Sevdası Dağlar Olan | Gül Güzel


Bazı insanlar, öykü yazmak için hayal gücünü geliÅŸtirir; biz Kürtler ise, yüzyıllardır uÄŸradığımız inkar ve imhadan dolayı yaÅŸadığımız gerçek öyküleri yazarız Ergin DoÄŸru gibi…

Ergin DoÄŸru

OkuduÄŸumuz her kitap bizlerde muhakkak farklı izler bırakır. Hele Sevdası DaÄŸlara Olan’lar sözkonusu olunca…Bu deyim, sanki daÄŸlarında yaÅŸama tutunan Kürt halkına özgü bir söylem. DaÄŸlarımıza olan bu sevda mürekebin rengiyle, beyaz kağıt üzerine dökülünce de farklı bir aÅŸka dönüşüyor. Forbes’in dediÄŸi gibi,’’kağıda dokunan kalem, kibritten daha fazla yangın çıkarır’’ misali. Hele bu kalem Åžair, Yazar, Gazeteci, Politikacı ve bütün bu yeteneklerinden dolayı Zindanlara mahkum edilen Ergin DoÄŸru’nun elindeyse…

Yazar/Åžair Ergin DoÄŸru’nun son zamanda ulaÅŸabildiÄŸim ‘’Sözcüklerin Lal Mevsimi’’, ‘’Bize Ölüm Yok’’, ‘’Sevdası DaÄŸlar Olan’’ kitaplarını okurken, yaÅŸanmışlıklarımdan ve tutkularımdan dolayı kendimi de öykülerin içinde buldum. En çok da Sevdası DaÄŸlar Olan kitabındaki öyküsünde…Bu kitaptaki öyküler, sosyal, kültürel temel üzerine kurgulandıkları için Ergin DoÄŸru, doÄŸru bilinçlenme temelinde, sosyal toplumun düşürülen, bastırılan, sesi susturulmaya çalışılmasını kararlı, bilinçli, kendi kendisi olmak isteyen özgür Kürt halkının/insanının özgürlüğe, hayata, daÄŸlarına olan tutku ve sevdasını bilge bir uslüple yazıya dökerek, okuyucu karşısına çıkmasını baÅŸarmış.

Kitapta yer alan 5 Öykünün kurgulanış şekli inkar, imha ve eşitsizliğe mağdur edilenlerin sözlüğü niteliğinde. Ben Deliyim, Sevdası Dağlar olan, Dina Çiyan(Dağların delisi), Özgürlüğe yürüyüş ve Fabrika adlı hikayeler Dersim gerçeğini de işleyerek, yaşanmış öyküler özelliğine de sahip.

Sevdası dağlarda olanın, Nergizleri herzaman açacak bu topraklarda! deyimi kitabın ana vurgusu niteliğinde. Ülke ve özgürlüğü için dağlara dönüp, şehit olan Nergis’in cenazesinde, Kenan’ın ağlayan kalabalığa, ‘’Ağlamayın sakın, ağlamayın. Siz ağladıkça Nergis üzülecek. O, bu topraklar uğruna bilerek ve isteyerek ölüme yürüdü. Onun için inandığı idealleri uğruna bu topraklara düşmek mutluluktu. Tek hayali kendi topraklarında özgürleşmekti. Sevdası dağlar olanın, Nergisleri herzaman açacak bu topraklarda’’ demesi öykünün hakikatini seslendirmekten ibaret.

Öykülerinde gerçekleri iÅŸlediÄŸi için, ‘’BEN DELİYİM’’ öyküsünde de Deli Ahmet ve Orhan’ın ÅŸahsında tutuklananların kolluk güçleri tarafından ilk süreçte kendilerini nasıl ihanete ikna edeceklerine dair tuzakları da yine mükemmel bir ÅŸekilde iÅŸliyor. İhanetin yanında iÅŸ gücünün sömürülmesine karşı FABRİKA öyküsünde Mazlumpir’in verdiÄŸi sendikalaÅŸma çabasının işçi ve iÅŸveren arasındaki uçurumun iÅŸlenmesi gibi…

Politik düzeyde ise, ‘’insan hangi iklimde, yerde olursa olsun en fazla özleyeceÄŸi yer dünyaya  merhaba dediÄŸi yerdir! vurgusunun yapılması. TopraÄŸa hayat/can veren insandır. İnsanın olmadığı yerde hayat olmaz! İnsan köklerini unutursa, soysuz – sopsuz olur. Aynı köksüz bir aÄŸacın her rüzgarda eÄŸilip yüzünü sürdüğü toprağın rengini almasına benzer. Ve yine bir deÄŸerlendirmesinde, Korktukça ölmek en büyük küfürdür. Düzgün Babaya ittikat, Munzur’a ikrar verenler, yaÅŸamı anladığında yaÅŸamları güzelleÅŸir! Åžeklindeki deyimleriyle de Dersim coÄŸrafyasına uygulanan insansızlaÅŸtırma durumunu iÅŸlemiÅŸ ince bir uslupla.

Ülkenin aktüel durumuna da vurgu yaparak, uzun süren savaş yüzünden insanlar ölüyor, ülkenin kaynakları heba ediliyor. Bir takım insanlar ise kan üzerinden siyaset yapıyor. Ülkenin geleceğini düşünmüyor! Vurgusunu yapmasından da mevcut Sistemin, Ergin Doğru’nun söz ve kaleminden korkulması neticesi, onu zindanlarda tutarak, susturmaya çalışılması çıplak gerçekliği ile görünür kılıyor.

Ergin DoÄŸru ile Mektup yazışmalarım epey bir zamandır sürüyor olsa da, daha önce kendisini Dersim Topraklarında tanıma ÅŸansım oldu. Ardından tutuklandığını iÅŸitince, mevcut sistemden dolayı hiç ÅŸaşırmadım desem yerinde olur. Son tutuklanmasından önce, kendisi Avrupa’da bulunurken, hakkında tutuklanma kararı çıkmıştı. Bütün arkadaÅŸ çevresi ülkeye gitmemesi için ikna etmeye çalışırken, O ise DaÄŸlara/Dersim’ine olan Sevdasının sesini dinledi. Ne yazık ki, tutuklanıp Cezaevine atıldı. Åžu anda Elazığ  Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu ama oradan da yazdığı makale ve kitaplarıyla bizlere edebiyatı sevdirmeye devam ediyor. 

Ergin DoÄŸru’nun yazdığı beÅŸ öyküden oluÅŸan SEVDASI DAÄžLAR OLAN  kitabı, İstanbul – Rast Yayıncılık’ta İSBN: 978-605-86266-1-4  numarasıyla yayınlanmış. Kitabı ayrıca Dersim AraÅŸtırma Merkezi ‘’DAM’ üzerinden de temin etmek mümkün. Kitabı bulup okuyanlara, daÄŸların sevdası da yansıyacaktır…


Kadının Kaleminden: Gül Güzel – 20.04.2024