Piyasalar Merkez Bankası’ndan çıkacak karara kilitlendi. Faiz indirimi bekleyen ekonomistler ise Dolar/TL’de 10.50 seviyesinin aşılmasının teknik olarak TL’yi daha kırılgan hale getirdiÄŸi yönünde uyarıyor.
Türk Lirası (TL) dolar karşısında en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor. Geçen Cuma günü 10 TL’nin üzerini gören Dolar/TL hafta başından itibaren rekor serisine devam etti ve gün içinde CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın faiz söylemi sonrası 10.63 seviyesini de aÅŸtı. TL’nin dolar karşısındaki deÄŸer kaybı böylece sadece yıl başından bu yana yüzde 30’u geçti.
TL’deki rekor düşük seviyeler gözleri yarın (18.11) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararına çevrildi. ErdoÄŸan’ın gün içinde yaptığı, “Ben bu görevde olduÄŸum sürece faizle mücadelemi sonuna kadar sürdüreceÄŸim” açıklamasından sonra artık Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapmasına dair beklentiler daha da kesinlik kazandı.
Masada tek güçlü seçenek var
TL’nin 2018’deki kur krizine benzer zaman dilimlerinden geçtiÄŸini belirten ekonomist Soner Kuru’ya göre faiz indirimi konusunda Merkez Bankası’nın önünde tek güçlü seçenek var: O da 50 ila 150 baz puanlık bir faiz artışı. Kurun geldiÄŸi seviyeye bakıldığında Merkez’in pas geçme ihtimalinin önemsenecek bir seviyede olduÄŸunu belirten Kuru, “Tabii teknik olarak üç ihtimal var, ama piyasa sadece faiz indirimini fiyatlıyor. Merkez’in pas geçme ya da arttırımına dair bir beklenti yok” dedi.
Merkez Bankası’ndan 150 baz puan ve üzerinde bir indirim gelmesi halinde Dolar/TL’deki yukarı yönlü hareketin devam edeceÄŸini belirten Kuru, “Bu doÄŸrultuda TL varlıklarında bir miktar zayıflama olabilir, ama indirim 100 veya 50 baz puan seviyelerinde olursa da bunun mevcut fiyatlamanın içinde olacağını tahmin ediyoruz” diye konuÅŸtu.
Düşük bir ihtimal olarak görülse de faizin sabit tutulması ise doların yukarı yönlü hareketinde bir gevÅŸemeye neden olabilir. Kuru, bu durumda genel beklentinin bir sonraki toplantıya sarkacağını ve Dolar/TL’de aÅŸağı yönlü bir hareketin kısıtlı kalacağını belirtiyor. Yani Kuru’ya göre genel piyasa beklentisi faiz indirimlerinin uzun vadede devam edeceÄŸi yönünde.
Kuru, bu noktada ise asıl odaklanacak noktanın ise karar metnindeki detaylar ve verilen mesajlar olacağını vurguluyor.
VatandaÅŸ dolar ve altına yöneliyor, TL’ye güven azalıyor
“İnsanlar bu enfasyonist ortamda eldeki paralarının en azından enflasyon kadar deÄŸer kazanmasını istiyorlar” diyen Kuru, vatandaşın altın ve dolara yönelimini “Paralarını enflasyona karşı korumak istiyorlar. Burada da ilk araç mevduat faizleridir. GeldiÄŸimiz noktada indirimlerin ardından enflasyonun altında kaldığı için vatandaÅŸ doÄŸal olarak dolar ve altına yöneliyor. Tasarruf sahibi altın da alsa dolaylı olarak dolar pozisyonunda olduÄŸu için bu kurda yine yukarı yönlü harekete neden oluyor” ÅŸeklinde açıkladı.
Kuru’nun rekor düşük seviyelerde seyreden TL karşısındaki bir diÄŸer deÄŸerlendirmesi de vatandaşın gittikçe artan inançsızlığı oldu. VatandaÅŸların 2013’ten günümüze sürekli yükselen bir dolar grafiÄŸi ile karşılaÅŸtığını anlatan Kuru, “Servet birikimi noktasında her ÅŸeyin dolarla kıyaslandığı bir ekonomiye dönüştük” diyerek mevduat hesaplarındaki döviz oranının gittikçe arttığına dikkat çekti.
