İskoçya Bölgesel Hükümeti BaÅŸbakanı Nicola Sturgeon, İskoçya’nın İngiltere’den bağımsızlığını kazanması için ikinci bir bağımsızlık referandumu kampanyası baÅŸlattıklarını duyurdu ve bugün İskoçya’nın “bağımsızlığa daha da hazır” olduÄŸunu belirtti.
Sturgeon, İskoçya’nın baÅŸkenti Edinburgh’da ikinci bağımsızlık referandumuna iliÅŸkin düzenlediÄŸi basın toplantısında, hükümetin bağımsızlık savunmasını içeren “Daha Zengin, Daha Mutlu, Daha Adil: Neden İskoçya DeÄŸil?” baÅŸlıklı belgeyi yayınladı.
Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre, Sturgeon, konuÅŸmasında, İskoçya’nın büyük avantajları ve muazzam potansiyeli olduÄŸunu, bağımsızlık davasının, İskoçya’nın zorluklarla baÅŸa çıkmak ve potansiyelini gerçekleÅŸtirmek için kendisini nasıl donattığıyla ilgili olduÄŸunu söyledi.
“Brexit, İskoçya’yı AB’den ve Tek Pazardan kendi isteÄŸimiz dışında söküp attı”
İskoç halkının, artan yaÅŸam maliyeti ve eÅŸitsizliÄŸin yanı sıra Brexit’in birçok etkisinden muzdarip olduÄŸuna iÅŸaret eden Sturgeon, “Brexit, ticarete, yaÅŸam standartlarına ve kamu hizmetlerine büyük zarar vererek, bizi Avrupa BirliÄŸi’nden (AB) ve Tek Pazardan kendi isteÄŸimiz dışında söküp attı.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
İskoçya’nın bugün “bağımsızlığa daha da hazır” olduÄŸunu söyleyen Sturgeon, “Bizi AB dışında daha iyi olmayan hatta daha da kötüleÅŸme olasılığı olan nispeten zayıf ekonomik ve sosyal sonuçlara götüren bir İngiliz ekonomi modeline baÄŸlı mı kalacağız, yoksa bunun yerine gözlerimizi umut ve iyimserlikle kaldırıp ilham mı alacağız?” dedi.
İkinci bir bağımsızlık referandumunun yasal şekilde yapılması gerekliliğine dikkati çeken Sturgeon, İngiliz hükümetinin izni olmadan bunun nasıl yapılabileceğine ilişkin stratejisini çok yakında parlamentoya sunacağını kaydetti.
Sturgeon, 13 Eylül 2021’de lideri olduÄŸu İskoç Ulusal Partisinin (SNP) sonbahar konferansının kapanış konuÅŸmasında, 2023 sonunda bağımsızlık referandumuna gitmeyi planladıklarını söylemiÅŸti.
2014 referandumunda bağımsızlık reddedilmişti
İskoç Ulusal Partisi, 18 Eylül 2014’te yapılan referandumda İskoçlar yüzde 55’le bağımsızlığı reddetmiÅŸ olsalar da Brexit’in durumu deÄŸiÅŸtirdiÄŸini ve yeni bir referanduma ihtiyaç olduÄŸunu savunuyor.
Brexit referandumunda İngilizlerin aksine yüzde 62 ile karşı oy kullanan İskoçlar, istemedikleri halde AB’den çıkarıldıklarını belirtiyor.
Ancak, yeni bir bağımsızlık referandumu düzenlemek için İngiliz Parlamentosundan izin almak gerekiyor. Johnson liderliğindeki Muhafazakar Partinin çoğunluğu elinde bulundurduğu 650 üyeli parlamentodan böyle bir iznin çıkması imkansız görülüyor.
Bu nedenle bağımsızlık yanlılarının alternatif yollar deneyebileceği değerlendiriliyor. Bu seçeneklerden birini, İngiliz Parlamentosundan izin alınmasını zorunlu kılan yasaya karşı mahkemeye gitmek oluşturuyor.
Diğer bir yol ise merkezi hükümete rağmen referanduma gitmek ve olumlu sonuç çıkması halinde tek taraflı bağımsızlık ilan etmek.
Ancak bunun, Katalonya’da olduÄŸu gibi gerginliÄŸe ve merkezi hükûmetin sert tepkisine yol açabileceÄŸi belirtiliyor. Aynı zamanda bu durumun, Katalanlar gibi İskoçların da AB’nin desteÄŸini kaybetmesine neden olabileceÄŸi ifade ediliyor.
İskoçya ve Kuzey İrlanda halkları Brexit’e karşı oy kullanmıştı
İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda ve İskoçya’dan oluÅŸan BirleÅŸik Krallık’ta, Haziran 2016’da yapılan AB referandumunda yüzde 48’e karşı yüzde 52 ile Brexit kararı alınmıştı. Referandumda İngiltere ve Galler “evet”, İskoçya ve Kuzey İrlanda ise “hayır” oyu vermiÅŸti.
İngiltere’nin AB ile vardığı Brexit anlaÅŸmasıyla Kuzey İrlanda’ya ayrıcalıklı bir konum verilerek, fiili AB üyesi olarak kalmasına yol açan düzenleme yapılmış fakat İskoçya, İngiltere ile aynı koÅŸullarda 31 Ocak’ta AB’den resmen ayrılmıştı.
