŸmakta. 

Ülkede avukatlar (devrimci avukatlar) her tür baskıyla karşı karşıyadırlar. Bugün adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’da bunlardan ikisi. Adli tıbbın, cezaevinde kalamayacakları yönündeki kararına raÄŸmen Yargıtay kalmalarının devamına karar verdi. Çünkü kaçak sarayın soytarısı öyle istiyor. Düşünebiliyor musunuz, adli tıp o koÅŸullarda bu insanların yaÅŸamalarının imkânsız olduÄŸunu söylüyor Recebin karşısında iliklerini ilikleyen ve onun peÅŸine takılarak çay toplamaya giden yargı olmaz diyor pes doÄŸrusu.

Mevcut devletin ve onun tavizsiz savunucusu olduÄŸunu avazı çıktığı kadar bağıran ana muhalefet partisi olmak üzere bu parlamentodakilerin etkili ve caydırıcı bir tutum geliÅŸtirmeleri için daha ne olması gerekir doÄŸrusu merak ediyorum.  

Adaletin yok edildiÄŸi, baskının, ÅŸiddetin hatsa-faya ulaÅŸtığı ve ailesinin geçimini saÄŸlamakta zorlanan insanların intihar ettiÄŸi bu dönemde daha ne olması gerekir ki bu beyler, kitlelere önderlik edebilsinler… Ve her gün millet meclisi kürsüsünde avazı çıktığı kadar bağıran baÅŸta Ana muhalefet vekilleri olmak üzere tüm vekiller, adalet için bedenlerini ölüme yatıranların seslerini neden duymazlar? 

Burjuva anlamda da olsa adaletin yok edildiÄŸi, adil yargılanmanın olmadığı bir ülkede ne kardeÅŸlikten ne barıştan ve nede huzurdan söz edilmez. Bu haklı ve meÅŸru direniÅŸte herkesin bir ÅŸeyler yapması gerektiÄŸine inanıyorum…BaÅŸta kendilerini halkın vekili sayanların bu konuda üzerine düşeni yapmaları, sorumluluk duymaları her ÅŸeyden önce insani bir sorumluluk olsa gerek! 

Bu ülkede hukuk yok. Varidiyse de burjuva anlamda birtakım kırıntıları, bu iktidar onuda tamamen ortada kaldırdı. 

Bugün ülkede uygulanan burjuva hukuku deÄŸil. Åžeriatla yönetilen ülkelerdeki gibi; kısasa kısas rövanÅŸist duygularla insanlar yargılanmakta ve keyfi olarak içerde tutulmaktalar. Özellikle Corona salgınıyla birlikte tutsakların ölüme terk edildiÄŸi bu süreçte tüm insanların daha duyarlı olması ve bu konuda mevcut faÅŸist iktidar üzerinde baskı kurması gerekmektedir.  

Avukat Ebru Timtik ve Avukat Aytaç Ünsal Adil Yargılanma Hakkı İstiyorlar Ölmek DeÄŸil.

Onların ölümüne seyirci değil, yaşamaları için bir şeyler yapmalıyız.


Resul Erenler – 16.08.2020

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir