Seçimler Öncesi Gazeteciliğin Varlık Yokluk Mücadelesi

3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ – İktidarın deprem öncesi ve sonrası politikalarını eleÅŸtiren medya kuruluÅŸlarının 14 Mayıs CumhurbaÅŸkanlık ve Parlamento Seçimleri öncesi zayıflatılması için, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) para cezalarıyla, Sulh Ceza Hakimlikleri de online sansürüyle seferber edildi.


Erol ÖnderoÄŸlu – bianet

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yayımlanan BİA Medya Gözlem Raporu, ulusal medyanın yüzde 80’ini denetim altında tutan iktidarın, son yıllarda raÄŸbetini artıran eleÅŸtirel gazete ve televizyonları, seçimler öncesi susturma misyonuna ağırlık verdiÄŸini gösteriyor.

Diyanet veya dinin çıkarlara alet edilmesi eleÅŸtirisi, deprem öncesi ihmal ve usulsüzlükler, kimi muktedirlerin suç çevreleriyle baÄŸlantıları bulunduÄŸuna dair iddialar, deprem bölgesinde solunum cihazına baÄŸlı insanların öldüğüne iliÅŸkin beyanlar, hapisteki HDP lideri Selahattin DemirtaÅŸ’ın “Dad” kitabının tanıtımı gibi pek çok konu, eleÅŸtirel televizyonların ağır ÅŸekilde cezalandırılmasına gerekçe yapıldı.

Rapor, üç ayda 200’e yakın medya temsilcisinin mahkemeye çıktığı, 187 online haber ve gazetecilik içeriÄŸine eriÅŸim engeli getirildiÄŸi, darbe giriÅŸiminden beri ilk kez “en çok gazeteci tutuklayan” ülkeler kategorisine geri dönen Türkiye’de yargının politik emellere alet edildiÄŸine dair yoÄŸun endiÅŸeleri de yansıtıyor.

195 sanıktan 8’ine beraat, iki yerel haberciye ceza

BİA Medya Gözlem Raporu, Ocak, Åžubat ve Mart aylarında en az 195 gazeteci veya medya temsilcisinin Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu ile 2911 Sayılı Toplantı GösteriÅŸleri Yürüyüşleri Kanunu gibi düzenlemelerden yargılandığını gösteriyor. Aynı dönemde, dokuz gazeteci ve beÅŸ medya kuruluÅŸu da tazminat talebiyle yargılanıyordu. Ayrıca, Haziran 2022’de 16’sı tutuklanan 20 Kürt medya çalışanı hakkında “PKK üyeliÄŸi” gerekçesiyle düzenlenen iddianame 1 Nisan itibariyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde halen inceleniyordu.

Bu dönemde İstinaf Mahkemesi, Müyesser Yıldız, İsmail Dükel ve Abdurrahman Gök’e verilen hapis cezalarını onarken, İsmail Saymaz, Fırat Fıstık ve Ozan Buz, ‘kiÅŸisel verileri yaymak’, Alican UludaÄŸ ve Nazlan Ertan, ‘terörle mücadelede görev almış kiÅŸileri hedef göstermek’, Mustafa Sönmez, Ender İmrek ve Engin Korkmaz ise ‘CumhurbaÅŸkanı’na hakaret’ suçlamasıyla yargılandıkları davalardan beraat etti. Gazeteciler Merdan YanardaÄŸ, Sedef KabaÅŸ, Barış Pehlivan ve Ozan Alper YurtoÄŸlu ise ‘CumhurbaÅŸkanı’na hakaret’ gerekçesiyle haklarında açılan yeni davalarla raporda yer aldı.

Seçim ikliminde birçok gazeteci dosyasının ileri tarihlere ertelendiÄŸi, mahkumiyet kararlarının da azalma gösterdiÄŸi bu dönemde Rize’de gazeteci GençaÄŸa Karafazlı’ya ‘özel hayatın gizliliÄŸini ihlal’ suçlamaıyla ertelemeli iki yıl hapis cezası verildi. Gazeteci Sinan Aygül de, çocuÄŸa cinsel tacize iliÅŸkin paylaşımı nedeniyle, her ne kadar olayda kamu görevlileri bulunduÄŸu kısmıyla ilgili düzeltme yayımladıysa da ‘yanıltıcı bilgi yaymak’ suçundan 10 ay hapse mahkum edildi.

Seçimler öncesi yaygın online sansürü

14 Mayıs Seçimleri öncesi, keyfi erişim yasakları, İsmail Saymaz, Barış Terkoğlu, Sefa Uyar, Bahadır Özgür, Saygı Öztürk ve Murat Ağırel gibi gündem oluşturan, deprem yıkımının yaşandığı döneminde usulsüzlükleri ve çıkar ilişkileri gibi iktidarı sıkıştıracak konuları gündeme getiren gazetecilerin yayınlarını veya paylaşımlarını hedef aldı.

