Misyon farkındalığı | İbrahim Çiçek


Devrim, devrimci ve sosyalist amaçlar, tek tek ve topluca bütün bileşenlerimizden daha büyük. Bunu bir an olsun unutmayalım. Birleşik bir devrimci yol açma çabasının kapsam, önem ve ağırlığını belirleyen de bu. Kolektivize olmak, gündemler, sorunlar, ihtiyaçlar üzerine konuşmak-tartışmak, etkileşime girmek, sentezlemek, ortaya çıkan kolektif sonuçlara sahip çıkarak iradeleşmek, bağlanmak, uyumlu çalışmak, ille de pratikleşmek, birleşik mücadelenin dilini, tarzını ve gereklerini keşfetmek, inisiyatif ile yaratmak, geliştirmek… Bütün bunlar gerçekten zor! Fakat başarılması gerektiğine de kuşku yok!

Bir birleşik mücadele yapısının toplantısı bu. Değişik bileşenlerden görevlendirilmiş ilk defa bir araya gelen bir yoldaşlar topluluğu. Bir yapıda örgütlü olmayan birleşik mücadele için gönüllü sorumluluk alan bir devrimci de katılımcılar arasında. Salonda heyecan ve merak biraz bulanık ama hoş bir gerilim var, düşük yoğunluklu bir resmiyet de yansımıyor değil, özellikle gazi bir yoldaşın yer yer patlayan esprileri, tatlı sataşmaları birleşip yumuşatıyor atmosferi. Sorular, bilgiler, öneriler canlı bir tartışma ortamı iyi bir başlangıç duygusu yaratıyor bende.

Kısa tanıtımla baÅŸlıyor toplantı. 20-30 saniyelik bir zaman içerisinde herkes sırayla kendisini “tanıtıyor”. Gezi-Haziran baÅŸkaldırısının “bu daha baÅŸlangıç” tadında sade bir giriÅŸ. Herkes kolektif çalışma içinde tanıyacak birbirini.

Katılımcıların çoÄŸu omuzlayacakları görev bakımından eÄŸitimli-deneyimli deÄŸil. İstekli oldukları belli, ilgi, merak, anlama çabası yansıyor konuÅŸma ve hareketlerine, ne yapacakları, nasıl baÅŸaracakları konusunda henüz çoÄŸunun bir fikri yok. Hal böyle olunca toplantıdan hemen sonra, hatta toplantıyla birlikte eÄŸitim de baÅŸlamış görünüyor zaten. Gündemin giriÅŸinde okunup tartışmaya sunulan kısa metinde yer alan özellikle ÅŸu cümle sizin de dikkatinizi çeker mi bilemiyorum. Ben çok önemli gördüğüm için sesimin ulaÅŸabileceÄŸi herkes ile paylaÅŸmak istiyorum: “Çalışma grubumuz, dosdoÄŸru birleÅŸik mücadele misyonunu temsil etmektedir.”

“BirleÅŸik mücadele misyonu”! Bunun üzerine hiç düşündük mü veya ne kadar düşündük acaba!?..

Soruyu biraz bilemek istiyorum. Bizzat birleÅŸik mücadelede görev üstlenen, sorumluluk alan bütün bileÅŸenlerden yoldaÅŸlara sormak istiyorum, “birleÅŸik mücadele misyonu” diye kavramsal bir mantalite, bir hakikat var mı? Bunun anlam ve önemi üzerinde durmaya, düşünsel bakımdan yoÄŸunlaÅŸmaya, beyin fırtınaları yapmaya çokça ihtiyacımız var. Daha anlaşılır olması için cümlenin önüne ve arkasına da bakalım: “Misyonumuz gereÄŸi, bizler birleÅŸik mücadeleyi oluÅŸturan bileÅŸenlerimizi temsilen bir araya gelmiÅŸ deÄŸiliz. Çalışma grubumuz, dosdoÄŸru birleÅŸik mücadele misyonunu temsil etmektedir. Bizi bu büyük sorumluluk yönetecektir. BirleÅŸik mücadele, bizim durumumuzda kolektivizm, uyumlu çalışmak, birleÅŸik mücadelenin dilini, tarzını ve gereklerini yerine getirmek, geliÅŸtirmektir.”

Öncelikle kabul etmek ve vurgulamak gerekir ki, birleÅŸik mücadeleyi oluÅŸturan yapılarımızın diÄŸer sahalardaki bütün etkinliklerinden ayrı olarak birleÅŸik mücadele çalışmalarında görev ve sorumluluk alan devrimciler, bu konumları nedeniyle daha özel bir yerde durmaktadırlar. Bu özel durumun, konumun yüklediÄŸi “misyon” bilincinin derinliÄŸi, netliÄŸi baÅŸarıyı hazırlayacak temel bir etkendir.

BirleÅŸik mücadele “misyon” bilinci, halet-i ruhiyesi baÅŸarı ve zafer istek ve tutkusundan çıkıyor, apaçık ki geçmiÅŸle deÄŸil, yakın gelecek ile, “hemen ÅŸimdiyle” ilgili. Daha kısa bir devrimci yol arayışı ve yönelimi olduÄŸu içindir ki, birleÅŸik mücadele “misyonu” geçmiÅŸle gelecek arasında yeni bir devrimci köprü kurma, yaratılmış, kazanılmış devrimci deÄŸerleri sahiplenme ve iz sürme iliÅŸkileniÅŸidir. Elbette birleÅŸik mücadele dışında da her devrimci yapının taşıma iddiasında olduÄŸu bir sorumluluktur bu. Devrimci amaçlara ulaÅŸmak için daha kısa ve yeni bir devrimci yol arayışı, ayrı ayrı yollardan yürünerek henüz baÅŸarılamayanın birlikte baÅŸarılabileceÄŸi devrimci öngörüsü, umut ve çabası, geliÅŸen inancı bu. BileÅŸenlerimizin her biri kendi yordamınca mücadeleyi sürdürüyor, saygımız da, deÄŸeri de büyük. Ama birlikte yeni bir devrimci yol açma birleÅŸik iradesi de onlara ait, bu da çok deÄŸerli ve bütün birleÅŸik mücadele örgütlenmelerine ve irili ufaklı görev omuzlayan bütün kadro ve aktivistlere yüklediÄŸi sorumluluk, misyon daha da büyük.

Bilinci ve moral-manevi deÄŸeriyle buzlu karın altından başını uzatan o yaÅŸam ateÅŸinin ışıltılı sıcak güzelliÄŸine benziyor birleÅŸik mücadele misyonu. “Karlı buz” devrimci tarihimizin en zayıf, en geri, en kör, dar mezhepçi yanlarıdır. Bunlar tarihsel ve nesneldir, ÅŸurada daha fazla burada daha az olması, yansıması, öznelliklerle birleÅŸmesi kendi başına çok önemli de deÄŸil. Kaldı ki ayaklarımızı basacağımız azımsanamayacak birikmiÅŸ deneyimlerimiz de var. Åžurada burada bu yeni arayışın filiz sürdüğünü, buzun kırılmakta olduÄŸunu görmek ne güzel! İlk giriÅŸimlerin istenen sonuçları üretmekte baÅŸarılı olmayışı, bu kısa deneyimden öğrenme, sonuçlar çıkartma ve tekrar ileri atılma güç ve tutkusu, kararlılık ve iradesi gösterilebildiÄŸine göre sorun deÄŸil!

Yakın gelecek açısından bakıldığında henüz her ne kadar yeniyse de, henüz istenen düzeyde ilgi odağı deÄŸilse de henüz örgütlenmesi ve eylemli varoluÅŸuyla kendisini çok güçlü bir ÅŸekilde gösteremiyorsa da en önemli devrimci “ÅŸans” olması nedeniyle deÄŸeri de önemi de “cürmüyle kıyaslanmayacak kadar” büyük! Bu onun ileriyi, yeniyi, devrimci geleceÄŸi temsil etme gücünden geliyor.

Devrimci hareketimizin devrimci kazanımlarından asla vazgeçmeksizin politika tarzı, örgütlenme tarzı, kitlelerle iliÅŸkileniÅŸ hakeza devrimci yapıların birbirleriyle iliÅŸkileniÅŸi bakımından devrimci bir deÄŸiÅŸime ihtiyacı olduÄŸu gerçeÄŸini kim inkar edebilir ki?! “BirleÅŸik mücadele” devrimci hareketimizin elindeki en önemli “deÄŸiÅŸtirici”sidir. Böyle olduÄŸu içindir ki, bu cephede çalışan yoldaÅŸlar aynı zamanda devrimci hareketimizin ihtiyaç duyduÄŸu devrimci deÄŸiÅŸimi bilfiil gerçekleÅŸtirme çalışmasının içerisindedirler. Bu da misyonun ne denli büyük bir sorumluluk yüklediÄŸini gösterir bize. BirleÅŸik mücadele yapılarında yer alan kadrolar, aktivistler içerisinden geldikleri yapıların bilgi ve deneyimlerini karşılıklı rezonansa sokuyorlar, etkileÅŸim içerisinde bilgi ve deneyimlerini birleÅŸtirip ve zenginleÅŸtirip sentezleyerek dönüştürüyorlar.

“Misyonumuz gereÄŸi, bizler birleÅŸik mücadeleyi oluÅŸturan bileÅŸenlerimizi temsilen bir araya gelmiÅŸ deÄŸiliz.” Ama geldikleri yapılar tarafından birleÅŸik mücadele misyonuyla görevlendirildiler! BirleÅŸik mücadele misyonunun anayasal kaynağıdır bu! Ve devrimci geliÅŸmenin ihtiyaçlarına ve gereklerine yanıt olma iddiasının tezahürü. İşte sımsıkı tutulması gereken halka burasıdır.

Devrim, devrimci ve sosyalist amaçlar, tek tek ve topluca bütün bileşenlerimizden daha büyük. Bunu bir an olsun unutmayalım. Birleşik bir devrimci yol açma çabasının kapsam, önem ve ağırlığını belirleyen de bu. Kolektivize olmak, gündemler, sorunlar, ihtiyaçlar üzerine konuşmak-tartışmak, etkileşime girmek, sentezlemek, ortaya çıkan kolektif sonuçlara sahip çıkarak iradeleşmek, bağlanmak, uyumlu çalışmak, ille de pratikleşmek, birleşik mücadelenin dilini, tarzını ve gereklerini keşfetmek, inisiyatif ile yaratmak, geliştirmek… Bütün bunlar gerçekten zor! Fakat başarılması gerektiğine de kuşku yok!

*İbrahim Çiçek’in BirleÅŸik Mücadele Güçleri sitesinde yer alan yazısına ulaÅŸmak için tıklayınız.