Diktatöre nezaket faşizme suç ortaklığı | Ziya Ulusoy

Diktatöre nezaket göstermek değil, rüşvetten katliamlara uzanan suçlarıyla Erdoğan ve faşist rejiminden hesap sormak, halklara bağlılığın ve faşizme karşı mücadelenin olmazsa olmazıdır. Faşizmi yıkmanın yolu en başta Erdoğan faşizmden hesap sorma kararlılığıyla başlar. Burjuva muhalefetin diktatöre nezaketle, onunla uzlaşma ve işbirliğiyle yeniden faşizan belaları halkların başına sarmamasının güvencesinin yolu da bu kararlılıkla açılır.

Millet İttifakı partileri ve diğer burjuva partileri, rüşvet aldıkları açığa çıkarılan saray kadrolarına suç duyurusunda bulundu.

Fakat tümü de sarayın ÅŸefi ErdoÄŸan’ı bu suçtan muaf tuttu.

Üstelik diktatörün 2013’de 17/25 Aralık’ta ses kaydı deliliyle ortaya çıkan 100 milyon dolarlık rüşvet parasına iliÅŸkin burjuva muhalefet ses bile çıkarmadı, suç duyurusunda bulunmak bir yana gündemde bile tutmuyor.

Şimdi bazı dişlileri açığa çıkan rüşvet çarkının suçlularını sadece 3-5 saray bürokratıyla sınırlayıp diktatörün yargısına suç duyurusuyla yetinmek ve diktatörü muaf tutmak, burjuva muhalefetin sefaletini gösteriyor.

Burjuva muhalefetin diktatör ErdoÄŸan’a ve faÅŸist rejimine yaklaşımının iki karakteristik özelliÄŸi var.

Uzlaşma ve işbirliği çizgisini sürdürerek, seçim yoluyla parlamenter bir rejime geçişi diktatörün bahşetmesini sağlamaya çalışıyor.

FaÅŸist ÅŸef ErdoÄŸan’a saygılı davranıyor ve hesap sormayacağını deklare ediyor.

CHP lideri KılıçdaroÄŸlu ve CHP’li bir vekil geçmiÅŸte birkaç defa “diktatör bozuntusu” sözünü kullandı, CHP vekili Bülent Tezcan “faÅŸist” nitelemesini ekledi. Karşılığında ErdoÄŸan, KılıçdaroÄŸlu’na Çubuk linciyle, CHP vekili Bülent Tezcan’a ise mafya usulü topuÄŸuna kurÅŸunla cevap verdi.

CHP’liler “sayın cumhurbaÅŸkanı” nezaketini süreklileÅŸtirdiler. KurÅŸun ve lince alternatif olarak nezaket, elbette CHP’nin burjuva devletin klikler arası olası sertleÅŸmeden zarar görmemesini gözeten sınıfsal tavrından geliyor.

Burjuva muhalefetin yükselttiği İYİP lideri Akşener, saray resepsiyonuna katılarak diktatörün meşruluğunu bu tavrıyla göstermiş, daha ötesine geçmişti. Seçim sonrası ittifak değişikliğine açık olduğunu vurgulamış, diktatörle koalisyona açık olduğunu da deklare etmişti. Tavrını sürdürüyor.

Burjuva muhalefetin diktatöre nezaketi elbette Erdoğan faşizmiyle uzlaşma ve işbirliği çizgisinden geliyor.

Burjuva muhalefetin rüşvete ilişkin suç duyurusunda diktatörü muaf tutması da faşizmle uzlaşma ve işbirliği çizgisinin bir parçası.

Erdoğan faşizmine karşı olan geniş kitleler, burjuva muhalefetin seçimle iktidarı devralması yoluyla faşizmden kurtulacakları beklentisi içinde. Hatta faşizmden kurtuluş umudunu buna bağlamışlar denebilir. Bu, geniş kitleleri faşizme karşı ve hakları için mücadeleden alıkoyuyor.

Burjuva muhalefetin faşizmle uzlaşma ve işbirliği çizgisi de, bu çizginin bir parçası olarak diktatörü saygınlık halesiyle ödüllendirmesi ve hesap sormayacağını deklare etmesi de, faşizme karşı mücadeleyi engelliyor.

Oysa Erdoğan faşizminin, yöneticilerinin, polis-askeri şefleri, bürokratları ve tetikçilerinin suçları rüşvetle sınırlı değil.

ErdoÄŸan ve tetikçileri öncesi bir yana, 2015’ten bu yana en ağır savaÅŸ ve halk düşmanlığı suçlarını iÅŸledi.

2015’in Suruç, Amed mitingi ve Ankara Gar katliamları, Cizre-Sur vahÅŸetinde gerçekleÅŸtirdiÄŸi (3 bini aÅŸkın Kürt’ün öldürüldüğünü ErdoÄŸan övünerek açıklamıştı) katliamlar, ErdoÄŸan faÅŸizminin niÅŸanesi ve ağır suçları.

Öncesi süreçte 2006’da polise “kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” emrini basın önünde vererek Amed’de içinde çocukların olduÄŸu Kürt insanlarını öldürmek de ErdoÄŸan’ın karakteri ve suçu. Gezi’de 7 canı öldürmek de!…

Dahası Rojava ve Kuzey Suriye iÅŸgallerinde Kürt ve diÄŸer halklardan binlerce insanı öldürmek ve kaçırmak, DAİŞ’e Êzîdî inancından kadınları köleleÅŸtirmede teÅŸvik ve yardım da ErdoÄŸan’ın suçları… DAİŞ canavarlarını Kobanê’ye saldırtarak Kürt halkından binlercesini öldürmek de…

Åžimdi Medya Savunma Alanları’nda gerillaya karşı kimyasal silah kullanarak, Kürt siyasetçileri ve sivil halkı Başûrê Kürdistan’da, Rojava’da suikastlar ve hava saldırılarıyla öldürmek de ErdoÄŸan’ın savaÅŸ suçu.

Diktatöre nezaket göstermek değil, rüşvetten katliamlara uzanan suçlarıyla Erdoğan ve faşist rejiminden hesap sormak, halklara bağlılığın ve faşizme karşı mücadelenin olmazsa olmazıdır.

Faşizmi yıkmanın yolu en başta Erdoğan faşizmden hesap sorma kararlılığıyla başlar. Burjuva muhalefetin diktatöre nezaketle, onunla uzlaşma ve işbirliğiyle yeniden faşizan belaları halkların başına sarmamasının güvencesinin yolu da bu kararlılıkla açılır.

Kitleleri mücadeleye çekmenin ve antifaşist bilinci geliştirmenin tek yolu da buradan geçer.


Ziya Ulusoy – ETHA – 03.09.2022