Bu yıl 1 Nisan’a kadar Sulh Ceza Hakimlikleri veya EriÅŸim SaÄŸlayıcıları BirliÄŸi; yolsuzluk, rüşvet, kayırmacılık iddialarını gündeme getiren veya eleÅŸtiren en az 187 online haber ve gazetecilik içeriÄŸine eriÅŸim engeli getirdi. Depremden hemen sonra İnternete 10 saat süreyle uygulanan bant daraltma gazeteciyi de, depremzedeyi de maÄŸdur etti. Kur’an kursunda çocukların darp edildiÄŸi, iktidarın HÜDA PAR iÅŸbirliÄŸi, bazı yetkilerin veya kamu görevlilerinin çıkar amaçlı örgütlerle baÄŸlantıları olduÄŸu, depremden etkilenen beÅŸ kentte yeni inÅŸaat projelerinin iktidara yakın ÅŸirketlere verildiÄŸi, deprem yardımı giysi ‘fazlası’sının yabancı bir ÅŸirkete satıldığına iliÅŸkin iddialar yanı sıra, yolsuzluk, adaletsizlik, kayırmacılık, devlete yönelik eleÅŸtiriler gibi konular eriÅŸim engeline takıldı.

Depremlerden üç hafta sonra, beÅŸ kent için planlanan geniÅŸ inÅŸaat projelerinin iktidara yakın ÅŸirketlere verildiÄŸini duyuran ANKA Haber Ajansı haberine de, yayımından dokuz gün sonra eriÅŸim engeli getirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da, RTÜK’ün talebiyle Temmuz 2022’de eriÅŸime engellenen Deutsche Welle (DW) Türkçe’nin bürosunun çalışma lisansını uzatmadı. İfade Özgürlüğü DerneÄŸi’nin (İFÖD), EngelliWeb projesi kapsamında eriÅŸime engellenen haber ve web siteleriyle ilgili duyuruları yayımladığı sitesine eriÅŸim, Rize Sulh Ceza HakimliÄŸi kararıyla engellendi. Kürtçe haftalık Xwebûn gazetesinin kapatılan Twitter hesabı, yapılan itiraz üzerine yeniden kullanıma açıldı. “Millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle eriÅŸime kapatılan Rudaw sitesi de itiraz üzerine eriÅŸime yeniden açıldı.

RTÜK’ün derdi Halk TV, TELE1, FOX TV, Habertürk

Seçimler öncesi Halk TV, TELE1, FOX TV ve Habertürk gibi kanalları gözüne kestiren Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yılın ilk üç ayında TV kuruluÅŸlarına 28 kez idari para cezası karşılığında 11 milyon 649 bin 870 TL’lik para cezası ve altı da yayın durdurma cezası verirken radyoları da 158 bin 339 TL idari para cezası, üç de yayın durdurmayla cezalandırdı.

Geçen yılın aynı döneminde televizyonlara verilen para cezalarının toplamı 20 milyon 868 bin 514 TL, radyolara ise 11 bin 517 TL olmuştu.

Sekiz yılda 73 gazeteciye “ErdoÄŸan” mahkumiyeti

Ocak – Åžubat – Mart aylarında en az 22 gazeteci ve karikatüristin adı (Levent Gültekin, Mustafa Sönmez, Barış Pehlivan, Ozan Alper YurtoÄŸlu, Merdan YanardaÄŸ, Deniz Yücel, Hayko BaÄŸdat, Julien Serignac, Gerard Biard, Laurent Sourisseau, “Alice”, Sedef KabaÅŸ, Rüstem Batum, Ender İmrek, Ahmet Sever, Ramazan Yurttapan, Haydar Ergül, Selçuk Uçar, Baransel AÄŸca, Engin Korkmaz, Erk Acarer ve Mehmet Baransu) ‘CumhurbaÅŸkanı’na hakaret’ gerekçesine dayandırılan davalarda geçti.

Merdan YanardaÄŸ, Sedef KabaÅŸ, Barış Pehlivan ve Ozan Alper YurtoÄŸlu haklarında yeni dava açılmış olmalarıyla gündeme gelirken, mahkumiyet kararı çıkmayan bu dönemde TCK’nın 299. maddesinden görülen davalardan Mustafa Sönmez, Ender İmrek ve Engin Korkmaz beraat etti.

Ne yazık ki, “CumhurbaÅŸkanına hakaret” maddesinin yürürlükten kaldırılmasına dair Venedik Komisyonu tavsiyesi ve AİHM’in Ekim 2021 tarihli Vedat Åžorli mahkumiyeti varken “CumhurbaÅŸkanı’na hakaret” maddesine dayanan yargılamalar sürüyor. ErdoÄŸan’ın CumhurbaÅŸkanı seçildiÄŸi AÄŸustos 2014’ten bu yana hapis veya para cezasına mahkum edilen gazetecilerin sayısı 73’ü buldu.

