Belediyelerin halka hizmet giÅŸelerinde tesettüre serbestlik kavgası yeni boyut kazanırken Nasreddin Hoca’mızın çöp yığınları arasındaki azabı aynen devam ediyor.
Sona ermekte olan 2023 yılındaki cumhurbaÅŸkanı ve parlamento seçimlerinde yüzde 70’le ErdoÄŸan’a ve onun Cumhur İttifakı’na destek vermiÅŸ olan Belçika’daki Türk vatandaÅŸları daha ÅŸimdiden önümüzdeki yıl hem Türkiye’de, hem de Belçika’da yapılacak olan yerel seçimlerin heyecanı içinde…
Her ne kadar 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri hakkındaki kanunun 94/A maddesinin üçüncü fıkrası yurt dışındaki Türk vatandaÅŸlarının yerel seçimlerde oy vermesine olanak tanımıyor olsa da, özellikle Brüksel’deki Türkiyeli göçmenlerin en büyük grubunu oluÅŸturan EmirdaÄŸ’lı seçmenler Afyonkarahisar’ın bu ilçesinde 31 Mart 2024’te yapılacak oylamaya odaklanmış bulunuyor.
BeÅŸ yıl önce yapılan yerel seçimlerde EmirdaÄŸ İlçesi’nde CHP’nin yüzde 26,02 oyuna karşılık Cumhur İttifakı partileri oyların, Belçika’da olduÄŸu gibi, yüzde 73,31’ini almış ve AKP’li Serkan Koyuncu belediye baÅŸkanı olmuÅŸtu.
Önümüzdeki seçimde de aynı sonucu alabilmek Serkan Koyuncu, oy hakkına sahip olmasalar da Belçika’daki hemÅŸehrilerinin desteÄŸini saÄŸlamak üzere bu ülkeye sık sık sefer eyliyor. Kendisi, Türkiye’deki seçimlerde Belçika’daki seçmenlerin cumhurbaÅŸkanı adayı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a ve Cumhur İttifakı’na oy vermesini saÄŸlamak için özel olarak bu ülkeye gelmiÅŸ, 29-30 Nisan 2023 tarihlerinde Brüksel ve Anvers’teki oy verme merkezlerine bizzat giderek kampanya yürütmüştü.
Bu, aynı zamanda, ertesi yıl Türkiye’de yapılacak yerel seçimlerde belediye baÅŸkanlığını yeniden kazanmak için Belçika’da yakınları bulunan EmirdaÄŸ’lılara yönelik iyi planlanmış bir seçim yatırımıydı.
Buna karşılık, Brüksel’deki Saint-Josse’un EmirdaÄŸ’lı belediye BaÅŸkanı Emir Kır’ın da, önümüzdeki yıl Belçika’da arka arkaya yapılacak genel ve yerel seçimlerde EmirdaÄŸ’lı seçmenlerin kendisine güven tazelemesine ihtiyacı vardı.
Bu amaçla 25 Temmuz 2023’te Emir Kır, beraberinde bir heyetle, EmirdaÄŸ Belediye BaÅŸkanı Serkan Koyuncu’yu makamında ziyaret ederek Belçika’daki EmirdaÄŸ’lıların kendisine desteÄŸini ve baÅŸarı dileklerini iletti.
Türkiye’de yerel seçimlerin yapılmasına fazla zaman kalmadı. Görünüş odur ki, hem Türkiye’de Cumhur İttifakı’nın, hem de Belçika ve Hollanda’daki EmirdaÄŸ’lı göçmenlerin dıştan desteÄŸiyle Serkan Koyuncu EmirdaÄŸ belediye baÅŸkanlığına yeniden seçilmeyi garantilemiÅŸ bulunuyor. Bittabi, Cumhur İttifakı’nın geçen belediye seçimlerinde oyların yüzde 32,88’ini almış bulunan ikinci ortağı MHP son anda bir sürpriz yaparak bir baÅŸka aday dayatmazsa…
Belçika’daki durum oldukça farklı… Anayurttaki yerel seçimlerde oy kullanma hakkı olmadığı için ancak dıştan destek verme durumunda olan bu ülkedeki Türkiyeli göçmenler, Belçika’da aynı yıl arka arkaya yapılacak iki seçimde, hem parlamento seçimlerinde, hem de yerel yönetim seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip… Hele Belçika vatandaÅŸlığını elde etmiÅŸlerse, Belediye Meclisi, Bölge Meclisi, Federal Meclis, Avrupa Parlamentosu için aday olabilir ve de seçilebilir.
