Kobane davası: Sebahat Tuncel, HDP’yi Prometheus benzetti

Kobanê davasının bugünkü duruÅŸmasında konuÅŸan DBP önceki dönem EÅŸ Genel BaÅŸkanı Sebahat Tuncel, HDP’yi Prometheus benzetti, “O yeni bir süreci baÅŸlattı. HDP de Türkiye’de mevcut gidiÅŸe, insan hak ve özgürlükleri konusunda yaÅŸanan sorunlara, Kürt sorununun çözümsüzlüğüne ‘dur’ dedi. AteÅŸi tüm halka yaymaya çağırdı. Burada yargılanıyor olmamızın sebebi de bu” diye konuÅŸtu. Davanın bugünkü oturumu tamamlandı. DuruÅŸmaya 25 Ekim pazartesi günü devam edilecek.

IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşı Türkiye halklarının 6-8 Ekim 2014 tarihinde gösterdiÄŸi direniÅŸin yargılanmak istendiÄŸi davaya devam ediliyor.

Aralarında HDP EÅŸ Genel BaÅŸkanları Figen YüksekdaÄŸ ve Selahattin DemirtaÅŸ, dönemin MYK üyeleri ve milletvekillerinin de bulunduÄŸu 21’i tutuklu 108 kiÅŸi hakkındaki davanın bugünkü duruÅŸması Sincan Hapishanesi Kampüsü’nde baÅŸladı.

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen duruÅŸmaya HDP milletvekilleri, HDP Mersin ve Ankara il, ilçe üye ve yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda avukat ve izleyici katıldı. Sincan Hapishanesi’nde tutulan siyasetçiler duruÅŸma salonunda hazır bulunurken, farklı hapishanelerde rehin tutulan HDP’li siyasetçiler, Ses ve Görüntü BiliÅŸim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla baÄŸlandı.

Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ilk olarak söz alan eski milletvekili ve TJA aktivistlerinden Ayla Akat Ata, tutukluluk durumuna dair konuştu.

‘KONJONKTÜR DEĞİŞİNCE SUÇ DA DEĞİŞİYOR’
Kendisi üzerinden çözüm süreci ve kadın barış mücadelesinin hedef alındığını kaydeden Ata, 2013 yılında İmralı Hapishanesi’ne giden ilk heyette yer aldığını hatırlattı. O süreçte attığı twitlerin bugün suç olarak görülmesine tepki gösteren Ata, “Türkiye’deki konjonktür deÄŸiÅŸince suç unsuru da mı deÄŸiÅŸiyor. EÄŸer bir takım eylem ve söylemler içinde bulunduysak o gün yargıya taşınmayıp bugün yargı konusu olması kafamızda soru iÅŸaretleri bırakıyor” dedi.

SEÇİM ÇALIŞMASINA KATILMAK SUÇ!
Dosyaya sonradan eklenen 3 ekin tutukluluÄŸuna devam gerekçesi yapıldığını hatırlatan Ata, dosyaya eklenen iddialar arasında bulunan, Kobanê’ye giden heyette yer aldığı yönündeki iddiaların yalan olduÄŸunu söyledi. Tutuklamaya gerekçe yapılan diÄŸer ekin seçim çalışmalarına ait olduÄŸunu kaydeden Ata, “Seçim propagandası yapmak için Urfa’nın bir ilçesine gitmemiz tutuklanma gerekçesi yapıldı. Orada yalnızca seçim propagandası yapan arkadaÅŸların yanında bulunuyor ve konuÅŸma bile yapmamıştım. Ama orada bulunmam tutuklanma gerekçesi yapılıyor. Anayasa’da güvence altında olan seçim propagandasına katılmam suç sayılmış. Ayrıca Avrupa’dan gelen sol sosyalist partilerin bizi ziyaretindeki toplantıya katılmam suç sayılmış” diye konuÅŸtu.