Bakanlar, AKP’li vekiller, muktedirler tazminat peÅŸinde

Yılın ilk üç ayında en az dokuz gazeteci ve beÅŸ medya kuruluÅŸu, tamamına yakını iktidar çevreleri (Sanayi ve Teknoloji Bakanı AKP’li Mustafa Varank, UlaÅŸtırma Bakanı Adil KaraismailoÄŸlu, SaÄŸlık Bakanı Yardımcısı Sabahattin Aydın, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, AKP Ankara Milletvekili Ali İhsan Arslan) ve ve yakın ticari kuruluÅŸların (Turkuvaz Medya Grubu Yönetim Kurulu BaÅŸkan Vekili Serhat Albayrak, Limak Holding, Demirören Medya Grubu) açtığı toplam 900 bin TL tazminat talepli davalarla gündeme geldi.

Aynı dönem içerisinde yerel mahkemeler, Evrensel gazetesine SaÄŸlık Bakanı Yardımcısı Sabahattin Aydın, AKP Bursa Milletvekili Mustafa Esgin ve LİMAK Holding’in açtıkları üç davada toplam 210 bin TL’lik tazminat davasını reddetti.

10 gözaltıdan dördü deprem bölgesinde

Son üç ayda en az 10 haberci gözaltına alındı. Depremin hasara neden olduÄŸu Diyarbakır’da görev yapan bazı gazeteciler, resmi basın kartı taşımadıkları gerekçesiyle kolluk kuvvetlerinin engellemeleriyle karşılaÅŸtıklarını bildirdi. Sadece depremin ilk üç gününde dört haberci “izinsiz çekim yapmak”, “turkuaz basın kartı bulundurmamak” veya “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gibi gerekçelerle gözaltına alındı.

Ayrıca aralarında Bianet sitesi Kürtçe servisi editörü Aren Yıldırım “örgüt üyeliÄŸi” iddiasıyla, Mezopotamya Ajansı (MA) imtiyaz sahibi Ferhat Çelik “Terörle mücadelede görev alan kiÅŸileri hedef göstermek” gerekçesiyle, gazeteci Fırat Bulut “dezenformasyon” suçlamasıyla, BirGün gazetesi muhabiri Asena Tunca da, “‘HelalleÅŸmeyeceÄŸiz, hesaplaÅŸacağız” eylemini izlerken gözaltına alındı.

Geçen yılın aynı döneminde ise altı gazeteci gözaltına alınmıştı. Bu gazetecilerden ikisi, Diyarbakır Newroz’u öncesi polisin, “Newroz günü olay çıkacakları” ÅŸeklinde isimsiz bir ihbara itibar göstermesi üzerine özgürlüğünden edimiÅŸti.

Beş haberciye şiddet; Diyanet personeli ekipman kırdı

Ocak – Mart döneminde en az iki gazeteci saldırıya uÄŸradı, üçünün ekipmanları tahrip edildi, en az yedisi de tehdit edildi. Bazı emniyet ve Diyanet görevlilerinin deprem bölgesinde görev yapan habercilere yönelik keyfi müdahalesi ve ÅŸiddeti yaygın tepki çekti.

Örnek olarak; Hatay’ın Narlıca mahallesinde görev yapan Yunanistanlı üç serbest gazeteciye ait ekipmanlara, yeni açılan toplu mezarı görüntüledikleri gerekçesiyle Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı görevlilerince önce el konuldu; ardından kırılarak iade edildi. Halk TV muhabiri Ferit Demir, Malatya Battalgazi’deki arama kurtarma çalışmalarını takip ederken, yeleÄŸinde Ankara TEM yazan bir polis amirinin tekmeli saldırısına uÄŸradı.

Geçen yılın aynı döneminde, altı gazeteci ve bir yayın kuruluÅŸunun saldırıya uÄŸradığı tespit edilmiÅŸ, Ses Kocaeli Gazetesi sahibi Güngör Arslan’ın, ihale yolsuzluk iddialarının gündeme getirdikten sonra ofisinde öldürüldüğü de gündeme getirilmiÅŸti.

Anayasa Mahkemesi yoruldu

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın desteklediÄŸi İrfan Fidan karşısında Zühtü Arslan’ın BaÅŸkanlık seçimini kazandığı Anayasa Mahkemesi (AYM), Ocak – Mart 2023 döneminde, sadece Adıyaman Gerger Fırat gazetesi sahibi Hacı BoÄŸatekin’e iliÅŸkin bir kararla gündeme geldi.