Emir Kır, Sosyalist Parti üyesi olarak ilk kez 2000 yılında Saint Josse Belediye BaÅŸkan Yardımcısı olmuÅŸ, 2004’te Brüksel bölge seçimlerinin ardından Brüksel Bölge Hükümeti’nde devlet bakanlığını üstlenmiÅŸ, 2012 yerel seçimlerinde de en yüksek oyu alarak 2013’te Saint-Josse belediye baÅŸkanı olmuÅŸtu. On yıldır bu makamda bulunan Kır, aynı zamanda 2014 genel seçimlerinden beri Belçika Federal Parlamentosu’nda milletvekili olarak yer alıyor.
2019 yılında iki MHP’liyi makamında kabul ettiÄŸi gerekçesiyle Sosyalist Parti’den ihraç edilen, bu yüzden hem milletvekilliÄŸini, hem de Saint-Josse belediye baÅŸkanlığını “bağımsız” olarak sürdüren Emir Kır’ın önümüzdeki yıl yapılacak yerel ve federal seçimlere hangi partinin etiketiyle katılacağı konusunda çeÅŸitli tahminler yapılıyor.
Belçika’da iki seçim öncesinin siyasal mercato’ları
Daha önce de yazmıştım… Önümüzdeki seçimde Türkiyeli ve Müslüman ülkeler çıkışlı olan seçmenlerin oylarını alabilmek amacıyla Belçika partileri ÅŸimdiden “Siyasal Mercato”ya, yani aday transferi pazarlıklarına baÅŸlamış bulunuyor.
Bu konuda sayısal bir anımsatma… Aday transferi pazarlıklarının en erken baÅŸkent Brüksel bölgesinde baÅŸlaması, bu bölgenin Belçika’da en yoÄŸun Müslüman nüfusu barındırıyor olmasından kaynaklanıyor. Sosyolog Jan Hewrtogen’ın verilerine göre müslüman ülkeler çıkışlı olanlar Valon bölgesinde yüzde 4,9, Flaman bölgesinde yüzde 5,1 iken Brüksel bölgesinde bu oran yüzde 23,6’yı buluyor.
Brüksel bölgesi içinde de müslüman ülkeler çıkışlı olanlar Saint-Josse’da nüfusun yüzde 45’ini, Molenbeek’te yüzde 41.2’sini, Schaeerbeek’te yüzde 37,3’ünü, Anderlecht’te yüzde 30,2’sini, Brüksel anakent belediyesinde ise yüzde 31’ini oluÅŸturuyor.
İşte bu nedenledir ki, mezbahalık hayvanların uyuÅŸturmaksızın kesilmesi Valon ve Flaman bölgelerinde yasaklandığı halde, Brüksel Bölge Parlamentosu’nda 17 Haziran 2022’de yapılan oylamada, Belçika Diyanet Vakfı ve Belçika İslam Koordinasyon Kurulu’nundayatmasına uygun olarak, yasaklama önerisi 38 lehte, 8 çekimser oya karşılık 42 oyla reddedilmiÅŸti.
Bu oylamanın ibret verici yönü, Flaman ve Valon bölgelerinde bu yasaklamaya istisnasız kabul oyu vermiÅŸ olan sol ve çevreci partilerin Brüksel bölgesinde 180 derecelik bir dönüş yapmaları, Sosyalist Partilerin (PS ve VOORUIT) 19 milletvekilinden 16’sının, Belçika İşçi Partisi’nin (PTB ve PVDA) 11 milletvekilinden tümünün, YeÅŸiller’in (ECOLO ve-GROEN) 19 milletvekilinden 9’unun red oyu kullanmış olmalarıydı.
Yine 2022’nin Eylül ayında, Molenbeek Belediyesi’ndeki görevlilerin kamuya açık servislerde dinsel aidiyeti vurgulayan kıyafetle, dolayısıyla da müslüman kadınların tesettürle çalışmalarını yasaklayan iç yönetmelik maddesinin kaldırılması önergesi belediye meclisinde Sosyalist Parti (PS)‘nin ve Ecolo’nun oylarıyla onaylanmıştı.
Molenbeek Belediyesi bu konuda geçtiÄŸimiz Temmuz ayında bir adım daha attı… Belediye baÅŸkan yardımcılığı görevinden istifa eden bir üyenin yerine Flaman Sosyalist Partisi (Vooruit)’in önerisiyle Belediye Meclisi’nin tesettürlü üyesi Saliha Raiss atandı.
Tesettür konusunda geçen hafta da Brüksel’in büyük belediyelerinden Anderlecht’te de bir siyasi arbede yaÅŸandı… İktidar ortağı Flaman ve Walon YeÅŸiller Partisi grubu (Ecolo-Groen) yeni bir sürpriz yaparak Belediye Meclisi’ne kamusal alanlarda ve giÅŸelerde çalışan tüm personele inançlarına göre giyinme, özellikle müslüman kadın personele başörtüsü takma serbestliÄŸi tanınmasını öngören bir önerge sundu…
Belçika İşçi Partisi (PTB) tarafından da desteklenen önerge, Belediye Meclisi’nin muhalif üyelerine kabul oyu kullanmaları için sosyal medyada tehdit mesajları gönderilmesi üzerine ÅŸimdilik kesin bir sonuca baÄŸlanamadı ve bu konuda Brüksel Bölge Meclisi’nin alacağı tavrın beklenmesi kararlaÅŸtırıldı.