‘YENİ BİR İDDİANAME Mİ HAZIRLANACAK’
İddianame dışında yargılama yapılabilmesi için ek iddianame hazırlanması gerektiÄŸinin altını çizen Ata, “Beni yargılayacaksanız ek iddianame hazırlayabilirsiniz ama olmayan ÅŸeyler üzerinden belge topluyorsunuz. Bana burada sorabilirdiniz. Hakkımda yeni bir iddianame hazırlama planı var mıdır” diye sordu.

‘KÜRT SORUNUNDA ÇÖZÜMSÜZLÜKTE ISRAR’
ErdoÄŸan’ın 2005’te BaÅŸbakan olarak Diyarbakır’da yaptığı ve ilk kez Kürt sorunu ifadesini kullandığı konuÅŸmasını hatırlatan Ata, “2005’in üzerinden çok ÅŸey geçti. Ama demokrasi saÄŸlanmadı, hala çözümsüzlükte ısrar ediliyor” dedi.

Ardından Kürt PEN üyesi ve Kürt Edebiyatçılar Derneği yöneticisi yazar Nezir Çakan, HDP önceki dönem MYK üyeleri Ayşe Yağcı ve Bircan Yorulmaz savunma yaptı.

TUNCEL: HDP ATEŞİ HALKA YAYDIĞI İÇİN BURADAYIZ
Kobanê davası kapsamında tutsak edilen DBP önceki dönem EÅŸ Genel BaÅŸkanı Sebahat Tuncel konuÅŸmasında HDP’ye Prometheus’a benzetti. Tuncel şöyle konuÅŸtu: “Özgürlük tercih iÅŸidir. Bunu seçen bedelini de öder. Tıpkı Prometheus gibi. O yeni bir süreci baÅŸlattı. HDP de Türkiye’de mevcut gidiÅŸe, insan hak ve özgürlükleri konusunda yaÅŸanan sorunlara, Kürt sorununun çözümsüzlüğüne ‘dur’ dedi. AteÅŸi tüm halka yaymaya çağırdı. ‘BaÅŸka bir çare mümkün’ dedi. Burada yargılanıyor olmamızın sebebi de bu. Bu dava suç ceza kapsamına alınacak bir dava deÄŸil. Cumhur İttifakının birlikte yürüttüğü, yönlendirdiÄŸi bir dava.”

‘HER YARGILAMADA DAHA ÇOK BÜYÜYOR VE GÜÇLENİYORUZ’
KCK davalarında, İstiklal Mahkemelerinde yüzlerce insanın, siyasetçinin yargılandığını hatırlatan Tuncel, yargılamaların mücadelelerini daha da büyüttüğünü ve güçlendirdiÄŸini söyledi. Türkiye’nin Selahattin DemirtaÅŸ ve Osman Kavala ile ilgili AİHM kararlarını uygulamadığını kaydeden Tuncel, “Åžimdi kara para aklama, yolsuzluk meselesinde gri listeye alındı. Artık Türkiye demokratik hukuk devleti deÄŸil. Otoriter, faÅŸizan, tekçi bir yönetimle karşı karşıyayız. Bir beyefendinin iki cümlesine baÄŸlı her ÅŸey. Bir gecede İstanbul SözleÅŸmesini kaldırır, bir gece bakarsınız Merkez Bankası’nın görevlilerini görevden alır. Hitler, Mussolini örneÄŸi var. Onların da bir kitlesi vardı ama sonlarını görüyorsunuz. En nihayetinde demokrasi ve insan hakları kazanacak, o yüzden mücadele diyoruz” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN YAÅžADIÄžI KRİZLERİN NEDENİ KÜRT KARÅžITLIÄžIDIR’
Neden tutuklandıklarının farkında olduklarının altını çizen Tuncel, “İddianame önünüzde. Ben DBP’nin EÅŸ Genel BaÅŸkanlığını yaptım, 2 dönem milletvekilliÄŸi yaptım. HDP’lilere ayrı CHP’ye ayrı MHP’ye ayrı yasayı kullanıyor. Onlar için söylenenler düşünce ve ifade özgürlüğü ama biz söyleyince ‘terörizm’ oluyor. Bu yurttaÅŸlıktan çıkarılma meselesidir. Åžimdi bakın TV’lerde bize ‘terörist’ diyenlere, o dönem Kürt sorununun çözümünden bahsediyorlardı. Türkiye’nin bugün yaÅŸadığı tüm krizlerin nedeni Kürt karşıtlığıdır. Bu ülkedeki demokrasi ve insan hakları konusunda bu kadar geri gidiÅŸ, kadın katliamlarının artışı ve diÄŸer tüm sorunların hepsi Kürt karşıtlığından kaynaklıdır. Çünkü siz bir haksızlığa ‘evet’ derseniz diÄŸerlerinin de önü açılır” diye konuÅŸtu.

