Tahir Elçi, Dört Ayaklı Minare önünde anıldı: İrademizde zerre eksilme yok

KatlediliÅŸinin 8. yılında Dört Ayaklı Minare önünde anılan Diyarbakır’ın ebedi baÅŸkanı Tahir Elçi için bir araya gelenler 8 yıldır kameralar önünde gerçekleÅŸen katliamın aydınlatılmaması için yargının ve siyasi iktidarın özel bir çaba sarf ettiÄŸini kaydetti. “Biz buraya anmaya deÄŸil vazgeçmeyeceÄŸimizi bilsinler” diye  geliyoruz diyen TBB BaÅŸkanı SaÄŸkan, 80 yıl da geçse mücadeleden vazgeçmeyeceklerini kaydetti. Diyarbakır Baro BaÅŸkanı Eren ise “Siyasi irade nasıl bir tutum alırsa alsın, mahkeme kimin gözlerine bakarsa baksın, bizim Tahir Elçi cinayetini aydınlatma irademizde zerre eksilme yoktur ve olmayacaktır” vurguladı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde açıklama yaparken katledilen Amed Baro BaÅŸkanı Tahir Elçi, ölümsüzlüğünün 8. yılında katledildiÄŸi yerde anıldı.

Amed Barosunun çaÄŸrısıyla aralarında Elçi ailesi, Halkların EÅŸitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) EÅŸ Genel BaÅŸkanı Tülay HatimoÄŸulları, Türkiye Barolar BirliÄŸi (TBB) BaÅŸkanı Erinç SaÄŸkan, CHP milletvekilleri, baro baÅŸkanları ve insan hakları savunucularının bulunduÄŸu çok sayıda kiÅŸi, “Em te ji bir nakin” pankartıyla Elçi’nin katledildiÄŸi Dört Ayaklı Minare’ye doÄŸru yürüdü.

SON KONUŞMASI DİNLETİLDİ
Yürüyüşün ardından Tahir Elçi’nin katledildiÄŸi gün yaptığı konuÅŸmanın ses kaydı dinletildi. Elçi ÅŸahsında ÅŸahsında saygı duruÅŸu yapıldı, hep bir ağızdan “Åžehid namirin” sloganı atıldı. Anma sırasında Ahmet Kaya’nın Diyarbakır türküsü çaldı.

‘UÄžRUNA YAÅžAMINI VERDİĞİN YERDEYİZ’
Basın metnini Diyarbakır Baro BaÅŸkanı Nahit Eren okudu. Anmaya katılanlara teÅŸekkür eden Eren, Tahir Elçi’ye hitaben ÅŸunları söyledi:  “Bugün TBB BaÅŸkanı ve yönetim kurulu üyeleri, baro baÅŸkanları, meslektaÅŸlarım, siyasi parti yetkilileri, sivil toplum örgütü temsilcileriyle savaÅŸa, operasyona ve çatışmaya karşı barışın sesini yükseltmek isterken katledildiÄŸin bu kadim mekandayız. 8 yıldır her 28 Kasım’da burada bir araya gelen kıymetli toplum, savunduÄŸun, mücadelesini verdiÄŸin ve uÄŸruna yaÅŸamını verdiÄŸin deÄŸerlerin ne kadar kıymetli olduÄŸunu göstermektedir.”

‘8 YILDIR FAİLLER CEZALANDIRILMADI’
8 yıldır Türkiye, Kürdistan ve dünyanın birçok yerinde devam eden savaÅŸlarda binlerce insanın katledildiÄŸini, ÅŸehirlerin kültürünün tarihi dokusunun yok edildiÄŸinin altını çizen Eren, bu yıkım ve vahÅŸete karşı uluslararası toplumun sessizliÄŸi ile insanlık ve gelecek adına kaygılandıklarını dile getirdi. Eren, “Öfkeliyiz, bu tarihi mekanda baÅŸlayan çatışmalara ve yıkıma herkesin sessiz kaldığı günlerde susmayarak, toplumun baÄŸrında derin yaralar açacak yıkımın ve zulmün pusuda olduÄŸunu duyurmak ve uyarmak isteyen Tahir Elçi, bu ülkede en üst düzeyde güvenlik tedbirlerinin aldığı kentin, ÅŸu anda bulunduÄŸumuz orta yerinde kameraların önünde katledildi. Ancak aradan geçen sekiz yıla raÄŸmen failler cezalandırılmamış ve adalet yerini bulmamıştır. Dönemin baÅŸbakanı ve adalet bakanı, faillerin bulunacağı beyan ve taahhüdü her politik cinayette olduÄŸu gibi tipik bir devlet rejimi olarak devreye girmiÅŸ ve tetiÄŸi tutan el karanlıkta bırakılmıştır. Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı koyunun bile mesuliyetinin kendisinde olduÄŸunu söyleyenlerin bu sorumlulukla hareket etmediklerine hep birlikte bir kez daha tanıklık etti. Tahir Elçi cinayeti 2015’te baÅŸlayan o  karanlık sürecin yolunu döşemek isteyenlerin siyasi bir operasyonudur” dedi.

‘DEVLET TAHİR ELÇİ CİNAYETİNİ AYDINLATMAK İSTEMİYOR’
Tahir Elçi suikastının tüm yönleriyle aydınlatılması, etkin bir siyasi iradenin ortaya konmasıyla mümkün olacağının altını çizen Eren, toplumun içine çekildiÄŸi karanlık girdabın ancak böyle bir iradeyle aydınlatılacağını söyledi. “Bu sebeple devletin aydınlatamayacağı cinayet yoktur, devletin aydınlatmadığı cinayet vardır” vurgusu yapan Eren, devletin süregelen yargı pratiÄŸiyle bu cinayeti aydınlatmama yönündeki tercih ve iradesini sürdürdüğünü ekledi. Eren, “Cinayetin iÅŸlendiÄŸi ilk andan itibaren kentte gerçekleÅŸtirilen güvenlik toplantıları, yargı makamlarının soruÅŸturma aÅŸamasındaki isteksiz tutum ve skandal uygulamaları bu cinayetin aydınlatılmasını istemeyen bir siyasi iradenin varlığına hep iÅŸaret etmiÅŸtir. Bütün bu isteksizlik ve hukuksuzluÄŸa raÄŸmen yetersiz bir iddianameyle kovuÅŸturma süreci beÅŸ yıl sonra baÅŸlamış, 29 Kasım’da yani yarın davanın 9. duruÅŸma görülecektir. Maalesef 8 celse boÅŸunca dava dosyasında önemli bir mesafe katedilememiÅŸtir” ifadelerini kullandı.

‘TAHİR ELÇİ CİNAYETİNİ AYDINLATMA İRADEMİZDE ZERRE EKSİLME YOKTUR’
Dava dosyasına katkı sunacağına inandıkları cinayet öncesi ve sonrasına iliÅŸkin taleplerin ısrarla reddedildiÄŸini, soruÅŸturma aÅŸamasında açığa çıkan hukuksuzluklara ise mahkeme heyetinin ve yargı makamlarının kayıtsız kalışına hukuk adına kaygılandıklarını söyleyen Eren, şöyle devam etti: “Buradan Tahir Elçi’nin hukukçu dostları ve meslektaÅŸları olarak bir kez daha tüm yetkililere bu davanın siyasi ağırlığını ve Tahir Elçi ve ismine yaraşır bir ÅŸekilde sürdürülmesi ve aydınlatılması çaÄŸrısında bulunuyoruz. Tahir Elçi bizim en kıymetlimizdi. Onun hayat serüveni de öldürülmesi de toplumumuz ve toprağımızın kaderiyle sıkı sıkıya baÄŸlıdır. Siyasi irade nasıl bir tutum alırsa alsın, mahkeme kimin gözlerine bakarsa baksın, bizim Tahir Elçi cinayetini aydınlatma irademizde zerre eksilme yoktur ve olmayacaktır. Ömrünü en ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adayan, son nefesinde bile ÅŸiddete karşı barışı ve demokrasiyi savunan ebedi baÅŸkanımızın aramızdan ayrılışının 8. yılında kendisini bir kez daha saygıyla anıyor; barış, demokrasi, özgürlük ve insan hakları mücadelesini sürdürme kararlılığımızı onun aziz hatırası önünde yineliyoruz. Em te ji bîr nakin.”

ELÇİ: HER YIL KUŞLUK VAKTİNDE BURADAYIZ
Tahir Elçi’nin hayat arkadaşı Türkan Elçi de ÅŸu ifadeleri kullandı: “Kırlangıç günde beÅŸ kez su içmeye inince içimizde bir ÅŸeyler ölüyor dedik. Kol saatimizin kırıldığı ve yine zamanın durduÄŸu bir yerdeyiz. Her yıl bu kuÅŸluk vaktinde kalbi bu minarenin altında insanlık için adalet için eÅŸitlik için kardeÅŸlik için atanlara selam olsun. Biz zulme uÄŸrayanlar, adalet ve vicdan arayanlar yıkılan köprülerin altından sallanarak karşı kıyılara ulaÅŸanlara, gözlerindeki yas izlerini ve mezarlıklardan topladıkları karanfilleri suya bırakanlar. Bugün bu minarenin dört ayağına dolanan yalanı yeniden sormaya geldik. Bu ülkede vatandaÅŸ olmaktan insan olmaktan kaynaklı hakkımızı, adaleti sormaya geldik. Kullar arasında ayrım yapmadan, kul hakkı yemeden adil olmanın bir mecburiyet olduÄŸunu duyamayanlar. Günde beÅŸ vakit bu minareden allaha sığınmaya çağıran ezan yükselir. Kutsal sayılan bu avlunun bin yıllık karataşına damlayan kanın izini silmekle mükellef makamlar. Adaleti tesis etmekle sorumlu olduklarını bu sesle idrak edebiliyorlar mı? Ezanın bizleri allaha sığınmak kadar fazilete, adalete ve kul hakkına riayete davet ettiÄŸini duyabiliyorlar mı?