La Libre Belgique gazetesinin karikatüristi duBus, giÅŸelerde giyime tam serbestlik tanındığında, tesettürlü kadınların yanı sıra farklı inanç ve tercihleri olanların da aynı hakkı kullanarak belediye hizmetlerine nasıl bir renk katacağını çok güzel resmetti…
İslam’da iki tarihsel dönüm noktası arasındaki süreye “fetret” denir… Avrupa baÅŸkentinde de tesettür konusunda ÅŸu sırada bir fetret yaÅŸanıyor…
Molenbeek ve Anderlecht tesettür konusunda hangi adımları atarlarsa atsınlar, unutulmasın ki, Belediye yönetiminde tesettürlü bir kadını ilk kez söz ve karar sahibi kılan belediye Schaerbeek’tir… Halen Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın kurduÄŸu beÅŸinci hükümette Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı görevine getirilen Mahinur Özdemir, tesettürlü aday olarak önce 2006’da Schaerbeek Belediye Meclisi’ne, ardından da 2009’da Brüksel Bölge Meclisi’ne girmiÅŸ bulunuyordu.
2015 yılında Ermeni Soykırımı’nın varlığını tanımayı reddettiÄŸi için üyesi bulunduÄŸu hristiyan parti cdH’dan ihraç edilen Özdemir 2020’de bir zamanlar nikah ÅŸahitliÄŸini de yapmış olan CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin Cezayir büyükelçiliÄŸine tayin edilecek, 2023 seçimlerini AKP’nin kazanmasından sonra da yeni kurulan hükümette bakan olacaktı.
Belçika’ya 17 yıl önce ilk tesettürlü seçilmiÅŸi kazandırmış olan ve Brüksel’in en fazla müslüman sakini bulunan (yüzde 37,3) Schaerbeek Belediyesi, iktidar ortağı Ecolo partisinin dayattığı günlük yaÅŸamı zorlaÅŸtıran bazı uygulamalara bölge sakinlerinden gelen tepkiler nedeniyle son zamanlarda büyük bir kriz yaşıyor… Öyle ki, muhalefetin oturumlara katılmayı reddetmesi nedeniyle Belediye Meclisi aylardır toplanamıyor, ivedilik taşıyan birçok yaÅŸamsal konuyu karara baÄŸlayamıyor.
Nasreddin Hoca’mızın Avrupa baÅŸkentinde başına gelenler…
Bizim de tam çeyrek yüzyıldır ikamet ettiÄŸimiz Schaerbeek’te, Türkiyeli olarak bu belediyenin yönetiminden gerçekleÅŸtirmesini beklediÄŸimiz son derece masum bir istek var. Ona da bir türlü sıra gelmiyor.
Heykeli Schaerbeek’in çöp yığınına dönüştürülmüş bir sokak köşesinde Belçika yöneticileri tarafından da, Türkiye yöneticileri tarafından da nisyana terkedilmiÅŸ, kaderiyle baÅŸ baÅŸa bırakılmış Nasreddin Hoca’mızın bu utanç verici durumdan kurtarılması.
Türkiye’de Nasreddin Hoca’nın ve de ona atfedilen kalıntıların başına gelmeyen kalmamıştır ama Türkiye’nin yıllardır üye olmaya çalıştığı Avrupa BirliÄŸi’nin merkezi Brüksel’de, üstelik de “Türk mahallesi” denilen Schaerbeek’te kendisinin ve de eÅŸeÄŸinin başına gelenler herhalde hepsine fark atar…
Nasreddin Hoca’yı Belçika’lılara tanıtmak için ilk atılımı 38 yıl önce biz atmıştık… Yarım yüzyıl önce kurdugumuz İnfo-Türk’ün basın ve yayın çalışmalarının yanı sıra 80’li yılların baÅŸlarında Türkiye’nin kültür zenginliÄŸini Avrupa’nın baÅŸkentinde tanıtmak amaclyla bir dizi kültürel etkinlik düzenlemiÅŸtik.
1982 yılında Brüksel’in dört belediyesinde Karagöz gösterileri ve 1983’te Uluslararası Basın Merkezi’nde göç konulu bir karikatür sergisinin ardından 1985 yılında iki deÄŸerli tiyatro insanımız, Işıl KasapoÄŸlu ve Melih Düzenli, Le Botanique Kültür Merkezi’nde iki gece art arda meddah, gölge oyunu ve kukla teknikleriyle Nasreddin Hoca’mızıBelçikalılara tanıtmışlardı.