‘BU DOSYA IŞİD’İ DESTEKLEME DOSYASIDIR’
“Suriye tezkeresini niye uzatıyorsunuz” diye soran Tuncel, AKP-MHP iktidarının tek derdinin ? ‘Kürtlerin statü elde etmemesi’ olduÄŸuna dikkat çekti.

Rojava’daki Kürtlerin direniÅŸi sayesinde IŞİD’in dünyanın başına bela olmasının engellendiÄŸini hatırlatan Tuncel, “Tüm dünya Kürtleri ayakta alkışlıyor. Kobanê’de direnen Kürt kadınları, dünya kadınlarına özgürlüklerini verdi. O IŞİD canilerine karşı yürütülen mücadele kadınların, çocukların seks kölesi olarak kullanmasını engelledi. Böyle muhteÅŸem bir ÅŸey yaratanları yargılıyorsunuz. ‘Niye HDP IŞİD’in yenilmesine sevinmiÅŸ’. Bu dosya IŞİD’i destekleme dosyasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

YaÅŸanan ekonomik krize de deÄŸinen Tuncel, doların 11 liraya dayandığını hatırlattı, “Herkesin mutfağında yangın var. Çocuklar okula gidemiyor, insanlar evlerine ekmek götüremiyor. İşsizlik almış başını gidiyor. Tüm bunların nedeni savaÅŸ politikasıdır. Biz bunlara itiraz ediyoruz, gelin barışalım dediÄŸimiz için yargılanıyoruz” dedi.

DireniÅŸlerini tüm alanlarda sürdüreceklerini kaydeden Sebahat Tuncel, mahkeme heyetine hak ve özgürlükler konusunda sorumluluklarını hatırlattı, “Yarın bu iktidar deÄŸiÅŸti ne olacak? Sizin yapmanız gereken ÅŸey iddianameyi kabul etmemekti” diye bir kez daha uyardı.

‘GERÇEK SORUMLULAR YARGILANMALI’
Kobanê direniÅŸi döneminde Türkiye’de yapılan eylemlerde 37 kiÅŸinin yaÅŸamını yitirmesinden devletin sorumlu olduÄŸunu belirten Tuncel, “Kim buna zemin hazırladı bunların sorumluluklarının açığa çıkarılması gerekir. Gerçek sorumlular yargılanmalıdır. Ama siz burada HDP üzerinden yargılama yaparak gerçeÄŸi gizliyorsunuz. Yargı bunu üstlenmemelidir. EÄŸer bağımsızsanız, iktidara deÄŸil normlarınıza uyun. EÄŸer onu yaparsanız arkadaÅŸlarımızın hepsini tahliye etmeniz gerekiyor. Kendi açımdan bir talebim yok ama tüm arkadaÅŸlarım için tahliye talebinde bulunuyorum. Tarih bu davayı da yazacak. Biz gerçekten demokrasi, özgürlük, barış ve ekolojik bir yaÅŸam için ne yaptıysak halkımızla birlikte yaptık, özgürlük mücadelesini birlikte yürüttük. Nerede olursak olalım bu direniÅŸi devam ettireceÄŸiz” diye konuÅŸtu.

AKDENİZ: TECRİT ALTINDA TUTULUYORUZ

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda HDP önceki dönem MYK üyesi Sibel Akdeniz, Kürtçe konuştu.

Sebahat Tuncel ile birlikte 25 Nisan’dan bu yana Sincan 3 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde kaldıklarını aktaran Akdeniz, hapishanenin erkekler için dizayn edildiÄŸini, kantinde ihtiyaç duydukları kiÅŸisel ürünleri bulamadıklarını aktardı.

