Meral AkÅŸener’in ‘muhalefeti’! | Arzu Demir

Meral AkÅŸener bir faÅŸisttir ve faÅŸist bir partinin baÅŸkanıdır. Ayrıca o vakti zamanında devlet  olmuÅŸ bir faÅŸisttir. Türk devletinin suç makinesi olan İçiÅŸleri Bakanlığı koltuÄŸunda oturmuÅŸtur. 8 Kasım 1996 ile 30 Kasım 1997 yılları arasında İçiÅŸleri Bakanlığı yapmıştır. Görevi kontrgerilla ÅŸefi Mehmet AÄŸar’dan almış ve asla onu aratmamıştır. Döneminde polis müdürlüklerinde iÅŸkence tezgahları harıl harıl çalışmıştır. Bugün Gemlik Yürüyüşü’nün ardından “gereken yapılmalı” derken, bakan olduÄŸu dönemde “gereken”i layıkıyla yapmıştır. Bugün iÅŸkenceyi, iÅŸkencecileri savunurken, o gün iÅŸkenceyi uygulamıştır.

Gördük ki, Meral AkÅŸener’in “demokratlığı”, “muhalifliÄŸi”, “özgürlükçülüğü” Gemlik’e kadarmış.

İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin son bulması için 12 Haziran’da yapılan Gemlik Yürüyüşü’nün İstanbul ayağında Kadıköy’de gerçekleÅŸen polis ÅŸiddetini az bulmuÅŸ olacak ki, “Kadınlar Günü’nde bile gösteriye izni vermeyenlerin ilginç bir ÅŸekilde göz yumduÄŸu Kadıköy’deki terör propagandasında, polisimize yapılan çirkin saldırıyı ÅŸiddetle kınıyorum” dedi.

O gün Kadıköy’de demokratik haklarını kullanmak isteyen HDP milletvekilleri, üye ve yöneticileri, devrimci partilerin, örgütlerin baÅŸkanları, temsilcileri polisin sokak ortasında iÅŸkencesine maruz kaldı. 70 kiÅŸi gözaltına alındı, HDP Kadıköy İlçe EÅŸbaÅŸkanı Koray Türkay ve SGDF üyesi İsmail Temel tutuklandı. Kadın milletvekilleri özel olarak hedef seçildi, taciz edildi, küfür ve hakaret dolu saldırıya uÄŸradı. HDP Milletvekili AyÅŸe Acar BaÅŸaran’ın polis saldırısı sırasında defalarca dediÄŸi gibi, halk iradesinin karşısına Süleyman Soylu’ya (kısa adıyla SS) yakışır ÅŸekilde “tam bir çete başı” gibi davranan polisler çıkarıldı.

Hal böyleyken, Meral AkÅŸener, AKP’ye “muhalefet edeceÄŸim” diye sanki polis saldırmamış gibi göstererek bir gerçeÄŸi çarpıtmaya çalışırken, aslında özünü de hatırlatıyor. Bu öyle bir öz ki, her fırsatta kendini gösteriyor, “güçlendirilmiÅŸ parlamenter sistem” maskesi bile bu faÅŸist gerçeÄŸi gizlemeye yetmiyor.

Meral AkÅŸener, hızını alamıyor, “Huzurumuz için çalışan evlatlarımıza el kaldıranlar için acilen gerekli adımların atılmasını bekliyoruz” diyerek polislere, savcılara, talimat veriyor.

İçiÅŸleri Bakanı olduÄŸu günlerdeki gibi davranıyor. İktidarda olsa, SS’in aynası olacak. SS de DBP EÅŸ Genel BaÅŸkanı ve Milletvekili Saliha Aydeniz’i hedef aldı, “Gerekli suç duyurusu yapılıyor” diyerek polise, yargıya “harekete geçin” dedi.

Meral AkÅŸenir’in ne farkı var SS’den?

İktidar farkı.

Biri iktidarda, biri olmak istiyor.

Biri iktidarın gücüyle yapıyor. Diğeri yeniden iktidar olmanın arzusu ile yapmak istiyor.

Biri, düzenin bekaasını içeriden, Saray’dan koruyor. DiÄŸeri, içeriye girme arzusuyla dışarıdan.

Ortak noktaları net: Faşist olmak.

İstanbul SözleÅŸmesi’ni savunan tutumu nedeniyle, Meral AkÅŸener’den “kadınların yolunu aydınlatan bir siyasetçi” yaratma çabası olmuÅŸtu kimi liberal yazarlarda.

O zaman da yazmıştım; ÅŸimdi de aynı sözümü tekrarlıyorum: “Sırf tarihin ÅŸu anında ErdoÄŸan karşıtı diye faÅŸist bir partinin liderini, kadın özgürlük mücadelesinin öznesi haline dönüştüremezsiniz.”

ErdoÄŸan’ın muhalifi olmak AkÅŸener’i “demokrat” yapmaz.

Çünkü Meral Akşener bir faşisttir ve faşist bir partinin başkanıdır.

Ayrıca vakti zamanında devlet olmuş bir faşisttir.

Türk devletinin suç makinesi olan İçiÅŸleri Bakanlığı koltuÄŸunda oturmuÅŸtur. 8 Kasım 1996 ile 30 Kasım 1997 yılları arasında İçiÅŸleri Bakanlığı yapmıştır. Görevi kontrgerilla ÅŸefi Mehmet AÄŸar’dan almış ve asla onu aratmamıştır. Döneminde polis müdürlüklerinde iÅŸkence tezgahları harıl harıl çalışmıştır. Bugün Gemlik Yürüyüşü’nün ardından “gereken yapılmalı” derken, bakan olduÄŸu dönemde “gereken”i layıkıyla yapmıştır. Bugün iÅŸkenceyi, iÅŸkencecileri savunurken, o gün iÅŸkenceyi uygulamıştır.

Bu faÅŸistin bakan olduÄŸu dönemde, gözaltına alınan gazeteci Asiye Zeybek, 13 gün boyunca gözaltında ağır iÅŸkencelere maruz kaldı. O’na yapılan iÅŸkencelerden biri de tecavüzdü. Bu suçun failleri, AkÅŸener’in polisleriydi. Asiye Zeybek’in yanı sıra aynı siyasi soykırım saldırısında gözaltına alınan Sultan Seçik ve Birsen Kaya da çok ağır iÅŸkencelere maruz kaldı. Sevgili Sultan’ı çok genç yaÅŸta kanser hastalığı nedeniyle 27 Åžubat 2016 tarihinde kaybettik.

Meral AkÅŸenir’in Gemlik Yürüyüşü ile ilgili açıklaması, 6’lının “güçlendirilmiÅŸ parlamenter sistem”inin “demokrat”lığının da Gemlik’e kadar olduÄŸunu gösterdi. FaÅŸist ÅŸeflik rejiminin 17 Nisan’da Güney Kürdistan’da baÅŸlattığı iÅŸgal saldırısı karşısında CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu da “Allah bu mübarek ayda, MehmetçiÄŸimizin ayağına taÅŸ deÄŸdirmesin” sözüyle “demokrat”lığının sınırlarını çizmiÅŸti. O sınırda elbette, baÅŸta Kürt halkı olmak üzere Türk devletinin gadrine uÄŸramış ezilenlerin talepleri yok.


Arzu Demir – ETHA – 16.06.2022