O dönemde RTBF’in Türkçe yayınlarını gerçekleÅŸtiren dostumuz Nazım Alfatlı da,
yaptığı özel bir programla bu gösterileri kamuoyuna yansıtmıştı.
1999 yılında da GüneÅŸ Atölyeleri (Ateliers du Soleil)’in 25. kuruluÅŸ yıldönümü dolayısıyla Schaerbeek Belediye Sarayı’nda düzenlendiÄŸimiz serginin açılış töreninde o dönemdeki Belediye BaÅŸkanı Francis Duriau’ya Nasreddin Hoca’yı eÅŸeÄŸe ters binmiÅŸ olarak temsil eden bir biblo hediye etmiÅŸtik.
Türk toplumundan da gelen istekleri tatmin etmek için nihayet 2006 yılında Schaerbeek’in Gallait, Vandermeersch ve Rubens caddelerinin kesiÅŸtiÄŸi noktaya Nasreddin Hoca’nın eÅŸeÄŸe ters binmiÅŸ bir heykeli dikildi. Ne var ki üzerinden çok geçmeden Hoca’nın saÄŸ kolu, tesbihi ve de eÅŸeÄŸinin kuyruÄŸu tahrip edildi.
Bu duruma tepki gösteren dostlarımızdan mizah yazarı ve tiyatro yönetmeni Erdinç Utku 2015 yılında Nasreddin Hoca kılığına girip heykelin önünde bir protesto gösterisi düzenleyerek dayanıklı malzemeden yapılacak yeni bir Hoca heykelinin Schaerbeek’in daha merkezi ve güvenli bir yerine dikilmesini istedi.
Kolsuz, tespihsiz ve eÅŸeÄŸi kuyruksuz heykel o haliyle yerinde dura dursun, nihayet Belediye seçimlerine iki hafta kala,sırf Türkiye çıkışlı seçmenleri tatmin etmek için 29 Eylül 2018 cumartesi günü Nasreddin Hoca’nın eÅŸeÄŸe ders biniÅŸini temsil eden daha küçük boyutta bir heykeli yine Schaerbeek’te Türk esnafın yoÄŸun bulunduÄŸu Chaussée de Haecht üzerinde bir yol kavÅŸağına yerleÅŸtirildi.
Ancak Hoca’nın heykelinin bulunduÄŸu yol kavÅŸağı giderek mahalle esnafının akÅŸamları artıklarını tepeleme yığdıkları bir çöplük haline dönüşmeye baÅŸladı.
Oysa, çocukluğumuzdan beri en acılı ve hüzünlü zamanlarımızda bile unutulmaz espirileriyle yaşamımıza gülümseme ve umudu katan Nasreddin Hoca, sadece Türkiye’nin değil, çok daha büyük bir coğrafyanın sevdiği ve saydığı tarihsel bir değerdir.
Birleşmiş Milletler’in UNESCO örgütü, yıllarca önce tam 15 ayrı dilde yayınlanan Le Courrier adlı dergisinde Nasreddin Hoca’nın evrensel değerini belgelemişti:
https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000074823_fre
Nasreddin Hoca’nın çöplükten kurtarılması sadece bizlerin değil, aynı zamanda Avrupa Birliği başkenti Brüksel’i ve de Schaerbeek belediyesini yönetenlerin sorumluluğudur.
Erdinç Utku bu duruma da tepki göstererek bir dizi protesto etkinliği düzenledi, son olarak 6 Ekim Dünya Gülümseme Günü’nde yapılan etkinlikte Nasreddin Hoca anıtının çöplükten kurtarılıp eşekler mahallesi olarak anılan Schaerbeek’in Josaphat Parkı’na taşınmasını önerdi.
Parkın sevimli eşekleri Camille, Gribouille ve Napoleon’u da çok sevindirecek bu öneri Schaerbeek Belediye yönetiminde sürüp giden politik kriz nedeniyle herhalde sonbaharda yapılacak yerel seçimler sonrasına kadar yanıt bulmayacak.
Bu nedenle Erdinç sosyal medyada geçen gün Nasreddin Hoca heykelinin çöp yığınları arasında yeni bir fotoğrafını şöyle paylaşmış:
“An itibariyle Brüksel’deki Nasrettin Hoca heykeli… Dünyanın bütün kameralarını koysan Nasrettin Hoca çöp bekçiliÄŸinden kurtulamayacak. En iyisi hocamı Josaphat Parkı’na kaçırmak… Bir gece organize olalım, vinç vb. Hoca’yı parka taşıyalım. Belçika’nın ilk ‘gece kondu heykeli’ne de imza atmış oluruz. Post-modern köye gecekondu heykel yakışır.”
Hem de nasıl?
DoÄŸan Özgüden – Artı Gerçek – 04.12.2023
