TÜİK’in açıklamalarının gerçeÄŸi yansıtmadığını kaydeden KESK Yürütme Kurulu, “Bizi ezen suni rakamlardan ibaret TÜİK’in resmi enflasyonu deÄŸil hayatın gerçek enflasyonudur. Bizi ezen, nefes almaz hale getiren iÄŸneden ipliÄŸe yapılan fahiÅŸ zamlardır” dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına iliÅŸkin açıklama yaptı. TÜİK verilerine göre Aralık’ta genel enflasyonun yüzde 13,58 arttığı buna göre de genel enflasyonun yüzde 36,08’e yükseldiÄŸi hatırlatılan açıklamada kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaÅŸlarının ocak ayından itibaren enflasyon farkı ve “toplu sözleÅŸme” zammı ile yüzde 27,5 artacağı belirtildi.
Açıklamada, “Ancak iÄŸneden ipliÄŸe zam kasırgasının sürdüğü mevcut koÅŸullarda TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon verilerinin kamu emekçileri, işçiler, emekliler baÅŸta olmak üzere halk nezdinde hiçbir karşılığı kalmamıştır. Çünkü TÜİK çok uzun süredir emekçi kesimlerin maaÅŸlarını, ücretlerini baskılamanın, düşük maaÅŸ-ücret politikasının aracı haline getirilmiÅŸtir. Bir kez daha altını çiziyoruz. Bizi ezen suni rakamlardan ibaret TÜİK’in resmi enflasyonu deÄŸil hayatın gerçek enflasyonudur. Bizi ezen, nefes almaz hale getiren iÄŸneden ipliÄŸe yapılan fahiÅŸ zamlardır” denildi.
ÖNERİLER SIRALANDI
Bu koşullarda altı milyon kamu emekçisi ve emeklisinin sahte verilerden türetilen enflasyon farkı ile çoktan kadük hale geldiği toplu sözleşme artışları ile yetinmesinin beklenemeyeceği ifade edilen açıklamada şu öneriler sıralandı:
🔹 “Öncelikle emeÄŸi ile geçim mücadelesi veren tüm kesimlerin biraz nefes almasını
sağlamak için son yapılan fahiş zamlar geri alınmalıdır.
🔹 Temel tüketim maddelerinde KDV sıfırlanmalıdır. Kamu emekçilerinin ve emekliklerin yıllardır artan kayıplarını gidermek için iki adımlı bir plan hayata geçirilmelidir.
🔹 İlk adımda kamu emekçilerinin ve emeklilerin maaşları Ocak ayından itibaren en az asgari ücrete yapılan artış oranında, yani yüzde 50,4 oranında artırılmalıdır.
🔹 İkinci adımda mevcut ‘toplu sözleÅŸme sistemi’ derhal deÄŸiÅŸtirilmeli, grev hakkı ile tamamlanan evrensel gerçek toplu sözleÅŸme sistemine geçilmelidir.
🔹 Bunun devamı olarak en geç üç ay sonra toplu sözleşme masası kurulmalıdır. Tüm tarafların ve bağımsız iktisatçıların katılımı ile dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı tespit edilmelidir.
🔹 En düşük maaşı alan, eşi çalışmayan, iki çocuklu kamu emekçisinin geliri maaş zammı, kira yardımı, ulaştırma yardımı, yemek yardımı gibi kalemlerde yapılan artışla tarafların birlikte belirlediği dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı rakamının üzerine çıkarılmalıdır.
🔹 Tüm kamu emekçilerinin maaÅŸları en düşük maaşı yoksulluk sınırı üzerine taşımak üzere yapılan artış oranında artırılmalıdır.”
(ETHA)
