Leyla Zana için iddianame: ‘Düşman devletlerden ödül aldı’

Eski milletvekili Leyla Zana hakkında hazırlanan iddianamede, uluslararası kuruluÅŸlardan aldığı ödüller “suç unsuru” olarak yer aldı. Dava, 7 Eylül 2023’te görülecek.

Siyasetçi Leyla Zana hakkında, Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Milletvekili olduÄŸu dönemde yaptığı konuÅŸmaların “terör örgütü propagandası” olarak deÄŸerlendirildiÄŸi iddianamede, Zana’nın uluslararası kuruluÅŸlardan aldığı ödüller de Türk Ceza Kanunu’nun 325/1 maddesi gereÄŸi “suç” olarak gösterildi.

İddianamede yer alan “Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü” baÅŸlıklı ceza kanunu maddesinde, “Türkiye ile savaÅŸ halinde bulunan bir devletten akademik derece veya ÅŸeref, unvan, niÅŸan ve diÄŸer fahri rütbe veya bunlara ait maaÅŸ veya baÅŸka yararlar kabul eden vatandaÅŸa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir” ifadeleri yer alıyor.

‘TÜRKİYE HANGİ ÜLKELER İLE SAVAÅž HALİNDE?’

Konuyla ilgili konuÅŸan Leyla Zana’nın avukatı İbrahim Çeliker, Türkiye’nin hangi devletlerle savaÅŸ halinde olduÄŸunu sordu.

Çeliker, “Türkiye hangi ülkelerle savaÅŸ halinde? Biz bunu bilmiyoruz. Sayın Zana’nın aldığı hangi ödül suç kaynağı olabilir? Türkiye hangi ülkeye savaÅŸ açmış durumda? Bunların açıklanması gerekiyor. Sayın Zana’nın aldığı bahse konu ödüller, insan hakları üzerine Avrupa ülkelerinden ve Amerika’dan verilen ödüller” dedi.

Leyla Zana, 1994 yılında Thorolf Rafto ödülünü insan hakları alanında aldı. Barış ve halkların hak mücadelesi için yürüttüğü siyasetten dolayı, 1995 yılında, Avrupa Konseyi tarafından Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü. Aynı yıl Aachen Barış Ödülünü ve Bruno Kreisky Ödülünü alan Zana, 1998 yılında Amerika İnsan Hakları DerneÄŸi’nden Serbestlik Madalyası aldı.

Zana, 2004 tarihinde Paris Belediye BaÅŸkanı Bertrand Delanoë tarafından Paris Åžehri Gümüş Madalyasını aldı. Ayrıca Fransa’da Paris, İsviçre’de Cenevre ÅŸehirleri tarafından “Onursal VatandaÅŸ” seçildi. 2010 yılında da Mele Mustafa Barzani ödülü alan Zana, uluslararası birçok kurum tarafından ödüle layık görüldü.

İDDİANAMEDE ORHAN DOĞAN VE VEDAT AYDIN DA VAR

İddianamede eski DEP milletvekili Orhan DoÄŸan ve 1991 yılında öldürülen HEP Diyarbakır İl BaÅŸkanı Vedat Aydın’ın anma programlarına katılmanın suç olarak gösterilmesine iliÅŸkin ise avukat İbrahim Çeliker ÅŸunları söyledi:

“Savcılık Orhan DoÄŸan ve Vedat Aydın’ı PKK/KCK üyesi olarak deÄŸerlendiriyor. Bu isimlerin anılmasını da bir suç unsuru olarak görüyor. Oysa Orhan DoÄŸan yıllarca Leyla Zana ile cezaevi yatmış ve milletvekilliÄŸi yapmış bir Kürt siyasetçidir. Vedat Aydın faili meçhul cinayete kurban gitmiÅŸ bir Kürt aydınıdır.”

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ HEDEF ALAN YORUM’

Leyla Zana’nın milletvekili olduÄŸu dönemlerde yaptığı 5 konuÅŸmasının “terör örgütü propagandası” olarak gösterildiÄŸini ifade eden Çeliker, Zana’nın Kürtçe konuÅŸmasına odaklanıldığı deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Çeliker, “Savcının üzerinde durduÄŸu temel nokta Sayın Zana’nın Kürtçe konuÅŸmasıdır. İddianamede Kürtçe konuÅŸtuÄŸuna dair özel bir ibare bulunmaktadır. Bunu da bir kabahat ve isnat edilen suça bir delil olarak vurguluyor; terör örgütü propagandası yapmak suçu. Barış, kardeÅŸlik ve demokrasi alanlarında yapılan konuÅŸmalardan cımbızlanan ifadeler var. ‘Kürdistan’, ‘ÅŸehit’ ve ‘deÄŸer’ kelimeleri kullanılmış, Kürtçe konuÅŸmuÅŸ. Suç isnadı yapılacak kavramlar deÄŸil bunlar. Cımbızlayarak bu ifadeleri propagandaymış gibi kullanmak büyük haksızlıktır. KonuÅŸmaların esas amacı çatışmalı durumun sonlandırılmasıdır. İfade özgürlüğünü hedef alan, anayasayı ve uluslararası sözleÅŸmeleri hiçe sayan bir yorumlama tarzıdır bu. Sayın Zana hiçbir zaman ÅŸiddeti övmemiÅŸ, barış gelsin diye mücadele etmiÅŸ, bedel ödemiÅŸ bir siyasetçidir” dedi.

İDDİANAMEDE ‘ANLAÅžILMIYOR’ İBARESİ

Çeliker, iddianamenin birçok yerinde “anlaşılmıyor” ibaresinin geçmesini, düzgün bir çözümlemenin yapılmamasına ve eksik bir soruÅŸturmanın yürütülmesine baÄŸladı.

Leyla Zana’ya açılan dava 7 Eylül 2023 tarihinde görülecek. (Artı Gerçek)