Metropoll AraÅŸtırma’nın 17 Nisan’da gerçekleÅŸtirdiÄŸi anket sonuçları CHP’nin AKP’nin önünde yol almaya devam ettiÄŸini ortaya koyuyor. Ancak seçmenlerin yüzde 34’e yakınını “kararsız”lar oluÅŸturuyor.
Özer Sencar’ın Metropoll AraÅŸtırma ÅŸirketinin, 17 Nisan’da 2531 kiÅŸiyle görüşerek gerçekleÅŸtirdiÄŸi kamuoyu araÅŸtırması seçmenlerin 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinden yaklaşık bir yıl, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden 15 gün sonra AKP’yi Türkiye’nin yönetiminden indirme ve CHP’yi baÅŸa geçirme eÄŸiliminin güç kazanmakta olduÄŸunu gösteriyor.
Özer Sencar, anketle ilgili kendi yorumunda bu göstergeleri şöyle yorumluyor: “Bu tablo ve grafiÄŸin söyledikleri: 1. Yerel seçimden 15 gün sonra yapılan bu araÅŸtırmada kararsız-protest- CY [cevapsız] kitlesinin %34’e yaklaÅŸması çok önemli. Büyük seçim baÅŸarısında[n] sonra özellikle CHP için. 2. AKP 22 yıllık tarihinde ilk kez bu kadar düşük oy oranını gördü.”

Kararsızlar birinci parti
Yerel seçimlerin hemen ardından yapılan ankette “kararsızlar”ın 2023 genel seçimlerinden önce de anketlere sıkça yansıdığı gibi en geniÅŸ seçmen grubunu oluÅŸturdukları görülüyor. “Kararsızlar” dağıtılmadan önce CHP ve AKP’nin desteÄŸi yüzde 20’lerde seyrederken bu iki partinin oy toplamıyla “Kararsızlar”ın oylarının birbirine oldukça yaklaÅŸmış olması, önümüzdeki bir kaç yıl boyunca iktidar ve ana muhalefetin politikalarının, büyük bölümü AKP’den uzaklaÅŸanlardan oluÅŸan bu kitleyi kazanmaya odaklanacağına iÅŸaret ediyor.
DEM Parti hala üçüncü güç ama…
Öte yandan anket sonuçları, DEM Parti’nin hala “üçüncü büyük güç” konumunu korumakla birlikte 2023’ten bu yana yüzde 10’nun altına çakılmışlığını sürdüregeldiÄŸini de gösteriyor. DEM Parti’nin 2015’te kazanmış olduÄŸu Türkiye’nin tamamına seslenme kapasitesinde 2018’de baÅŸlayan duraksamanın 2023’ten bu yana gerilemeye dönüşmüş olması, siyasal tabloda AKP’nin düşüşü ve CHP’nin yükseliÅŸi kadar önem taşıyor. Kürt Sorunu’nda çözüm ve demokratik standartların yukarıya çekilmesi açısından en stratejik dinamik olan DEM Parti’nin yeniden 2015 çizgisini yakalayıp yakalayamayacağı genel siyasal tablonun kararlı bir biçimde demokrasi yönüne evrilip evrilemeyeceÄŸi sorusunun da yanıtı olacak.
(AEK)
