Cumartesi Anneleri’nin 869. açıklamasında söz alan kayıp yakını İkbal Eren, helalleÅŸme tartışmalarına dikkat çekti. AÄŸabeyi Hayrettin Eren’e iÅŸkence yapan, katleden ve cansız bedenini gömenlerle asla helalleÅŸmeyeceÄŸinin altını çizen Eren, anne ve babasının ardından kayıplar mücadelesini yürüteceklerinin bir kez daha sözünü verdi.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve sorumluluğu olanların yargı önünde hesap vermesi için mücadelesini sürdüren Cumartesi Anneleri, bu hafta 869. açıklamalarını gerçekleştirdi. Bu hafta 41 yıldır cezasızlık politikası ile failleri ödüllendirilen Hayrettin Eren dosyası ele alındı.
1980 yılında kaybedilen Hayrettin Eren’e dair, “39 yıldır gül yüzlü oÄŸlum için çiçeklerle donatacağım bir mezarın peÅŸindeyim” diyen ancak ömrü bu düşü gerçekleÅŸtirmeye yetmeyen Elmas Eren’in ardından çocukları kayıplar mücadelesini sürdürüyor.
’26 YILLIK BİR YAÅžAM 41 YILLIK BİR MÜCADELE’
“26 yıllık bir yaÅŸam 41 yıllık bir mücadele” diyen Hayrettin Eren’in kardeÅŸi İkbal Eren, 5 kiÅŸinin tanıklığına raÄŸmen Hayrettin Eren’in gözaltına alındığının hep inkar edildiÄŸini kaydetti. 41 yıldır hak ve adalet mücadelesi yürüttüklerinin altını çizen Eren, 26 yıldır Galatasaray Meydanı’nda omuz omuza mücadele ettiklerinden hayatını kaybedenleri andı.
Anne ve babasının Hayrettin Eren’in akıbetini öğrenemediÄŸini dile getiren Eren, “Onların bıraktığı yerden bizler devam ediyoruz. Onlara asla vazgeçmemek üzere söz verdik” dedi. Çete lideri Sedat Peker’in itiraflarına dikkat çeken Eren, “Mehmet AÄŸar’ın kendisi de tuÄŸlayı çekersem yıkılır herkes altında kalır diyerek kendini ihbar etmiÅŸti. Varsa bu ülkenin savcıları, hadi bizi duymadınız bu mafya babasını, Mehmet AÄŸar’ın kendisini de mi duymadınız” diye seslendi.
‘HELALLEÅžMEKLE, YÜZLEÅžMEYİ KARIÅžTIRMAYALIM’
“HelalleÅŸme” tartışmalarına dikkat çeken İkbal Eren, şöyle devam etti: “Benden ne yapmam isteniyor; abime iÅŸkence yapan, öldüren, cansız bedenini ortadan kaldıranlarla, ‘neyse oldu bir hata hadi helalleÅŸelim, unutalım’ demem mi bekleniyor? Bu katillerin yargılanıp ailemle yüzleÅŸmesi her zaman istediÄŸimiz bir ÅŸeydir. Ama helalleÅŸmeyle, yüzleÅŸmeyi karıştırmayalım. Asla abimin yaÅŸam hakkını elinden alan, 41 yıldır Eren ailesine bu zulmü yaÅŸatanlarla helalleÅŸmeyeceÄŸiz.”
‘GÖZALTINDA KAYBETME SUÇUNUN SORUMLUSU DEVLETTİR’
Bu haftanın basın metnini gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in yeÄŸeni Setenay Yarıcı okudu. “41 yıldır soruyoruz: Hayrettin Eren nerede?” diyen Yarıcı, bir kiÅŸinin gözaltında kaybedilmesinden devletin sorumlu olduÄŸunu kaydetti. Yetkililere seslenen Yarıcı, “869. haftamızda bir kez daha yargı makamlarına sesleniyoruz: Hayrettin Eren’in gözaltında kaybedilmesinin nasıl meydana geldiÄŸini ve olayı çevreleyen tüm koÅŸulları ortaya çıkarmak, suçtan sorumlu kiÅŸi ve kuruluÅŸları tespit etmek ve cezalandırmak savcıların ve mahkemelerin görevidir. Bu görevinizi yerine getirin” dedi.
Yarıcı kaç yıl geçerse geçsin Hayrettin Eren için, tüm kayıplar için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduÄŸunu hatırlatmaktan, 170 haftadır kendilerine yasaklanan kayıplarla buluÅŸma mekanı Galatasaray’dan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
NE OLMUÅžTU?
Sosyalist kimliÄŸi ile bilinen 26 yaşındaki Hayrettin Eren, İstanbul’da yaşıyordu. 12 Eylül darbe koÅŸullarında hakkında arama kararı vardı. Darbenin hemen ardından 21 Kasım 1980 tarihinde İstanbul Saraçhane’de bir arkadaşı ile birlikte gözaltına alındı. Önce Karagümrük Karakolu’na oradan da Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Hayrettin Eren’in gözaltına alınırken kullandığı otomobil Gayrettepe Emniyet  Müdürlüğü’nün bahçesindeydi ama ailesine “OÄŸlunuz burada yok” denildi. Onu karakolda tutulurken ve siyasi ÅŸubede iÅŸkence ile sorgulanırken gören çok sayıda tanık vardı ama gözaltına alındığı inkâr edildi. Üç kuÅŸaktır Hayrettin’i arayan ailesinin tüm baÅŸvuruları 41yıldır sonuçsuz bırakıldı. Hayrettin Eren’in bilinen failleri cezasızlıkla korunduÄŸu için iÅŸkence, kaybetme, siyasi cinayetler gibi insanlığa karşı suçları iÅŸlemeye devam etti. (ETHA)
