Kobanê kumpas davasında tutsak edilen Kürt siyasetçi Sebahat Tuncel, 28 Aralık’ta tecridin son bulması talebiyle hapishanelerde süren açlık grevine katılacağını duyurdu. Tuncel, “Barış için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerekir. Cezaevinde olan biz Kürt siyasi tutsaklar olarak bu sorumluluÄŸu üstleniyoruz” ifadelerini kullandı.
Kobanê kumpas davasında tutsak edilen Kürt siyasetçi Sebahat Tuncel, 27 Kasım’da PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması ve Kürt sorununda demokratik çözüm talebiyle hapishanelerde baÅŸlatılan açlık grevine katılacağını duyurdu.
Avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajda 28 Aralık itibariyle açlık grevine gireceğini belirten Sebahat Tuncel, tutsakların Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesi için yol açmaya çalıştığını ifade etti.
‘KRİZE DUR DEMENİN YOLU KÜRT HALKININ VARLIÄžINI TANIMAKTIR’
“Kürt sorununun çözümü, Türkiye’nin demokratikleÅŸmesi için Kürt siyasi hareketi, Kürt halkı, kadınları yıllardır mücadele ediyor. Kürt halkının dili, kimliÄŸi ve kültürünü yok sayan, varlığına yönelik hem içeride hem dışarıda devletin tüm zor ve ÅŸiddet araçlarını devreye koyan iktidarın Kürt düşmanı politikası Türkiye’yi hukuk devleti olmaktan çıkarmıştır” ifadelerini kullanan Tuncel, uyuÅŸturucu, mafya ve ÅŸiddetin kol gezdiÄŸini, toplumun ahlaki ve politik çöküntüye uÄŸradığını dile getirdi.
AKP-MHP ittifakının kendini iktidarda tutabilmek için her türlü yöntemi denediÄŸini vurgulayan Tuncel, “Gençleri kendi iktidarları için kurban etmekten çekinmedikleri, gençlerin ölümünü seçim malzemesine çevirecek kadar etik ve ahlaki deÄŸerlerden, toplumsal deÄŸerlerden yoksun oldukları son süreçte yaÅŸanan geliÅŸmelerde bir kez daha açığa çıkmıştır. Türkiye halklarının bu gerçeÄŸi görmesi gerekiyor. YaÅŸanan bu çürüme, yozlaÅŸma, ekonomik-siyasi krize dur demenin yolu Türkiye’de yaÅŸayan Kürt halkının varlığını tanımak, Kuzey DoÄŸu Suriye, Irak Federe Kürdistan ve İran Kürdistan’ında yaÅŸayan Kürt halkıyla dostluk ve dayanışmayı esas almaktır” dedi.
‘BİR ARADA YAÅžAMAK SEÇENEĞİ VAR’
Türkiye’nin Kürt halkına ve Kürtlerin kazanım elde ettiÄŸi her yere saldırdığını söyleyen Tuncel, “Kuzey DoÄŸu Suriye ve Federe Kürdistan bölgesini iÅŸgal etmektedir. Türkiye’nin hem Rojava’ya hem de Federe Kürdistan bölgesine yönelik saldırılarında siviller zarar görmekte, Kürdistan coÄŸrafyasının ekolojik dengesi bozulmaktadır. Saldırıları kınıyor, Türkiye’yi bu politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz” dedi.
Türkiye’nin 40 yıllık süreçte Kürt sorununu zor aygıtları ve güvenlikçi politikalarla çözmeye çalıştığını ancak bu durumun Kürt sorununu daha da ağırlaÅŸtırdığını dile getiren Tuncel, Türkiye’nin Kürtler ve diÄŸer halklara savaÅŸ ve ölüm dışında bir ÅŸey sunmadığının altını çizdi. BaÅŸka bir seçeneÄŸin de olduÄŸunu ve bunun “yaÅŸatmak” olduÄŸunu kaydeden Tuncel, şöyle devam etti: “YaÅŸama ve yaÅŸatma üzerinden, kardeÅŸlik, dostluk, bir arada yaÅŸamak seçeneÄŸi var. Bunun yolu da diyalog ve müzakeredir. Bu konuda Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan çözüm için hazır olduÄŸunu, bu konuda muhatap aradığını kamuoyuna seslenme fırsatı bulduÄŸunda söylemiÅŸtir. Çözümden kaçan Kürtler deÄŸil, Türkiye’dir. Kürtlere karşı yüzyıllardır uygulanan inkar-imha ve asimilasyon politikası AKP-MHP-Ergenekon faÅŸist ittifakı tarafından güncellenerek uygulanmaktadır.
‘BARIÅž İÇİN HERKESİN SORUMLULUK ÜSTLENMESİ GEREKİR’
Türkiye işçi sınıfının, emekçinin barıştan çözümden yana olan Kürt halkından gelen barış ve çözüm çaÄŸrılarına cevap vermesi, iktidarı da bu konuda adım atmaya zorlayacaktır. Barış için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerekir. Cezaevinde olan biz Kürt siyasi tutsaklar olarak bu sorumluluÄŸu üstleniyoruz. Ancak cezaevinde yapabileceklerimiz sınırlıdır. O nedenle biz ‘Öcalan’a özgürlük Kürt sorununa demokratik çözüm’ diyerek bedenimizi açlığa yatırıyoruz. Açlık grevleri etrafında barış ve çözüm için örgütlenmeye mücadeleye davet ediyoruz sizleri. Biz içeriden siz dışarıdan mücadeleyi yükselterek karanlığı aydınlığa çevirebilir, halkların arasına örülen bu duvarı yıkabiliriz. 28 Aralık itibariyle Sincan Kadın Cezaevinde devam eden dönüşümlü açlık grevine Mukaddes Kabak, aynı koÄŸuÅŸta kaldığım Melek Kartal ile baÅŸlıyoruz. Bu vesile ile cezaevinde devam eden açlık grevlerini selamlıyoruz.
‘BAÅžKA BİR SEÇENEK MÜMKÜN’
BaÅŸka bir seçenek mümkün, gelin hep birlikte mücadele ederek, dayanışarak bu seçeneÄŸi barışı, özgürlüğü toplumsallaÅŸtıralım. Bitirirken, yeni bir yıla giriyoruz. GeçmiÅŸin tüm yükünü, çözümsüzlükleri, katliam, ölüm siyasetini geleceÄŸe taşımak isteyenlere karşı yaÅŸananlarla, Roboski, MaraÅŸ, faili meçhuller gerçeÄŸi ile yüzleÅŸerek, hesaplaÅŸarak yeni bir baÅŸlangıç için mücadele edenlerin karşılayacağı bir yıl olacak. Yerel seçimleri bu mücadelenin sonucunda belirlenecektir. Tüm halkımızın, kadınların yeni yılını kutluyorum.” (etha)