BaÅŸvuru yoÄŸunluÄŸunu azaltmak için yerel yargıya “yorumlarımıza uyun” mesajı gönderen AYM, “Cemaat tehlikesi”ne dikkat çektiÄŸi 2008’e ait “Feto ve Apo” yazısı nedeniyle aynı yıl 109 gün hapis yatan BoÄŸatekin’e “suçluyu övmek”ten verilen bir yıllık hapis cezasını Anayasa aykırı buldu; gazeteciye 9 bin 900 TL mahkeme gideri ödenmesine hükmetti.

Geçen yılın aynı döneminde AYM, Basın İlan Kurumu’nun (BİK) yıllardır eleÅŸtirel gazeteleri resmi ilandan mahrum bırakması ve online haberciliÄŸi (Birgün, Gazete Duvar, Artı Gerçek, Sol.org.tr, Cumhuriyet, Diken ve Tarımdanhaber) susturmayı amaçlayan özellikle Sulh Ceza HakimliÄŸi kaynaklı internet sansürüyle ilgili önemli iki karar almış, bu kuruluÅŸların her birine 8 bin 100’er TL olmak üzere toplam 48 bin 600 TL tazminat ödenmesine hükmetmiÅŸti.

AİHM’den bir tek Kılıç kararı

Yılın ilk üç ayında gazetecilerle ilgili bir kararla gündeme gelen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “FETÖ üyeliÄŸi”nden yargılanan gazeteci Abdullah Kılıç’ın ifade özgürlüğü ve güvenlik haklarının ihlal edildiÄŸine hükmetti ve Türkiye’nin 13 bin 375 € (yaklaşık 260 bin TL) tazminat ödemesine karar verdi.

Geçen yılın aynı döneminde AİHM, Die Welt muhabiri Deniz Yücel’in Türkiye’de bir yıl tutuklu bırakılmasını ifade özgürlüğünün açık bir ihlali sayılmasına karar veriyor, Türkiye’yi 13 bin 300 avro tazminata mahkum ediyordu.

Cezasızlıkla mücadele, Anayasa Mahkemesi zoruyla…

Toplumsal eylemler sırasında gazeteciler Beyza Kural ve Gökhan Biçici’nin polis ÅŸiddetiyle karşılaÅŸması Anayasa Mahkemesi zoruyla yargılama konusu edildi. Ancak uÄŸradıkları ÅŸiddete iliÅŸkin ÅŸikayetleri takipsizlikle sonuçlandırılan AFP foto muhabiri Bülent Kılıç ve gazeteci Sibel HürtaÅŸ’ın kendilerinin “polise direnmek”ten kovuÅŸturmalık olması “cezasızlıkla mücadele” konusunda ciddi bir çeliÅŸki ve açık bir iradesizliÄŸi yansıtıyor.

2019 Seçimleri sürecinde Cumhur İttifakı’nı eleÅŸtirdiÄŸi için YeniçaÄŸ gazetesi köşe yazarı Yavuz Selim DemiraÄŸ’a Ankara’daki evinin önünde ağır ÅŸekilde saldıranların davası da bu irade yokluÄŸunun açık örneklerinden birini oluÅŸturuyor. Kamuoyu vicdanını yaralayan UÄŸur Mumcu gibi dosyalarda gözlenen “olaÄŸan” prosedür de, adalet arayışına olan güveni derinden sarsıyor. Gerçek ÅŸu ki, gerçeÄŸe ulaÅŸmada iktidardan beklenen irade, dosyaların siyasi niteliÄŸi arttıkça azalıyor.

İktidardan uzak ÅŸahısları ilgilendiren vakalarda ise yargılama daha hızlı iÅŸleyebiliyor: 6 AÄŸustos 2022 tarihinde Demokrat Parti Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ile gazeteci Latif ÅžimÅŸek arasındaki gergin tartışmaya müdahale edip gazeteciyi yumruklayan Enginyurt’un koruması Emrah Topal 11 ay hapse mahkum edildi.

Üç ayda 10 işten çıkarma veya istifa

Ocak – Mart döneminde en az 10 gazeteci, köşe yazarı veya medya temsilcisi iÅŸten çıkarıldı ya da yayın kuruluÅŸunun yayın çizgisinden doÄŸan anlaÅŸmazlıklar çerçevesinde iÅŸi bırakmak zorunda kaldı. Sadece Halk TV’de altı ayrılığın yaÅŸandığı bu dönemde, Sözcü, Odatv, CNN Türk ve Akit de çalışanlarıyla yollarını ayıran medya kuruluÅŸlarındandı.

Geçen yılın aynı döneminde, yine Halk TV’den Özlem Gürses ve Emin Çapa dahil olmak üzere toplam beÅŸ gazeteci ya istifa etmek zorunda kalmış veya iÅŸlerine son verilmiÅŸti. (EÖ/Mİ)