Pandemi ve kapitalizmin “insaniyeti”…

AKP iktidarı ve  yandaş tayfanın sömürü çarkı, milyonlarca emekçiyi, işçiyi ve işsizi perişan hale getirmiştir. Her yaşanan felaketinden sonra (deprem vb.) toplanan bağışların büyük bölümü bu çevreler tarafından çalınıp kendi rantına dönüştürülüp mağdur olanların mağduriyetleri baki bırakılmıştır.

Corona salgınının neden-niçin ve sonuçları, kapitalizm-doğa ve insana verilen değer ve ilişkileri geniş bir yelpaze içinde tartışılabilinir.

Ancak pandemi ve sonrası birçok ülke kendince çeÅŸitli tedbirler alarak uygulamaya çalıştı. Bunun en önemli nedenlerinden biride bu salgının ulaÅŸabileceÄŸi noktanın tam olarak kestirilememesiydi. Ama her ne ÅŸekilde olursa olsun alınan tedbirlerin büyük bir bölümü işçi-emekçi-iÅŸsiz ve yoksul kesimi daha maÄŸdur hale getirdiÄŸi gerçeÄŸidir. Sermayesini-pazar alanlarını  olumsuz etkileyecek geliÅŸmeler karşısında ki tutumları onların yardımsever ve halkı düşündüğü anlamı çıkarılması bizleri  sonuçlar açısından yanılgıya düşürür. Kapitalizmin özünde ve doÄŸasında kar ve meta vardır.  İnsan bu iki aracın elde edilmesi için kullanılır.

Şöyle ki dünyada silahlara ayrılan yıllık bütçe ile saÄŸlık sektörüne harcanan bütçeler arasındaki derin uçurumu gördüğümüzde kapitalizmin insan   saÄŸlığına verdiÄŸi önemi anlamış oluruz.  Bu baÄŸlamda  Pandomi süresince alınan önlemlerin esası Kapitalist tekelleri geleceÄŸine iliÅŸin olduÄŸu gerçeÄŸidir.

Emperyalist ve Kapitalist ülkelerin görece ekonomisi iyi olan devletlerin yardımlardaki ‘iyimserliği’ toplumun mağduriyetleri gideremediği aşikardır. Hele hele ekonomide bağımlı ve gelişmemiş bir çok ülkede durum daha bir vahim noktaya ulaşmıştır. Bu ülkelerden biride Türkiye’dir.

AKP iktidarı ve  yandaÅŸ tayfanın sömürü çarkı, milyonlarca emekçiyi, işçiyi ve iÅŸsizi periÅŸan hale getirmiÅŸtir. Her yaÅŸanan felaketinden sonra (deprem vb.) toplanan bağışların büyük bölümü bu çevreler tarafından çalınıp kendi rantına dönüştürülüp maÄŸdur olanların maÄŸduriyetleri baki bırakılmıştır.

Corona virüsü salgını bunun en çarpıcı sonuçlarını ortaya çıkarmıştır. AKP’nin zengini kayırdığı ve devletin imkanlarını bu sermaye gruplarının yaşamasına peşkeş çektiği gerçeğinin yanında ihtiyacı olan halkın kendi kaderine razı olma çabasını bir kez daha ortaya koymuştur.

Utanmadan sıkılmadan ‘Biz bize yeteriz’ kampanyasıyla   zaten canı burnunda halkı ‘vatan-millet’ edebiyatıyla cebindekini almaya çalışarak kampanyalar yürütmektedir.

Halktan alınan bağış ve vergileri kendi iktidar saltanatına(saraya on üç yeni arabanın kiralanması vb) ve yandaÅŸlarına peÅŸ keÅŸ çeken iktidar buna karşı çıkanları bir çırpıda susturma ve yıldırma kanunlarını devreye sokmuÅŸtur. Bu virüse karşı bilimsel ve saÄŸlık kurallarını devreye koyması gereken iktidar ne yazık ki yine din tüccarlarını devreye koyarak iman ve dua ile virüsün geliÅŸimine katkı sunmuÅŸtur. Toplum bilincini  dumura uÄŸratan iktidar gerek Corona ile mücadele için ayırdığı bütçe toplumu bilinçlendirme çalışmaları gibi konularda reklam yapmanın ötesine geçmeyerek ÅŸarlatanları aracılığıyla konu gerçeÄŸinden hep saptırılmıştır. SaÄŸlık alanındaki uzmanlardan çok din ve bu ÅŸarlatan kesimin anti-bilimsel çaÄŸrıları topluma empoze edilmesi esas alınmıştır. Alınması gereken tedbirlerlerin kavratılmasından çok vurdum duymaz ve baÅŸtan savurmaca tedbirler ile bu ülkede insana  verilen deÄŸerin karşılığını ortaya çıkarmıştır.

Son olarak İçişleri Bakanlığı’nın sokağa çıkma kararını iki saat önceden topluma bildirmesinde yaşanan trajedi tesadüfü olması gerek.

Binlerce insanın korku ve panik-tedbirsiz bir şekilde alış veriş merkezlerine hücum etmesi ve yer yer yumrukların havada uçuştuğu kavgalarla gündeme gelmesi koronavirüsünün devletin insanlarına biçtiği değerle orantılı olarak yansımıştır.

İşsizden, öğrenciden yoksuldan para dilenerek kendi saltanatlarına dev bütçe ayıranların bu halka ve topluma verecekleri başka ne olabilir? Korona salgınını devletin bekası’na odaklayarak hapishanedeki mafya, tecavüzcü, kökten dinci, sahtekar-dolandırıcıların çıkmasına zemin hazırlarken bilim insanları, millet vekilleri, gazeteci ve siyasi tutsaklar vb gibi kesimlerin hapishanelerde tutularak ölüme terk edilmesi yetmezmiş gibi ek tedbirler alarak boşalacak yerleri yine bu kesimlerle doldurmanın siyasetini yapmaktadırlar. Bu virüs gerçeğini ırkçı-faşist saldırıların bir parçası yaparak linç girişimlerine ve vatan edebiyatıyla süsleyerek buradan bile pay çıkarmaya çalışan bir zihniyetin virüsüyle uğraşmak zorunluluğu doğuyor.

En son örneÄŸi ise geçen yıl Dersim’de ÅŸehit düşen bir gerillanın kemiklerini Diyarbakır’daki annesine PTT ile yollayan bu iktidar   en az korona kadar tehlikeli ve temizlenmesi gereken bir virüs olarak karşımızda durmaktadır.

Sonuç olarak kapitalizmin bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsının birer sonucu olarak ortaya çıkan bu salgın hastalıklar vs. insan yaÅŸamını tehlikeye koymasındaki risk oranı her zaman olmuÅŸtur ve olacaktır. Bu pandemi ve benzeri salgınlar kullanılarak toplum natüralize edilmeye ve devlet egemenliÄŸinin mutlak hakimiyeti dayatılmaktadır. Bu anlamıyla da çıkarılmak istenilen yasalarla da kazanılmış hakların ve toplumsal özgürlüklerin budanmasını da beraberinde getirmektedir. Korona ile mücadele adı altında telefonların takibi konusu  yasallaÅŸtırılmaya çalışılması,1 Mayıs ve buna benzer önemli direniÅŸ ve hak alma mücadelesinin pasifize edilmesi, sarı sendika’ların ihanetinin meÅŸrulaÅŸtırılması(Almanyada ve bir dizi ülkede sıfır zam talebi) ve Devletin kutsanması. Yoksulların sokak eylemlerinden eve hapis edilerek  kanıksatılmasına kadar bir dizi saldırının kullanılması manidardır.

Ve en önemlisi de toplumun toplumsallığı bireyselleştirilerek toplumsal varlık oluşlarının körertilmesi oluşturulmaktadır. Selamlaşmadan, ve birlikteliğe kadar toplumsal olan ne varsa aile ve birey çerçevesine ederek yeni bir toplumsal doku oluşturulmaktadır.

Bu anlamıyla yeni sürecin yeni mücadele aygıtları oluşturularak toplumun hem pandemi, hem de bunu kullanarak yaratılmak istenilen düşüncesinin teşhir edilerek toplumsal sağlık koşullarının ihlal edilmeden geleceğe adımlar atmak önemli bir görevdir.


Seçtiklerimiz bölümünde yer verdiÄŸimiz bu yazı Özgür Gelecek’ten alınmıştır:
https://ozgurgelecek18.net/yorum-pandemi-ve-kapitalizmin-insaniyeti/

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir