İşbirlikçi Türk egemen sınıflarının Millet İttifakı bloku bu süreçte iç krizini çözerken emekçi solu yedekleyen ve araçsallaÅŸtıran bir politik atraksiyon da yaptı. CHP lideri Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun sofrayı büyütme esprisini Sol Parti ve TİP ziyaretleriyle somutladı. Seçimler sürecinde CHP angajmanıyla Millet İttifakı’na yedeklenmeye meyyal ve hazır bir emekçi sol hareketin varlığı bu uÄŸrakta bir kez daha görüldü.
Her gerçek ve kurgusal hikayenin düğüm ve çözüm noktaları vardır. Millet İttifakı’nın 6’lı masa adlı hikayesinde bir düğüm daha çözüldü. FaÅŸist Meral AkÅŸener ortaklarına kendi taleplerini dayattı ve kabul görmeyince masayı terk etti. 72 saat sonra kirli pazarlıklar sonucu AkÅŸener tükürdüğünü yaladı ve ittifak masasına döndü. Uzun ve son krizli bir sürecin ardından Millet İttifakı cumhurbaÅŸkanı adayını belirledi ve kamuoyuna ilan etti.
Ancak bu aÅŸamaya gelene kadar tam ve yalın bir burjuva siyaset draması yaÅŸandı. Bir yandan can-ciÄŸer kuzu sarması kıvamında ortak amaçta kaynaÅŸma görüntüleri ve bol retorikli anlatımlar, diÄŸer yandan birbirine çelme atmalar, hakaretler/sövmeler ve zayıflatma pratikleri bir madalyonun iki yüzü gibi dönüp durdu. Sayın-ÅŸerefsiz hitaplarına kısa devre geçiÅŸler, iÅŸbirlikçi Türk burjuva siyasetinin klasiÄŸi olarak bir kez daha baÅŸatlaÅŸtı. KılıçdaroÄŸlu’na sıtma/mikrop diyen AkÅŸener iktidar ortaklığını kaybetmemek için sıtmaya razı oldu. CumhurbaÅŸkanlığı adaylığını aldıktan sonra Meral AkÅŸener’e övgüler dizen Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun tavrı aynı burjuva ilkenin geçer akçe olduÄŸunu kanıtladı. Berbat bir burjuva pragmatizmi ve Türk burjuva siyasetinin alamet-i farikalarından biri olan at pazarlığı tarzı bütün zenginliÄŸiyle gerçekleÅŸti. Türk burjuva sınıfının çıkarları ittifakından baÅŸka bir ÅŸey olmayan Millet İttifakı içinde cereyan eden olası bir iktidardan en iyi payı kapma isteÄŸi olarak baÅŸlayan gerilim ve kriz bir ayak kaydırma operasyonu giriÅŸimine deÄŸin vardı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını ve tarihini yazma iddiasıyla bir araya gelen müesses nizamın eski ve yeni çeÅŸitli siyasal meÅŸrepten burjuva partileri daha iktidar olmadan siyasal rant dalaşıyla birbirine girdi. Millet İttifakı’nın ikinci büyük partisi konumundaki İYİP lideri gedikli faÅŸist Meral AkÅŸener, CHP liderine ağır hakaretler etmekle yetinmedi, İstanbul ve Ankara büyükÅŸehir belediye baÅŸkanlarına cumhurbaÅŸkanlığı adaylığı çaÄŸrısı yaptı. Açıktan CHP’yi yarma hareketinde bulundu.
Meral AkÅŸener’in Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun adaylığını engelleme giriÅŸimi bir devlet refleksi ve operasyonuydu. Bir nevi faÅŸist devlet vetosuydu. AkÅŸener sadece Millet İttifakı’nda iç pazarlıklar yürütmüyordu. Aynı zamanda egemen ve muktedir sermaye ve devlet mahfilleriyle de türlü pazarlıklar sürdürüyordu. BeÅŸli Çete olarak anılan sermaye grubunun temsilcileriyle yaptığı pazarlık ve görüşmeler bu sürecin açığa çıkan bir yanıdır. Daha fazla kirli ve gizli pazarlığın yapıldığına kuÅŸku yoktur. M. AkÅŸener kontrgerilla tedrisatından geçmiÅŸ ve bunu içiÅŸleri bakanlığı göreviyle mühürlemiÅŸ, devlete rüşdünü ispatlamış ülkücü faÅŸist devlet siyasetçisidir. FaÅŸist devletin meÅŸrebine ve ihtiyacına uygun bir cumhurbaÅŸkanı adayı bu devlet siyasetçisinin temel amacı olarak vuku bulmuÅŸtur. M. AkÅŸener’in devletin başına gelecek en uygun siyasetçi profilleri olarak Mansur YavaÅŸ ve Ekrem İmamoÄŸlu’nda ısrar etmesi bu nedenledir. Kemal KılıçdaroÄŸlu yerine devlet geleneÄŸine uygun Türk, Sünni ve devletlu siyasetçi profiline uyan Ankara ve İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanlarının aday olarak önerilmesi ve dayatılmasına sadece İYİP’in talebi olarak bakılamaz. Ancak bu ahlaksız teklif reel politiker siyasetçiler olan Mansur YavaÅŸ ve Ekrem İmamoÄŸlu tarafından bir siyasal kariyer pazarlığı olarak ele alındı. Her iki burjuva siyasetçi de CHP desteÄŸi olmadan ve üstelik CHP genel baÅŸkanına karşı cumhurbaÅŸkanı adayı olmayı siyasal gelecekleri için uygun bulmadı. Bu uÄŸrakta İYİP ciddi bir iç kriz ve yıpranma kulvarına yuvarlandı. Dahası devletin kontrgerilla kanadının partilerinden biri olan İYİP’in ittifak dışı kalması faÅŸist rejimin bekası bakımından sorundu. Sömürgeci faÅŸist rejim için en rasyonel seçenek İYİP’in masada olmasıydı. Zira Millet İttifakı’nın kontrgerilla partisi İYİP’ti. MHP’nin Cumhur İttifakındaki asli misyonu ne ise İYİP’in Millet İttifakı’ndaki siyasal misyonu da oydu. İYİP’in çekildiÄŸi “ittifak boÅŸluÄŸu”nun bir biçimde HDP’yle dolması riski vardı. İşte bu momentte bir dizi arabulucu devreye girdi. İktidar pazarlıklarının dolaylı ve dolaysız sürmesini saÄŸladı. Aynı süreçte K. KılıçdaroÄŸlu Sol Parti ve TİP’i ziyaret ederek Millet İttifakını soldan tahkim etme atraksiyonlarıyla güçlendirme ve geniÅŸletme tavrını ortaya koydu. Müstakbel iktidar sofrasını büyütmeden söz etti. FaÅŸist İYİP açısından yeni bir durum ve pazarlık koÅŸulları kendini dayattı. Üç günlük süreçte Meral AkÅŸener yeni oluÅŸan toplam tabloyu devletteki efendileriyle deÄŸerlendirdi. Millet İttifakıyla attığı köprüyü yeniden kurma yolunu seçti. Tam bir tornistan yaptı. AkÅŸener 6 Mart akÅŸamı Saadet Partisi Genel merkezinde yapılan toplantıya katıldı. Bu toplantı da yapılan pazarlıklar sonunda yeni bir anlaÅŸmaya gidildi.
BeklendiÄŸi gibi Kemal KılıçdaroÄŸlu Millet İttifakı’nın cumhurbaÅŸkanı adayı ilan edildi. CumhurbaÅŸkanının güçlendirilmiÅŸ parlamenter sisteme geçiÅŸ süresi boyunca devleti nasıl yöneteceÄŸi 12 maddelik bir mutabakat anlaÅŸmasıyla belirlendi. Tüm siyasi parti liderlerinin cumhurbaÅŸkanlığı yardımcısı olarak görev yapacağı bu yönetim tarzında kararların kolektif alınıp uygulanması prensibi benimsendi. Bir nevi Devlet Konseyi yönetimi olarak varlık kazanacak olan 12 maddelik anlaÅŸmayla yönetim prosedürü belirlendi.
İttifak masasını devirerek K. KılıçdaroÄŸlu’nun adaylığına karşı açık bir mücadele yürüten ve karşısına M. YavaÅŸ ve E. İmamoÄŸlu seçeneklerini çıkartan M. AkÅŸener, belli ölçüde amacına ulaÅŸtı. Önceden 6 partinin üzerine anlaÅŸtığı 11 maddelik GüçlendirilmiÅŸ Parlamenter Sisteme geçiÅŸte cumhurbaÅŸkanlığının iÅŸleviyle ilgili Mutabakat Metnine 12. maddeyi ekletti. Böylece Millet İttifakı’ndaki kriz at pazarlığıyla sona erdi.
Tüm kriz ve kısmi yıpranmalara raÄŸmen Komando Meral’in istediÄŸini elde ettiÄŸini söylemek mümkündür. Zira cumhurbaÅŸkanlığı mutabakat metnine eklenen 12. madde AkÅŸener’in temsilcisi olduÄŸu tüm egemen sınıf bölüklerinin, faÅŸist devletin ve İYİP’in somut bir kazanımı olmuÅŸtur. Bu ÅŸartlı anlaÅŸmayla K. KılıçdaroÄŸlu’nun yanına ülkücü faÅŸist M. YavaÅŸ ve onun kadar Türk milliyetçisi E. İmamoÄŸlu dahil edilerek müstakbel iktidar dengesi tesis edilmiÅŸtir. DiÄŸer bir anlatımla bu iki devlet siyasetçisi faÅŸist devlet düzeninin emniyet sigortası olarak konumlandırılmıştır. Olası CumhurbaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu adeta çifte kayyum vesayetine alınmıştır. İcra görevleriyle iktidarın ve yönetimin paydaşı kılınmıştır. FaÅŸist diktatörlük rejiminin ihtiyaç duyduÄŸu bir yönetim mekanizması oluÅŸturulmuÅŸtur.
İşbirlikçi Türk egemen sınıflarının Millet İttifakı bloku iç krizini çözerken emekçi solu yedekleyen ve araçsallaÅŸtıran bir politik atraksiyon da yaptı. CHP lideri Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun sofrayı büyütme esprisini Sol Parti ve TİP ziyaretleriyle somutladı. Seçimler sürecinde CHP angajmanıyla Millet İttifakı’na yedeklenmeye meyyal ve hazır bir emekçi sol hareketin varlığı bu uÄŸrakta bir kez daha görüldü. KılıçdaroÄŸlu’nun adaylığının ilan edilmesinden sonra baÅŸta TİP olmak üzere emekçi solun reformist bölükleri KılıçdaroÄŸlu üzerinden Millet İttifakı’nı destekleme tavrını örgütlemeye baÅŸladı. Kimi TİP’lilerin “bir oy KılıçdaroÄŸlu’na bir oy TİP’e” kampanyası baÅŸlatması bu sol yedeklenme ve burjuva siyaset kuyrukçuluÄŸunun somut ifadesidir. HDP EÅŸ Genel BaÅŸkanı Mithat Sancar’ın KılıçdaroÄŸlu daveti benzer bir jesti içeriyor. KılıçdaroÄŸlu emekçi solun geniÅŸ reformist bölüklerinin bu zayıf, özgüvensiz ve sinik halini görüyor. CHP’ye angaje emekçi sol partiler dolayımıyla emekçi sol hareketin en geniÅŸ desteÄŸini almayı umuyor ve istiyor. Bu baÄŸlamda KılıçdaroÄŸlu’nun Millet İttifakının siyasal hegemonyasını büyütmek ve iktidar hedefine varmak için gerekli politik esnekliÄŸi ve pragmatizmi göstereceÄŸi kuÅŸkusuzdur. FaÅŸist Meral AkÅŸener Millet İttifakı’ndaki krizin çözümünün ardından yaptığı açıklamalarda koÅŸullu biçimde HDP’yi yedeklemeyi CHP’ye ihale etmiÅŸtir. Ölüm ve sıtma mecazı tamda emekçi sol hareketin bugün karşı karşıya kaldığı durumu betimliyor. Emekçi sol hareket ölüme de sıtmaya da razı olmak zorunda deÄŸil. Millet İttifakı’nın halklarımıza vaat ettiÄŸi bir burjuva ilerici-demokratik programı yok. İttifakın islamcı, faÅŸist, liberal, düzen solu ve burjuva sınıfsal karakteri ve tarihsel-güncel suçları ortadadır. Emekçi sol harraket bunları bile bile Millet İttifakını destekleyemez, desteklememelidir. Bunu yapmak tam bir siyasal yenilgi, kuyrukçuluk ve ideolojik teslimiyet olacaktır. Emekçi solun bu tarihsel uÄŸrakta yapması gereken ÅŸey ezilenlerin birleÅŸik cephesini örgütlemek, halklarımızın mücadele kutbu haline gelmek ve seçeneÄŸini yükseltmektir.
Göksu ÇaÄŸan – ETHA – 09.03.2023