Yastık altındaki dolar miktarının da arttığını tahmin ettiklerini belirten Kuru, “Daha önce dolarla iÅŸi olmayan, bu iÅŸlere bulaÅŸmayan insanların bile bir ÅŸekilde güvenli liman olarak gördüğü dolara yöneldiÄŸi bir zaman dilimindeyiz. Bu da önümüze fiyatlanma davranışlarında bir bozulma olarak karşımıza çıkıyor. TL’ye olan inançsızlık artıyor. Bunun aşılması için özellikle kur tarafında uzun vadeli bir istikrar dönemi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“İletiÅŸim dilinin deÄŸiÅŸmesi ÅŸart”
Merkez Bankası’nın hızlı bir söylem deÄŸiÅŸikliÄŸi ile belirsizlik ortamı yarattığını ve kurumların görevleri hakkında soru iÅŸaretleri oluÅŸtuÄŸunu belirten Kuru, Merkez Bankası’nın görevinin fiyat istikrarını korumak, hükümetin görevinin de üretimin arttırılması ve cari denge gibi konuların olduÄŸuna dikkat çekti.
Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın kurumların görevini yerine getirmesi hakkındaki açıklamasının bir kafa karışıklığının göstergesi olduÄŸu tespitini yapan Kuru, “Önce çekirdek enflasyon, orası da yükselince manÅŸet enflasyonu iÅŸaret etti Merkez Bankası. Ardından verilen cari denge mesajlarına baktığımız zaman bu sürecin çok fazla sürdürülebilir olduÄŸunu düşünmüyorum. Önümüzdeki dönemlerde muhakkak farklı politikalara ve farklı bir iletiÅŸim diline geçilmesi gerekiyor” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Uzun süredir takip ettiÄŸimiz 10.50 seviyesi kırıldı”
Mevcut tabloda kur ve enflasyonda verilen görüntüde belirsizliÄŸin hakim olduÄŸunu dile getiren Kuru, “Burada bir ‘başıboÅŸ kalmak’ ifadesini kullanabiliriz” dedi. Mevcut iletiÅŸim diline ve kurulan politikalara bakıldığında kurdaki beklentilerin yukarı yönlü olduÄŸunu ifade eden Kuru, Dolar/TL’de 10.50 seviyesini ise teknik olarak önemsediklerini söyledi.
Kuru, “Orası 3-4 yıldır takip ettiÄŸimiz bir seviyeydi. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık oluÅŸması için temel unsurlardaki geliÅŸmelerin daha da bozulması lazım. Bu seviyeyi ÅŸimdilik güçlü görüyoruz, ama burada yaÅŸanacak bir kırılma durumunda ve bir kalıcılık oluÅŸtuÄŸunda TL’de telaffuz dahi etmek istemediÄŸimiz seviyelere doÄŸru iÅŸ gidebilir. Enflasyona geçiÅŸkenlik hızlanacağı için de makro dengelerde de bir tur daha bozulma olabilir. O yüzden bu seviyenin aşılması oldukça kritik” görüşünü dile getirdi.
“Artık zamlar daha hızlı yansıyacak”
Dolarda son aylardaki hızlı artışın enflasyon geçiÅŸkenliÄŸini de arttırdığını söyleyen Soner Kuru, “Dolar/TL’de her yüzde 10’lık artış enflasyonda yüzde 2.5’luk bir artışa neden oluyor. Ama bu yıllık bazda bir artış. Aydan aya bu yüzde 10 gittiÄŸinde enflasyona etkisi de hızlanıyor fiyatlama davranışlarında bozulma olduÄŸu için. Biz kurda son 3 ayda yüzde 20’lerin üzerinde bir hareket yaşıyoruz. Artık küçük esnaf bile günden güne zam yapacak. Mevcut ortamda kimse kimseye neden zam yaptın diye soramıyor. Haftadan haftaya fiyatlarda ciddi deÄŸiÅŸimler oluyor. Bir psikolojik etki de var. Bunun kırılması için kurda uzun dönemli bir stabilizasyon saÄŸlanması gerekiyor” ÅŸeklinde konuÅŸtu. (DW – 17.11.2021)
