Thüringen Eyalet Parlamentosu’nun ÅŸekilleniÅŸi | Erkan Karakaplan


Her 6 kiÅŸiden biri aşırı ırkçı (ki bazı eyaletlerde 3 kiÅŸiden biri) olan bir yerde yaÅŸayan biz göçmenler bu konuda daha çok kafa yormalıyız…

Thüringen eyalet baÅŸkanlığına CDU milletvekili Thadäus König yeni baÅŸkan olarak seçildi. 42 yaşındaki saÄŸ liberal siyasetçi 54 oy alarak gerekli çoÄŸunluÄŸu elde etti. Almanya İçin Alternatif (AfD)’nin öne sürdüğü Wiebke Muhsal’a karşı açıkça galip geldi. 38 yaşındaki aşırı saÄŸ siyasetçi 32 oy aldı. CDU, BSW, Sol ve SPD, Thüringen’in ikinci en yüksek devlet dairesine AfD’den bir temsilci seçmeyeceklerini önceden açıklamışlardı. SaÄŸcı Björn Höcke’nin liderliÄŸindeki AfD, eyalet Anayasayı Koruma Dairesi tarafından kanıtlanmış aşırı saÄŸcı olarak sınıflandırılıyor ve izleniyor.

Üç kiÅŸi de baÅŸkan yardımcısı seçildi… 

AfD’nin adayı Muhsal baÅŸarısız oldu, Thüringen eyalet parlamentosu baÅŸkan yardımcılığı seçiminde de burjuva liberal partilerin iÅŸ birliÄŸi sonucu AFD baÅŸarısız oldu. Erfurt’ta yapılan oylamada 32 evet oyu alarak gerekli çoÄŸunluÄŸu saÄŸlayamadı. Irkçı parti AFD için ikinci tur oylama mümkün, ancak AfD’ye göre bunun bugün baÅŸarı ÅŸansı yok kanaatindeler. AfD, 32 üyesiyle eyalet parlamentosunun en büyük burjuva siyasal grubudur. Eski MDR sunucusu Steffen Quasebarth 59 oyla Wagenknecht partisi BSW’den milletvekili olarak baÅŸkan yardımcılığına seçildi, psikolog Lena Saniye Güngör ise 46 oyla Die Linke milletvekili olarak baÅŸkan yardımcılığına seçildi. SPD’li saÄŸlık politikacısı Cornelia Urban seçimlerde 63 oy alarak o da baÅŸkan yardımcılığına seçildi.

Thüringen eyalet parlamentosu bu oturum ve seçimler sonucu liberal burjuva iÅŸbirliÄŸi ile aşırı saÄŸ AFD ‘yi yetki diÅŸi bıraktılar.

Peki gelecek için bu yeterli mi?

AFD son üç eyalet seçimlerinde bir yerde birinci ve iki yerde ikinci parti oldu. Federal parlamentosunda ise üçüncü güçlü Parti durumunda. SaÄŸ burjuva kesim üçte iki olarak burjuva siyasette etkin durumda. 

Ekonomik olarak kötüye gidiÅŸ, iÅŸsizlik, göç sorunu ve uluslararası politikalar Alman halkının bir alternatif geliÅŸmesi olarak AFD’yi güçlendirmekte. Medya ve sanal ortamda sürekli bu kötü gidiÅŸatı olarak, yabancı ve göçmenleri tehlike olarak göstererek, ırkçı ve milliyetçi bir çıkış önerilmekte. 

Bir çok devletler ile işçi göçü için anlaşmalar yaparken ve halen bir çok sektörde işçi emeği gerekirken, burjuva siyasetin göçmen ve ilticaları hedef göstermesi sonucu bu ırkçı ve milliyetçi ihtiyaç Almanlarda gün be gün gelişmekte. Alman emperyalizmi sermaye kazançlarını her yıl artırırken, bu kazançları bir çok hizmet sektörüne ve halka adil bölüştürmediği kanısından kaynaklı, yine tarih tekerrür edeceğine dönüşüyor.

Yine ciddi bir alternatif sosyalist alternatifin geliÅŸmemesi ise dehÅŸet bir geleceÄŸi iÅŸaret etmekte.

Her iki dünya savaşının başını çeken bir devlette bu gelişmeler endişe vericidir ilk etapta yabancı ve göçmenler için.

Dünya gelirinin iyi bir payını kendi kapitalist sistemine sömüren bu devletin, aşırı sağ siyasetinin gelişmesi iyi analiz edilmeli ve ona karşı etkili bir mücadele örgütlenmeli.

Her 6 kiÅŸiden biri aşırı ırkçı (ki bazı eyaletlerde 3 kiÅŸiden biri) olan bir yerde yaÅŸayan biz göçmenler bu konuda daha çok kafa yormalıyız…


Erkan Karakaplan – 29.09.2024