‘BİLİNİZ Kİ BU MİNARENİN ALTINDA BULUÅžMALAR BİZİ ÇOÄžALTACAK’
“Bizler her yılın tekrarı gibi bu hüzün vaktinde bir mazlumun yüzündeki masumiyeti, kaderi ve kaygımızın ardındaki özlemi ifade eden bu karanfilleri yerde yatan bir bedenle yeniden buluÅŸturmaya geldik. Bugün yine bu çıkmazdayız. Zulme uÄŸrayanların, derin bir uykuya daldıklarını onların bir daha uyanmayacaklarını ve bir ülkenin karanlığında ışığı aramanın ne demek olduÄŸunu ne yazık ki bizlere bu sokak öğretti. Katillerin korunduÄŸunu, saklandığını, dehlizlerin karanlık olduÄŸunu bizlere bu sokak öğretti. ÇocukluÄŸumuzun, gençliÄŸimizin geçtiÄŸi ÅŸehrimize ait kültürel, toplumsal binlerce yıllık tarihsel hafızamızın savaşın acımasız eliyle nasıl yakılıp, yıkılıp yok edildiÄŸini bu sokak bize öğretti. Siz avlumuza incir aÄŸaca dikenler penceremizi ışıksız bırakanlar, bize yaÅŸatılan zulmü unutturmak isteyenler kötülüklerinden mahkumiyet hissetmeyenler biliniz ki aradan yıllar geçse de acımız hala ilk günkü kadar taze. Ve biliniz ki bu minarenin ayakları altında buluÅŸmalar bizi günden güne çoÄŸaltacak. Çünkü biz acılarda çoÄŸalan, bir araya gelen bir ülkeye dönüştürüldük.

‘YAÅžAM HAKKI KUTSALDIR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
“Ve biz acıda buluÅŸanların yek vücut olanların gözyaÅŸlarının renginin, etnik kökenin, dilinin, milliyetinin, ırkının olmadığını da bilmelidir. Bizi balık gibi susturmak isteyenler biliniz ki biz adalet arayanların zulmüne uÄŸrayanların, acı çekenlerin damla damla umutlarında gece, gündüz demeden içinde yüzdüğümüz uçsuz, bucaksız bir denizimiz var. Bu denizde özgür, huzurlu, kardeşçe, insan onuruna yaraşır, ÅŸiddetsiz bir dünya hayalimiz var. Acıya, zulme, haksızlığa, hukuksuzluÄŸa dur diyebilmek için her yıl bu vakitlerde burada bir araya geldiÄŸimizde uzaklardan çok uzaklardan bir ses bizi çağırır. ‘Silah, çatışma istemiyoruz’ diyen bir ses. Zalimleri rahatsız eden, susturulmak istenen bir ses. Bizler bu sese milyonlarca sesle kahrolsun savaÅŸ diyerek karşılık veriyoruz. Hiç durmadan ve usanmadan yaÅŸam hakkı kutsaldır diyerek karşılık, yaÅŸam hakkı kutsaldır, yaÅŸam hakkı kutsaldır diyoruz ve demeye devam edeceÄŸiz.”

SAĞKAN: BURAYA ANMAYA DEĞİL VAZGEÇMEYECEĞİMİZİ BİLSİNLER DİYE GELİYORUZ
Son olarak TBB BaÅŸkanı Erinç SaÄŸkan söz aldı. 8 yıldır anma için Elçi’nin katledildiÄŸi sokaÄŸa girdiÄŸinde bir utanç duyduÄŸunu dile getiren Erinç bu utancın ve vicdan azabının kendisine deÄŸil kameralar önünde gerçekleÅŸen cinayeti aydınlatmayan siyasi iktidarın ve yargının olması gerektiÄŸini vurguladı. Elçi, “8 senedir baÅŸkanımızın yasını tutamıyoruz. 8 senedir öldürülen baro baÅŸkanımızın yasını tutamıyoruz. Biz buraya anmaya gelemiyoruz. Çünkü anmak için gereÄŸi yapılmış olmalıdır, maddi gerçek ortaya çıkarılmalıdır. KiÅŸiler en ağır ceza ile cezalandırılmalıdır, kamu vicdanı tatmin olmalıdır. Biz ancak o zaman anmaya gelebiliriz. Biz buraya vazgeçmeyeceÄŸimizi bilsinler diye geliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, yargılama görünümü adı altında süreci uzatmaya da çalışsalar vazgeçmeyeceÄŸiz. Yoluna bırakacağımızı zannediyorlar hiç umutlanmasınlar vazgeçmeyeceÄŸiz! DeÄŸil sekiz sene seksen sene de geçse Tahir Elçi’nin katledilmesinin sorumluları tamamen ortaya çıkarılmadığı, cezalandırılmadığı müddetçe bu mücadeleye devam edeceÄŸiz.” (etha)