Tecrit amacı taşıyan adına da “pandemi cezaevi” denilen hapishanesine getirilen karantina süresince tutulduÄŸunu aktaran Akdeniz, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesine götürülmeleri gerekirken bu iÅŸlemin yapılmadığını söyledi. “Ama hiç kimse Sebahat arkadaÅŸla birlikte neden L tipinde tutulduÄŸumuzu bilmiyor. Bu durum ancak heyetin kararıyla deÄŸiÅŸtirilebilir. Zaten cezaevi idaresi de bizim kadın cezaevine gitmemiz gerektiÄŸini ve burada kalmamızın kendilerine baÄŸlı olmadığını ifade ediyor. Savcı da bize böyle yanıt vermiÅŸti” dedi. 

Mahkeme heyetine kadın hapishanesine gidiÅŸlerinin neden engellendiÄŸini soran Akdeniz, “Cezaevinde tecrit altındayız. Siyasi süreç ve politik geliÅŸmeler sonucunda bize karşı baskılar da artıyor. 7 AÄŸustos’ta gardiyanlar bize saldırdı, sonrasında ise bize disiplin cezası verdiler. Bu fiziki saldırıdan sonra ben ve Tuncel güvenlik sorunumuz olduÄŸunu size yazdık. Güvenlik sorununa baÄŸlı olarak bilgisayar başında çalışmaya da gidemiyoruz. Birçok evrak birikti. Ama biz hala araÅŸtırma yapamadık. Biz bunları araÅŸtırmadan savunma veremeyeceÄŸiz” diye konuÅŸtu.

‘HER YERDE KAMERALAR VAR’
Tutuldukları hapishanesinin içinde, dışında, hatta banyo kapısında bile kamera bulunduÄŸunu aktaran Akdeniz, “DuruÅŸmalar sırasında da ben ve Tuncel diÄŸer arkadaÅŸlardan ayrı bir koÄŸuÅŸta kalıyoruz. Bunu da anlamış deÄŸiliz. Bu durum her haliyle tecridi gösteriyor” diye belirtti.

Akdeniz Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı hapishanelerde yapılan açlık grevi eylemlerini hatırlattı, ağırlaÅŸtırılmış tecridin bütün hapishanelere yayıldığını söyledi.

ÖLBECİ: HÜKÜMET YETKİLİLERİ DE SANIK OLARAK BURADA OLMALI
HDP önceki dönem MYK üyesi Zeynep Ölbeci de “kopyala-yapıştır”dan ibaret bir iddianame hazırlandığını söyledi. Asıl sorumlunun hükümet yetkilileri olduÄŸuna iÅŸaret eden Ölbeci, “Yargılama bu ÅŸekilde olacaksa hükümet yetkililerinin de sanık olarak burada olması, yargılanmaları gerekiyor” dedi.

Mahkeme heyetinin tarihe kara bir leke olarak geçeceÄŸini söyleyen Ölbeci, “Bu dosya AKP eliyle hazırlanıp mahkemeye sunuldu” diye konuÅŸtu.

Dosya kapsamında kısa bir süre önce tutuklanan Aynur AÅŸan’ın ardından HDP önceki dönem PM üyesi Mesut BaÄŸcık ve önceki dönem Diyarbakır BüyükÅŸehir Belediyesi EÅŸbaÅŸkanı Gültan Kışanak söz aldı.

Dosyaya 4 bin 600 ek klasör konulduğunu belirten Gültan Kışanak bilgisayar kullanımına izin verilmediğini, bu koşullar altında savunmaya hazırlık yapmalarının mümkün olmadığını söyledi. Toplamda 50 bin sayfa olan dosyanın tarafına fiziki olarak gönderilmesini isteyen Kışanak, dosyayı inceleme olanağı sağlanmadığı koşullarda savunma yapamayacağını söyledi.

Kışanak’ın konuÅŸmasının ardından duruÅŸmaya 25 Ekim’e kadar ara verildi.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir