Küçük çocuÄŸun mikrofonu alıp konuÅŸma gibi hiç bir refleksi olmamasına raÄŸmen, ErdoÄŸan mikrofonu al konuÅŸ diyerek, çocuÄŸun eline tutuÅŸturduÄŸu mikrofon gerçeÄŸi orta yerde duruyor. OnursuzluÄŸu meslek edinmiÅŸ, yalanı adı ile özdeÅŸleÅŸtirmiÅŸ Soylu ise…
İnsanların kişilik özelliklerini tanımlamak için bir çok sıfat kullanılabilir. Kişilik analizleri yapıldığında sınıfsal, sosyal konumu, mesleği, zevkleri, korkuları, zaafları, hayalleri, büyük heyecanları ve tutkuları, arzuları, inançları, psikolojik durumu inceleme sonucu, mizaç ve karakter, nöroanatomik ve nörofizyolojik, alanları kapsayacak meselelere dair kapsamlı analiz sonucu kişi hakkında esasta verili bilgi sahibi oluruz. Kimi insanların kişiliklerini bu ölçüler içinde izah etmek zorlaşır. Zira bunlar esasta psikiyatrinin alanına girer. Uzmanlık gerektirir. Bu tarz hastalıklı kişiliklere kapsamlı aksonomi ve tanı özellikleri analizi, patalojik spektrumun, ektolojik faktörleri ve klinik ölçütler üçlüsünün analizi gerekir. Bunun sonucunda sağlıklı ve doğru bir tanı koyabilme olanağı elde edilebilinir. Bu da esasta psikiyatrinin alanıdır. Elbette konunun uzmanları bu şahsı inceleme imkanı bulabilmiş olsalardı elimizde soruna dair done olurdu. Toplum sağlığı sorunu haline gelen, bu şahsiyetin psikolojik bir vaka olduğu gerçeğini ve kişilik özelliklerinin boyutsal değerlendirmesini alanının uzmanlarına bırakalım.
Politik arenada boy gösteren şahıslarda siyasi ahlak ve tutarlılık esastır. Belden aşağı vuran gayri ahlaki yaklaşımlarla meseleye yaklaşılamayacağı açıktır. Siyasi ahlak ve politik tutarlılık esas değerlendirme alanlarıdır. Düya çapında halkın önemli bir bölümünde siyaset ve siyasetçi kirli saiklerle anılır. Siyasetçi zihinlerde ikiyüzlü, aldatmacı, manüpilatif, popülist imgeleri çağrıştırmaktadır. Kısaca siyaset alanı yalanın en tumturaklısının üretildiği alan olarak anılır. En tumturaklı yalanı topluma yedirmeyi başaran politik figürün hükümete taşınması gerçeği zihinlerdeki bu imgeyi güçlendirmektedir. Bu yaklaşım kesinlikle haksız da değildir. Siyaset alanında ki bu kirliklik sonucudur ki, temiz toplum, temiz siyaset, siyasi ahlak ve tutarlılık özlemi sık sık dile getirilir.
Siyaset bir anlamda ekonominin yansımasıdır, yoğunlaşmış halidir. Zenginler ve yoksullar olarak sınıflara bölünmüş bir dünyada, siyaset ya yoksulların, yada zenginlerin rengini taşır. Bu iki kesimin çıkarları aynı yerde değildir. Zenginliğinin miktarını bilmeyen bir kapitalist ile, yoksulluğun dibindeki bir emekçinin çıkarlarını hiç bir efsunlu siyaset ortaklaştıramaz, aynı potada birleştiremez. Ekonomik temellerdeki bu uçurum, kirliliğin kaynağını oluşturur. Bu kirli kaynağın üzerine oturup hem zenginin, hem de yoksulun temsilcisiyim, hepinizi temsil ediyorum diyen siyasi parti veya siyasetçi yalanın en büyüklerinden birini söylüyor demektir. Siyasetteki kirliliğin kaynağı ekonomideki kirliliktir. Bu ekonomik temel ortadan kaldırılmadan, siyasi kirlilik ortadan kaldırılamaz. Kirli ekonomik temel üzerinden yükselen siyaset, siyasetçiye hükümet olma gücü verir, prestij kazandırır. Diğer yandan maddi ve manevi kazanç kaynağı olur. Gelişmiş kapitalist devletlerde, sistem daha köklü ve oturmuş olduğundan, politikacı devlet çarklarını kendi lehine işleterek zenginleşemez. Batı toplumlarında siyasetçi sermayenin memuru olduğunu bilir. Harun olarak gelip, karun olma şansını bulamaz. Her yıl kapsamlı denetime tabi tutulur ve düzenli mal beyanında bulunmak zorundadır. Toplum politikacının yaptığı yolsuzluklara büyük tepki gösterir. Nereden buldun sorusu, hem toplum tarafından, hem de politik ve hukuk mercilerince sorulur. Yolsuzluk yapan çalıyor, ama çalışıyor mantığı ile alkışlanmaz, yargılanır. 1000 euroluk yolsuzluk yaptığı ortaya çıkan bir politikacı asla o koltukta oturamaz. Burjuva demokrasisinin asgari gereklerini yerine getiren politik ahlak oturmuştur.
