“TC yurttaşıyım, hiçbir Batı ülkesi beni özgürlüğüme kavuÅŸturmak için pazarlığa girmez”

OSMAN KAVALA DÜZMECE SUÇLAMALARI YANITLADI – Kavala BBC Türkçe’ye verdiÄŸi söyleÅŸide “siyasi nitelikli giriÅŸimler için Açık Toplum Vakfı fonlarından yararlanmayı hiç düşünmedim. ‘Sorosçuluk’, suç sayılmayan faaliyetleri kriminalize etmek için muÄŸlak bir suçlama olarak kullanılıyor” dedi.

Osman Kavala Gezi Davası’nda “ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılmasının ardından BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici’ye verdiÄŸi söyleÅŸide mesnetsiz, tanıksız, kanıtsız, ölünceye kadar cezaevinde tutulmaya mahkum edilmesini hayranlık verici bir serinkanlılık ve açık görüşlülükle deÄŸerlendirdi. Oldukça uzun söyleÅŸinin Kavala’nın, Gezi Davası ve kendi toplumsal etkinliklerinin kriminalizasyonunun ardında yatan saiklere iliÅŸkin yorumlarının yer aldığı son bölümünü aktarıyoruz. 

*                *              *

“Gezi sadece geçmiÅŸle ilgili bir hesaplaÅŸma deÄŸil,
gelecekte de kullanılacak”

Sizce üzerinden uzun bir zaman geçmesine karşın iktidarın Gezi eylemlerine olan ilgisinin sebebi nedir? Sizce neden Gezi eylemleriyle bir hesaplaşma görüntüsü var?

Gezi protestolarına yüz binlerce kişi katıldı, bunların katılma nedenleri farklılık göstermiş olsa da özgürlüklerin kısıtlandığına dair endişenin, güvenlik güçlerinin aşırı ve kuralsız güç kullanımına olan tepkinin, protestoların yaygınlaşmasına yol açtığı kabul gören bir gerçeklik. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşananlar, özellikle de başkanlık sistemi benzer endişelerin artmasına yol açtı. Öyle anlaşılıyor ki seçimlere kadar olan süreçte baskıcı politikalar artarak devam edecek.

Böyle bir ortamda Gezi’nin dış güçlerce hükümeti devirmek için sahneye konmuÅŸ bir kalkışma olduÄŸu kurgusunun ve bunu teyit eden yargı kararının dış düşman eksenli siyasi söylemi sürdürmek için kullanılacağını tahmin ediyorum. Olayın sadece geçmiÅŸle ilgili bir hesaplaÅŸma deÄŸil, önümüzdeki dönemde yaÅŸanacaklarla ilgili olduÄŸunu düşünüyorum.

“Sorosçuluk” suçlamaları, malum, Yahudilerle ilgili
antisemitist komplo teorilerini akla getiriyor.

“Sorosçuluk”, Türkiye’de esrarengiz bir konuya dönüşmüş durumda. Bu esrarengizliÄŸi biraz geride bırakmak adına, George Soros’un ve onunla baÄŸlantılı kuruluÅŸların Türkiye’deki çalışmalarını anlatır mısınız?

“Sorosçuluk”un Türkiye’de esrarengiz bir konuya dönüşmüş olmasında Soros’un ülke aleyhine gizli ve yıkıcı faaliyetler gösterdiÄŸine dair iktidar çevrelerinden gelen iddiaların önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Soros’un Yahudi olması da gizli ve sinsi planlar yürüttüğüne dair söylemlere çekicilik unsuru kazandırıyor. Casuslukla suçlandığım ikinci iddianamede Soros’a baÄŸlı kuruluÅŸların, evrensel kültürü yayarak milli kültürleri yozlaÅŸtırdığı ve böylece dünya üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştıkları iddia edilmiÅŸ. Bu, malum, Yahudilerle ilgili antisemitist komplo teorilerini akla getiriyor.

Ülkemizde Soros’la baÄŸlantılı olan tek kuruluÅŸ Açık Toplum Vakfı’ydı. Avrupa BirliÄŸi’nin demokratikleÅŸme programlarıyla tamamen örtüşen konularda sivil toplum projelerine destek saÄŸlıyordu. Hangi projelere ne kadar destek saÄŸlamış olduÄŸunu da web sitesinde, yayınlarında kamuya açıklıyordu. Ülkemizde Soros’un bilinenlerin dışında gizli faaliyetler yürütmüş olduÄŸu iddiası ideolojik bakış açısını yansıtan bir komplo teorisi ürünü.

Katıldığım siyasi nitelikli girişimler için Açık Toplum Vakfı fonlarından yararlanmayı hiç düşünmedim

Sizin George Soros ve onunla bağlantılı kuruluşlarla ilişkiniz tam olarak nasıldı?

Ülkemizde Açık Toplum Vakfı kurulmadan önce Soros kaynaklı fonlardan sivil toplum kuruluşlarına destek, bir irtibat ofisi aracılığıyla gerçekleştiriliyordu. Beni de projeleri değerlendiren danışma kuruluna davet etmişlerdi. Sonra, destek faaliyetlerinin daha kurumsal ve şeffaf bir niteliğe kavuşması için Türk yasalarına göre bir vakıf kurulmasına karar verildi. Ben de kurucular arasında yer aldım ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptım. Hiçbir zaman diğer yönetim kurulu üyelerinden farklı bir konumum, yetkim olmadı.

Sizce George Soros’la baÄŸlantılı bir kuruluÅŸ tarafından maddi kaynak verilen bir kuruluÅŸun veya projenin siyasi olarak tamamen bağımsız olması mümkün mü?

Vakıftan destek almak için yollanan projeleri, konularına hakim, saygınlığı olan yurttaÅŸlarımızdan oluÅŸan danışma kurulu inceler, olumlu bulduklarını Yönetim Kurulu’nun onayına sunar. Ben siyasi saiklerle herhangi bir projeye müdahale edildiÄŸini ya da projenin reddedilmiÅŸ olduÄŸunu hatırlamıyorum. Ancak, siyasi giriÅŸim olarak anlam taşıyan projeleri gerçekleÅŸtirenler, siyasi tavrı yansıtan faaliyetler yürütenler, zaten destek için Açık Toplum Vakfı’na baÅŸvurmazlar. Böyle durumlarda Açık Toplum’dan fon desteÄŸi almanın uygun olmadığı, damgalanmaya neden olacağı açıktır. DoÄŸrusu ben de, katıldığım siyasi nitelikli giriÅŸimler için Açık Toplum Vakfı fonlarından yararlanmayı hiç düşünmedim. Türkiye bir Ukrayna ya da Gürcistan deÄŸil, uzun yıllara dayanan demokratik muhalefet geleneÄŸine, güçlü siyasi dinamikleri sahip bir ülke. Sivil toplum alanında yürütülen projelerin siyasi dengeleri etkilemesi söz konusu deÄŸil.

Soros en son 2015’te hükümetle görüştü, “Gezi kalkışması”nı planladığı, bir “gerçeklik sonrası” dönemi ürünü

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde iktidar çevrelerinin, hem George Soros hem de onunla ilişkili kuruluşlarla bir dönem ilişki kurduklarını görüyoruz. Bu ilişkiye dair gözlemleriniz nelerdir? Bu nasıl bir ilişkiydi? Ve sizce ne zaman ve neden iktidar çevreleri George Soros ve çalışmaları karşısında eleştirel bir konuma geçti?

Soros’la ilgili iktidara yakın bazı yayın organlarında olumsuz, suçlayıcı yayınlar oluyordu, ancak George Soros ülkemizi ziyaret ettiÄŸinde hükümet yetkilileri ile de görüşürdü. En son 2015’te böyle bir görüşmenin olduÄŸunu biliyorum. Soros’un hükümet aleyhine faaliyet gösterdiÄŸi, hükümeti devirmek için Gezi kalkışmasını planladığı, finanse ettiÄŸi ÅŸeklindeki uçuk komplo teorisi gerçekten çok çarpıcı bir gerçeklik sonrası dönemi ürünü. Sanırım, hükümeti devirmek için dış güçlerin saldırılarda bulunduÄŸu söylemine somut bir dayanak bulunamadığından Soros etrafındaki gizlilik algısı kullanılarak bir dış düşman yaratılıyor ve Sorosçuluk, suç sayılmayan faaliyetleri kriminalize etmek için muÄŸlak bir suçlama olarak kullanılıyor.

Devletlerin yükümlülüğü kendi yurttaşlarına karşıdır

Türkiye’de bazı yorumcular sizin, iktidar çevreleri ile Batı arasındaki pazarlıklar kapsamında ‘rehin’ tutulduÄŸunuzu öne sürüyor. ‘Rehine’ olduÄŸunuz yorumuna katılıyor musunuz?

Tutuklanmam ve cezalandırılmam hukuk kuralları çiğnenerek, yasalarla oynanarak gerçekleşmiş olduğu için rehine olarak görülebilirim. Ancak Gezi davasının bu şekilde sonuçlanması bu sürecin iç siyasetle ilgili olduğunu göstermiş oldu. Ben Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olduğum için hiçbir Batı ülkesi beni özgürlüğüme kavuşturmak için pazarlığa girmez. Devletlerin yükümlülüğü kendi yurttaşlarının can güvenliğini ve özgür yaşama haklarını güvenceye almaktır, kendi yurttaşlarının haksızlığa uğramaması için pazarlık yapabilirler.

Avrupa Konseyi’nin ihlal sürecini nasıl yorumluyorsunuz?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) Türkiye’nin AİHM kararını uygulayıp uygulamadığına dair bir deÄŸerlendirme yapması istendi. Gezi davası kararı ile zaten önceki AİHM kararının hiçe sayıldığı, bunu etkisiz hale getirmek için casusluk suçunun kurgulandığı teyit edilmiÅŸ oldu. AİHM’in kararın uygulanmadığı yönünde bir deÄŸerlendirme yapacağını düşünüyorum. Ancak Avrupa Konseyi’nin yaptırım konusunda nasıl bir karar alacağını tahmin edemem.

Ben, hukuksuzlukları ayrıntılı bir biçimde tespit eden AİHM kararının, yaptırımlardan bağımsız olarak, önemli olduğunu düşünüyorum. Bu kararın yargımızdaki sorunların anlaşılması için, yargıda hukuk normlarını savunan savcı ve yargıçlar için önemli olacağına inanıyorum. Maalesef Anayasa Mahkemesi (AYM) benim tutuklanmalarımla ilgili düzeltici işlevini yerine getiremedi. Başkanın ve kıdemli üyelerin çok net ihlal olduğuna dair tespitlerine rağmen.

Cezaevinden çıktığınızda kamusal olarak ne tür faaliyetlerde bulunmak istiyorsunuz?

Şu anda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldım, Yargıtay ve AYM de kararı onaylarsa özgürlüğüme kavuşmam söz konusu olmayacak. Bu nedenle şimdilik, en azından seçimlere kadar, çıktığımda ne yapacağım düşüncesini kendimden uzak tutuyorum.

(AEK)