Almanya’da Bakanlar Kurulu, Kuzey Denizi’ndeki Borkum Adası açıklarında doÄŸal gaz çıkarılmasına iliÅŸkin tartışmalı anlaÅŸmayı onayladı.
Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığından yapılan açıklamada, Kuzey Denizi’ndeki Borkum Adası açıklarında Hollanda ile imzalanan ortak doÄŸal gaz çıkarma anlaÅŸmasına Bakanlar Kurulunun onay verdiÄŸi duyuruldu.
Söz konusu anlaşma, her iki ülkenin de gaz yatağından ortaklaşa faydalanmasının temelini oluşturarak, telif haklarının iki ülke arasındaki dağılımını düzenliyor. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Federal Meclis tarafından onaylanması gerekiyor.
Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Katherina Reiche, konuya iliÅŸkin yaptığı açıklamada, Hollanda’nın uzun süredir enerji tedarikinde güçlü bir ortak olduÄŸunu belirterek, “Bu anlaÅŸma sadece komÅŸularımızın arz güvenliÄŸini deÄŸil, aynı zamanda Avrupa gaz piyasasını ve dolayısıyla bizi de güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Hollandalı enerji ÅŸirketi One-Dyas, “N05-A” sahasından birkaç yıl içinde 4,5 ila 13 milyar metreküp arasında gaz çıkarabileceÄŸini tahmin ediyor. Bu da Almanya’nın geçen yıl tükettiÄŸi yaklaşık 80 milyar metreküpün yüzde 6 ila 16’sına denk geliyor.
Eski bakan imzalamamıştı
Yeşiller Partisi, Almanya’nın iklime zarar veren fosil yakıtlara aşırı bağımlı hale geleceği gerekçesiyle söz konusu doğal gaz çıkarma projesine karşı çıkıyor. Yeşiller Partisinden eski Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck, Hollanda ile yapılan söz konusu anlaşmayı görev süresi boyunca imzalamamıştı. Habeck, anlaşmayı imzalamadan önce mahkeme kararlarını beklemek istediğini ifade etmişti.
İktidar partileri Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD), koalisyon anlaşmalarında Almanya’daki konvansiyonel gaz üretim potansiyelinden faydalanma konusunda uzlaşmıştı.
Çevre grupları da söz konusu gaz çıkarma projesine karşı çıkarak, mahkemeye baÅŸvurdu. Bu gruplar, gaz çıkarmanın Kuzey Denizi’ndeki biyolojik çeÅŸitlilik için yıkıcı sonuçları konusunda uyarılarda bulunuyor. Çevre örgütü “Environmental Action Germany (DUH)”, Alman hükümetini anlaÅŸmayı ilgili mahkemeler ve onay makamları üzerinde baskı kurmak için kullanmakla suçluyor.
Öte yandan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yol açtığı enerji krizi sonrası arz güvenliÄŸini saÄŸlamak için yoÄŸun çalışmalar yürüten Alman hükümeti, krizi yeni tedarik zincirleri ve LNG gibi çeÅŸitlendirmelerle aÅŸtı. Ülkede, son 4 yılda LNG için 4 adet yüzer terminal faaliyete geçti.
Almanya, Ukrayna’daki savaÅŸ öncesi ihtiyacı olan doÄŸal gazın yüzde 55’ini Rusya’dan karşılıyordu. Bugün ise ana tedarikçiler artık Norveç, Hollanda ve Belçika olarak dikkati çekiyor.
