Meclis Komisyonu’nun ortak raporuna iliÅŸkin bir deÄŸerlendirme yapan Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan, raporun “Cumhuriyetin nasıl demokratikleÅŸtirileceÄŸine dair de bir yol haritası sunduÄŸu” deÄŸerlendirmesini yaptı ve ekledi: Rapor, demokrasi mücadelesinde yeni süreç için kapı aralayan çok önemli bir adım olarak deÄŸerlendirilmelidir.
Toplumun çeÅŸitli kesimleri tarafından eleÅŸtirilen ve DEM Parti’nin de “ÅŸerh” koyarak “Evet” dediÄŸi Meclis Komisyonu’nun ortak raporuna iliÅŸkin olarak Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan’dan da deÄŸerlendirme geldi.
19 Åžubat tarihini taşıyan deÄŸerlendirmede Öcalan, “Bu rapor, Sn. CumhurbaÅŸkanının ortaya koyduÄŸu iradeyle Sayın Bahçeli’nin çaÄŸrısına benim cevap olmamla İmralı’da baÅŸlayan diyalog sürecinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İlgili tüm tarafların bu gerçekliÄŸi teslim ederek raporun gerektirdiÄŸi yasal ve kurumsal pratik süreci baÅŸlatması, silahın kesin olarak gündemimizden çıkmasını garanti edecektir” dedi.
“İmralı’da yürüttüğümüz diyalog süreci ciddi bir mücadeledir” diyen Öcalan, komisyon raporu için “Komisyonun deÄŸerli üyeleri de oy hesabı yapmadan bu süreci parlamentonun çözümüne sunmuÅŸlardır” yorumunu yaptı.
“Dolayısıyla ortaya çıkan raporu, ÅŸimdiye kadar Meclis komisyonlarının çıkardıkları raporlara benzetmek, atılan adımın tarihsel önemini idrak etmemek demektir” diyen Öcalan, raporla ilgili olarak ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:
“Rapor, demokrasi mücadelesinde yeni süreç için kapı aralayan çok önemli bir adım olarak deÄŸerlendirilmelidir. Bütün siyasal çevreleri ayakları yere basan politikalar üretmeye zorlayacaktır. Gerçeklikten kopuk, dar siyasi gündemlere sıkışıp kalmış çevrelerin ucuz siyaset yapma zeminlerini ellerinden almıştır. Rapora karşı çıkan siyasi partilerin gerçek gündem yerine kendi dar bakış açılarında ısrar etmesi en çok sosyalist çevreleri zorlayacaktır. Bir an önce demokrasi ve özgürlük mücadelesinin gerektirdiÄŸi görev ve sorumlulukla hatalarından dönmeleri her açıdan önemlidir.”
Raporu “bir baÅŸlangıç” olarak tanımlayan Öcalan, “Sonuç alıcı hale gelmesi, gereklerinin pratikte gerçekleÅŸmesi yine mücadeleye baÄŸlı olacaktır. Rapor parlamentonun gündeminde de uzun süre kalabilir, çeÅŸitli çevreler diyalog sürecini sabote etmek için bu süreçten yararlanabilir. Bütün bunlar bizler için ÅŸaşırtıcı olmayacaktır. Ancak eskisi gibi böylesi provokasyon ve saldırılara karşı kırılgan bir durumda deÄŸiliz. DoÄŸru bir yaklaşımla böylesi hamleleri de atlatabiliriz” dedi.
Raporun “Cumhuriyetin nasıl demokratikleÅŸtirileceÄŸine dair de bir yol haritası sunduÄŸu” iddiasında bulunan Öcalan, ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:
“Örgütün sürecin ruhuna uygun adımlar atması içinde bulunduÄŸumuz tarihi anın gereÄŸidir. Demokratik inÅŸa silahla ve çatışmayla deÄŸil, diyalogla ve karşılıklı birbirini anlamayla gerçekleÅŸecektir. Hukuki güvence olduÄŸu müddetçe hiçbir kesim ÅŸiddete, silaha, çatışmaya meyletmez; meyletmesi durumunda da tecrit olmaktan kurtulamaz.
Artık ülke gündemini silahın deÄŸil siyasetin belirleyeceÄŸi bir dönem baÅŸlamış olacaktır. Hukuki güvenceyi saÄŸlayacak olan da demokratik bilinçtir, zihindir. Yürekle, bilinçle sürece sahip çıkılmadıktan sonra hangi hukuk maddesi kimi koruyabilir? Hukuki güvencenin saÄŸlanması önemli bir adımdır. Süreci baÅŸarıya götürecek olan demokratik siyaset çalışmalarıdır.”
“Yine bir norm-dışı güç ortaya çıkacak, anayasayı rafa kaldırıp kendi yasalarını topluma dayatacaktır” diyen Abdullah Öcalan, “Tekrarlıyorum; bu bir sonuç deÄŸil, bir kapı aralamadır. Tarihsel kardeÅŸliÄŸe geri dönülmüştür. Cumhuriyetin kuruluÅŸunda Kürtlerin rolü az deÄŸildir. Ancak bu emeÄŸine ve çabasına sahip çıkmayan Kürt önderleri, zayıf bir örgütlülükle ve tepkisel isyanlarla durumu kurtarmaya çalışmışlardır. Kürt liderleri, baÅŸarısız giriÅŸimlerle kendi sonlarını getirmekten kurtulamamışlardır” dedi.
Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan, “Rapor içeriÄŸi demokrasiye açıktır” iddiasında bulundu ve ekledi: “Parlamentonun büyük bir çoÄŸunluÄŸunun bu sözleÅŸmeyi imzalamış olması konsensüsün ne kadar geniÅŸ olduÄŸunu göstermektedir.
Hiç kimsenin rehavete kapılma lüksü yoktur. Asıl mücadele ÅŸimdi baÅŸlamaktadır. Zor ama baÅŸarının imkân dahilinde olduÄŸu bir sürece girmiÅŸ bulunuyoruz. Son bir yılda yürütülen diyalog sürecinin bir sonucudur bu. Ancak son yüzyıldaki yaraların sarılması için bu ilk adım sadece bir yol haritası sunmaktadır.”