Doğu toplumlarında ise, siyaset alanı zenginleşmenin en kestirme ve kolay yolu olarak görülür. Milyar dolarlar iç edilir, emeği ile, alın teri ile kazanılmış bir para imiş huzuru ile o koltuklar işgal edilmeye devam edilir. Toplum öyle sersemleştirilir ki bu hırsızlıklar topluma bravo dedirtircesine alkışlatılır. Sürekli bir birini çürüten, yalanlayan tutarsız sözler söylenir toplum hepsini de alkışlar. Amiyane tabirle aya uzanan otoban yaptık dese alkışlayan, bu yalanı duymaktan mutlu olan aptallaştırılmış kitleler gerçeği ile yüz yüze kalırız. Günümüz medya iletişim teknolojisi ile milyonların gördüğü bir durumun, tam aksini söyleyen politikacı bu yalanı söylerken, gördüğü gerçek yerine, söylediği yalana inanacak milyonlar olduğunu bilir.
Milyonlarca insan televizyonlardan gördü. Küçük çocuÄŸun mikrofonu alıp konuÅŸma gibi hiç bir refleksi olmamasına raÄŸmen, ErdoÄŸan mikrofonu al konuÅŸ diyerek, çocuÄŸun eline tutuÅŸturduÄŸu mikrofon gerçeÄŸi orta yerde duruyor. OnursuzluÄŸu meslek edinmiÅŸ, yalanı adı ile özdeÅŸleÅŸtirmiÅŸ Soylu ise “… Çocuk CumhurbaÅŸkanımızın elinden mikrofonu kapmak ister. Herkes çocuÄŸun atikliÄŸine tebessüm ederken lider, çocuÄŸu kırmaz… ” diyerek apaçık ortada olan gerçeÄŸi gayet ustalaÅŸtığı yalancılık mesleÄŸini devreye sokarak ters yüz etti. Zerre utanmadan, sıkılmadan. Tayyip ErdoÄŸan’a “senden hesap sormazsam namussuzum” dedikten kısa süre sonra Mordorun orkçu başı olmaya soyunan mordor karanlığının Gorgoroth Orkları başı olmak için akdaÅŸlarını satan, tükürdüklerini yalayıp yutan kiÅŸilik, namussuz olduÄŸunu ve yalanda sınır tanımadığını daha önce ispatlamıştı. Sedat Peker ifÅŸaatları ile Gorgoroth Orklarının başının ahlaki, insani ve vicdani hiç bir deÄŸer taşımadığını belgeleri ile ortaya koymuÅŸtu. Bu Gorgoroth Orkunu tanımlayacak insani bir kavram bulmak zor. Toplumda çukur tipler için söylenen sözler dahi Gorgoroth Orkuna onur madalyası gibi duruyor. Bu kavramlar dahi bunu tanımlamada çok insani duruyor. Psikiyatrik analizler nasıl sonuç verir, nasıl tanımlar onu bilemiyorum, meselenin bu yanını da psikiyatri uzmanları bilir.
Nihat Veli Yüce – 02.02.2022
