İçiÅŸleri Bakanı’ndan gazeteciye suç duyurusu

Taz gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Barbara Junge: İçiÅŸleri Bakanı Seehofer’in Yazarımıza yönelik suç duyurusunda bulunması basın özgürlüğüne utanç verici bir saldırıdır”

Almanya’da “Tageszeitung” gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında polislere yönelik tartışmalı ifadeler kullanan gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklayan İçiÅŸleri Bakanı Horst Seehofer tepkilere neden oldu.

Hristiyan Sosyal Birlik partili Seehofer “Bild” gazetesine verdiÄŸi demeçte, “sözcüklerde kontrolün yitirilmesinin kaçınılmaz olarak eylemler ve ÅŸiddet içeren aşırılıklar konusunda da kontrolün yitirilmesine yol açacağını” belirterek İçiÅŸleri Bakanı olarak köşe yazarına karşı suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Seehofer, Stuttgart kentinde Cumartesi gecesi polise saldıran, dükkanları yaÄŸmalayan grupların eylemlerini örnek vererek “Buna müsamaha göstermeye devam edemeyiz” dedi. Polis sendikaları da gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklamıştı.

Yazının içeriğinde neler var?

Geçen Pazartesi günü Berlin merkezli, sol eÄŸilimli “Tageszeitung” (taz) gazetesinde yayımlanan bir görüş yazısında ABD’de George Floyd’un beyaz bir polis tarafından öldürülmesi sonrasında polis ÅŸiddeti ve ırkçılıkla ilgili yaÅŸanan tartışmalar ve polis teÅŸkilatının tümden laÄŸvedilmesi talepleri konu alınmıştı. Yazıda polisin laÄŸvedilmesi ve kapitalizmin devamı durumunda 250 bini aÅŸkın Alman polis memurunu iÅŸe alacak yer bulmakta zorlanılacağı belirtilerek çeÅŸitli sektörlerden seçenekler sıralanmış, sonuç olarak polislerin çalışabileceÄŸi en iyi yerin “çöp yığınağı” olacağı ve “kendi benzerleriyle birlikte olmaktan kendilerinin de muhtemelen memnuniyet duyacağı” savunulmuÅŸtu.

Polislerin önemli bir bölümünün genellenerek “faÅŸist kafalı otoriter kiÅŸilikler” olarak tanımlandığı yazıda “Onlara pedikür bile yaptırtmam. Sonuçta törpü de silah olarak kullanılabilir”, “Peki seramik boyamacılığı? El altından gamalı haçlı çay seti üretip gelirlerini bir sonraki terör örgütünü finanse etmede kullanabilirler”, “DiÄŸer insanlara hükmedebilecekleri iÅŸler söz konusu bile olamaz. Onları hayvanların yanına bile yaklaÅŸtırmamak lazım. Sahiplerini öldüren baÅŸka köpekler yetiÅŸmesin” gibi ifadeler yer almıştı.

Yazının yoÄŸun tepki çekmesi üzerine Genel Yayın Yönetmeni Barbara Junge, “Hiciv niyetiyle yazılmış olsa bile polislerin çöplük dışında birÅŸey olmadığı ÅŸeklinde anlaşılabilmesi nedeniyle görüş yazısı amacını aÅŸmıştır. Üzgünüm” açıklamasını yapmıştı.

Seehofer’e ErdoÄŸan, Orban ve Kaczynski benzetmesi

Görüş yazısının tarzına yönelik yoğun eleştirilere rağmen İçişleri Bakanının bir gazeteci hakında suç duyurusunda bulunacağını açıklaması tepkiye neden oldu.

YeÅŸiller milletvekili Konstantin von Notz, yazıya yönelik eleÅŸtirileri anlaşılır bulduÄŸunu, ancak Seehofer’in “sınırı aÅŸtığını” belirtirken YeÅŸiller partili Michael Kellner de, “Görüş yazısını iyi ya da kötü bulmanızdan bağımsız olarak bu basın özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır” dedi. Avrupa’da otoriter uygulamalarıyla eleÅŸtirilerin odağındaki Macaristan BaÅŸbakanı Viktor Orban ve Polonya’da iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) lideri Jaroslaw Kaczynski’ye gönderme yapan Kellner, “Bir gazeteciye suç duyurusunda bulunan bir İçiÅŸleri Bakanı, akıllara Orban ve Kaczynski’yi getiriyor” dedi.

Sol Partili Ulla Jelpke de Seehofer’in adımını “hoÅŸlanılmayan gazetecilere karşı gözdağı giriÅŸimi” olarak eleÅŸtirerek “Bu tür bir adımı Türkiye’deki despot ErdoÄŸan’dan biliyoruz. Demokratik bir ülkede böyle bir ÅŸeyin zaten kendiliÄŸinden imkansız olması gerekir” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a yönelik hakaret içeren bir ÅŸiiri canlı yayında okuduÄŸu için iki ülke arasında krize yol açan ve ErdoÄŸan ile mahkemelik olan komedyen Jan Böhmermann da Seehofer’e tepki göstererek “Burada Türkiye’de, Rusya’da ya da 1962 yılında deÄŸiliz! Horst Seehofer bu tehlikeli ÅŸovla devlete yönelik güveni zedelemekle kalmıyor. OturduÄŸu makamından elindeki baltayı bir tartışmaya saplama ihtiyacı duyan bir bakan daha ne tür bir otoriteye sahiptir?” ifadelerini kullandı.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin eski genel sekreteri ve partinin önde gelen isimlerinden Ruprecht Polenz de Seehofer’in açıklamasını yanlış bulduÄŸunu belirterek “Tabii ki nefret söylemi ÅŸiddete yol açar. Ama olması gereken, konuÅŸan ve yazanların kendi sorumluluk bilinciyle hareket etmesidir. Sansür deÄŸil” diye konuÅŸtu.

(dw)

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir