Bugünkü şeflik sisteminde cumhurbaşkanı seçilen kişi olağanüstü yetkilerle donatılmıştır. Aslını ne kadar inkâr ederse etsin bir Kızılbaş Kürde bu yetkilerin teslim edilmesi kontrgerillanın egemen kanadı için kabul edilemez bir durumdur. Akşener, egemen kanatlar arasındaki çatışmada kanatlardan biri olarak ortaya çıksa da bu egemen ideolojinin temsilcilerinden biridir. Görevini yerine getirmiştir.
FaÅŸist İYİ Parti’nin lideri Meral AkÅŸener 3 Mart’ta yaptığı açıklamayla 6’lı masadan kalktığını duyurdu. AkÅŸener, beyanatındaki en çarpıcı bölümde ÅŸunları ifade etti: “GeldiÄŸimiz noktada İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya mecbur bırakılmış, tıpkı yıllardır Türk milletine yapıldığı gibi ölümle sıtma arasında bir tercihe zorlanmıştır ve elbette buna boyun eÄŸmeyecektir.”
AkÅŸener’in ölümden neyi kastettiÄŸini biliyoruz, bu faÅŸist ÅŸef ErdoÄŸan ve ortaklarının iktidarıdır. Peki, “sıtma”dan söz ederken neyi ya da kimi iÅŸaret ediyor? Bunun CHP olmadığı açık zira aynı konuÅŸmada CHP’li İmamoÄŸlu’na aday olma çaÄŸrısı yaptı. Belli ki “sıtma”yla nitelendirdiÄŸi kiÅŸi KılıçdaroÄŸlu’dur. AkÅŸener “sıtma” mikrobu olmakla itham ettiÄŸi kiÅŸi ile uzun zamandır neden aynı masada oturdu? KılıçdaroÄŸlu’nun bir “sıtma” mikrobu olduÄŸunu yeni mi keÅŸfetti?
AkÅŸener, Türk faÅŸist kontrgerillasının bir görevlisidir. Yaptığı da bir kontrgerilla operasyonudur. Burjuva Türk siyasi kanatları arasındaki çatışmada ErdoÄŸan-Bahçeli faÅŸist blokunun 6’lı masa içindeki uzantısı olduÄŸunu mu göstermiÅŸtir Hayır mesele bu kadar basit deÄŸil! Sorun AkÅŸener’in ifade ettiÄŸi gibi seçilip seçilmeme de deÄŸil. Ne diyor faÅŸist AkÅŸener “Türk milletine yapıldığı gibi…” iÅŸte bütün sorun bu, yani “Türk milletine bir dayatma” yapılıyor. Sorun Türk egemenlik sistemidir.
KılıçdaroÄŸlu’nu deÄŸil de İmamoÄŸlu’nu tercih etmesinin temel nedeni budur. AkÅŸener KılıçdaroÄŸlu’nun seçilmesini Türk egemenlik sistemi için bir tehdit olarak görüyor. Onu “sıtma” ile nitelendirmesinin nedeni budur. KılıçdaroÄŸlu’nunun “Sıtma”sı İmamoÄŸlu Türk ve Sünni KılıçdaroÄŸlu Kürt ve Alevidir. DoÄŸru, KılıçdaroÄŸlu Kürt kimliÄŸini daha en baÅŸtan reddetti.
2012’de Faruk Bildirici’ye verdiÄŸi röportajda “Ailemin Horasan’dan geldiÄŸi söyleniyor. Konya AkÅŸehir’e yerleÅŸiyorlar…Türkmen boyu bunlar” diyerek Kürtlüğünü inkâr etti.
Yetmedi, Dersim yerine sömürgeciliÄŸin ve soykırımın adı olan “Tunceli”yi kullandı. O da yetmedi, FaÅŸist ÅŸef ErdoÄŸan’ın Dersim kırımından söz ettiÄŸi ve yarım ağızla özür dilemeyi gündeme getirdiÄŸi günlerde “Ben Tunceliliyim. O coÄŸrafyadan gelen birisiyim. 1938’de bir acı olay yaÅŸanmıştır. Ama bu acı olayın tarihteki yeri ve konumunu çok iyi deÄŸerlendirmek lazımdır. O coÄŸrafyada isyan olmasın diye özel bir yasa çıkarılmıştır. Dersimliler vergi ödemesin diye. Yine okullaÅŸma oranı baÅŸlatılmıştır. Ama sonuçta o coÄŸrafyada bir isyan çıkmıştır ve isyan bastırılmıştır. Dolayısıyla özür dilemek ya da özür dilememek gibi deÄŸil. O günün koÅŸullarında olan bir olaydır” sözleriyle alenen soykırımı akladı.
KılıçdaroÄŸlu bununla da yetinmedi. Kürt sorununu nasıl çözeceÄŸini ÅŸu sözlerle ifade etti: “Terörle mücadeleyi bunların yaptığı gibi yapmayacağız. Söz veriyorum, o Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana KılıçdaroÄŸlu demesinler.”
Bunların hiçbiri halihazırda Türk egemenlik sistemini elinde bulunduran kontrgerillanın en ırkçı ve faşist kanadını ikna etmeye yetmedi. Bugünkü Türk egemenlik sisteminin bir ayağı Türk ırkçılığı ise diğer ayağı Müslümanlığın Sünni mezhebidir.
KılıçdaroÄŸlu aslını ne kadar inkâr ederse etsin devlet kayıtlarında bir KızılbaÅŸ Kürt olarak tescil edilmiÅŸtir. Bir KızılbaÅŸ Kürdün devlet baÅŸkanı olması her ne ÅŸart altında olursa olsun Kontrgerillanın egemen kanadı için kabul edilmezdir. Onlar nezdinde KılıçdaroÄŸlu’nu istese de istemese de “sıtma”lı yapan onun bu kimliÄŸidir.
Bugünkü şeflik sisteminde cumhurbaşkanı seçilen kişi olağanüstü yetkilerle donatılmıştır. Aslını ne kadar inkâr ederse etsin bir Kızılbaş Kürde bu yetkilerin teslim edilmesi kontrgerillanın egemen kanadı için kabul edilemez bir durumdur. Akşener, egemen kanatlar arasındaki çatışmada kanatlardan biri olarak ortaya çıksa da bu egemen ideolojinin temsilcilerinden biridir. Görevini yerine getirmiştir.
KİŞİSEL BİR TANIKLIK
Denilebilir ki bu abartılı bir değerlendirmedir; buna burjuva klikler arasındaki herhangi bir çatışmadan öte bir anlam biçmemek gerekir. Böyle düşünenlerin Türk burjuva egemenlik sisteminin ırkçı-mezhepçi karakterini yeterince bilince çıkarmadıkları açık.
KızılbaÅŸ Kürtler Türk burjuva ırkçı egemenler için, bu kimliÄŸi taşıyan kiÅŸilerin tutumlarından bağımsız olarak “doÄŸal” düşmanlardır. Böylesi kiÅŸiler ancak derin bir asimilasyonla kimliklerinden arındırılmışlarsa “dost kuvvet” haline gelebilirler. KızılbaÅŸ Kürtler doÄŸdukları anda fiÅŸlenirler. Kendileri deÄŸil geldikleri aile önemlidir. Bunlara devletin temel yönetim kademelerinde görev verilmez. 2006’da “Gaye Operasyonu” denilen faÅŸist polis saldırısı ile tutuklananlar arasındaydım. Dosyada nüfus dairesinden gelen kimlik tespit tutanakları da vardı. Bu tutanaklar arasına “gizli” bilgiler de yanlışlıkla girmiÅŸti. Bu “gizli” bilgilerin hepsi de benim gibi KızılbaÅŸ Kürt ailelerden gelen kiÅŸilerle ilgiliydi.
Resmi nüfus kayıtlarında din hanesine Müslüman yazılsa da “gizli” nüfus kayıtlarında “dini belli olmayanlar” olarak fiÅŸlenmiÅŸtik. KızlıbaÅŸ bir Kürt’seniz doÄŸduÄŸunuz anda fiÅŸlenirsiniz.
KılıçdaroÄŸlu da devlete ne kadar yaranırsa yaransın doÄŸduÄŸu anda fiÅŸlenenlerden biridir. Onu faÅŸist kontrgerillanın egemen kanadı nezdinde “sıtmalı” yapan politik duruÅŸu deÄŸil inançsal ve ulusal kökenidir. “O dini belli olmayan” ne Türk ne Müslüman olan, dolayısıyla iktidar iplerini ele geçirdiÄŸinde ne yapacağı belli olmayan güvenilmezlerden biridir. O istediÄŸi kadar Türkmen kökenli olmasından bahsetsin, Osmanlıdan bu yana KızılbaÅŸ Kürtlerin ne olduÄŸunu Türk egemenleri iyi biliyor.
DEVLET İÇİNDEKİ ÇATLAK
AkÅŸener’in bu hamlesi burjuvazinin ve kontrgerillanın bütününü tutumunu ifade etmiyor. FaÅŸist Türk egemenlik sistemi öyle derin bir kriz içinde ki faÅŸist ÅŸef ErdoÄŸan’a karşı KılıçdaroÄŸlu burjuvazinin bir kanadı için baÅŸlıca seçenek olmaya devam ediyor.
Devlet içindeki çatlak giderek derinleşiyor ve şiddetleniyor. Faşist Akşener aldığı pozisyonla bu çatlağı daha da büyüttü. Bu halk için halk yararına olan bir kavga değildir. Buna karşın burjuva kamplar arasındaki çelişki ve çatışmalar sömürgeci faşist burjuva düzenin teşhiri için yeni imkanlar doğurmaktadır.
KılıçdaroÄŸlu kampının seçimi kazanması ile halkın nefes alacağı fikri ilerici çevrelerde bir hayli yaygın. Bu duygu ve düşünceler 70’lerde azgın faÅŸist saldırılar sırasında Ecevit ve 90’lı yıllardaki vahÅŸi kontrgerilla katliamları döneminde İnönü SHP’si için de geçerliydi. Sonuçları biliniyor, sivil faÅŸist saldırılar ve kontrgerilla katliamları bitmediÄŸi gibi MaraÅŸ ve Sivas katliamları onların iktidar ortağı oldukları dönemde gerçekleÅŸti.
KılıçdaroÄŸlu kampını desteklemek halka nefes aldırmaz ama kriz içindeki sömürgeci faÅŸist burjuva düzeninin nefes almasına imkân yaratabilir. Çünkü seçilmesi halinde KılıçdaroÄŸlu’nun önünde çözmesi gereken baÅŸlıca sorun, odağında Kürt ulusal sorunu olan politik özgürlüktür. Bu sorun da ırkçı sömürgeci faÅŸist Türk egemenlik sistemi reddedilmeden çözülemez. KılıçdaroÄŸlu böyle bir yola girmeyeceÄŸini her defasında aslını yeniden ve yeniden inkâr ederek defalarca gösterdi.
Kürtlerin, işçilerin, kadınların, Alevilerin, gençlerin “nefes” alacağı alan KılıçdaroÄŸlu’nun kanatlarının altı deÄŸil 3. Cephenin, ezilenlerin devrim cephesinin büyütülmesidir. On binlerce insanımızın diri diri enkaz altına gömüldüğü sömürgeci faÅŸist düzen felaketinde bir kez daha ve en acı biçimde görüldü ki örgütsüz halk hiçleÅŸtirilmeye mahkumdur. KılıçdaroÄŸlu’nun kanatları arasında kendine yer arayan sosyalistler de benzeri bir hiçleÅŸtirmeyi bir politik tercih haline getirmektedirler.
Arif Çelebi – 04.03.2023
