‘Afrika sıcakları’ uyarısı: Uzun ve kurak bir yaz bizi bekliyor olabilir

“Uzun ve kurak bir yaz bizi bekliyor olabilir” diyen Prof. Dr. ÖdemiÅŸ “İklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin etkisiyle Akdeniz iklim kuÅŸağı içerisinde yaz mevsimlerinin uzunluÄŸu giderek artacak” ifadelerini kullandı.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Ziraat Fakültesi Biyosistem MühendisliÄŸi Arazi ve Su Kaynakları Ana Bilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Berkant ÖdemiÅŸ, bu yılın yağış açısından verimli geçtiÄŸini ancak aldanılmaması gerektiÄŸini belirterek, “Bu sene yeterince yağış almış olsak da uzun ve kurak bir yaz bizi bekliyor olabilir” dedi.

‘AFRİKA SICAKLARINA MARUZ KALACAÄžIZ’

DHA’nın aktardığına göre, Türkiye genelinde kış aylarındaki yağışların, baraj ve göletlerin tamamen dolmasına neden olduÄŸunu ve uzun süredir böyle kış mevsimi yaÅŸanmadığını söyleyen Prof. Dr. Berkant ÖdemiÅŸ, şöyle konuÅŸtu:

“Yağış açısından bu yıl verimli geçti. Uzun yılların ortalamasına göre daha fazla yaÄŸsa da bu duruma aldanılmaması gerekiyor. Bazı bölgelerde son dönemde yaÄŸan yağışlar ile artık kuraklık sorununun ortaya çıkmayacağı ile ilgili birtakım yanlış düşünceler var. Åžunu asla unutmamak lazım; iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin etkisiyle Akdeniz iklim kuÅŸağı içerisinde yaz mevsimlerinin uzunluÄŸu giderek artacaktır. Bu konuda yapılan araÅŸtırmalar güneyin sıcak ikliminin her 10 yılda bir 40 kilometre kuzeye ilerlediÄŸini göstermektedir yani gelecek yıllarda Afrika sıcaklarına maruz kalacağız. Biz her ne kadar bu sene yeterince yağış aldığımızı düşünmüş olsak da bu dönemden itibaren nisan ayı içinde belki bir yaÄŸmur daha görebiliriz ama kasım ayına kadar uzun süren bir kuraklık dönemine de girmiÅŸ olabiliriz. Sakın aldanmayın, uzun bir yaz mevsimi bizi bekliyor olabilir. Bu yüzden suyun bolluÄŸuna sakın aldanmayın, suyu kontrolsüz ve savurgan bir ÅŸekilde kullanmak büyük bir sorunu beraberinde getirir.”

‘SU SORUNU SÜREKLİ KARÅžIMIZA ÇIKACAK’

Uzun yıllık veriler açısından bu senenin son derece ekstrem olduğunu kaydeden Ödemiş, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm Türkiye genelini düşündüğümüz zaman 1990’lı yıllarda yaklaşık 650 mm olan yağış miktarları son dönemde 570 mm’ye kadar düşmüştü. Uzun zamandır görmeyi beklediÄŸimiz bir yıl yaÅŸadık. Bu bizim için önemli. Nereden baksanız uzun yıllık ortalamalarda dekarda 80 ton su kaybının yaÅŸandığı bir dönem yaşıyorduk. Bu sene düşen yağışlar ile birçok bölgede barajlar, göller, göletler doldu. Bu durum özellikle uzun geçecek yaz mevsimi açısından çiftçinin ya da kentsel ihtiyaç duyulan suyun karşılanabilmesi için kısmen de olsa yeterli. Åžunu unutmamak lazım, bu sene gördüğümüz yağışta hiçbir zaman bizim 2000’li yılların başında ya da 1990’ların ortalarında gördüğümüz yer altı su seviyelerine dönmemize neden olmayacak. Düşen yağış miktarı fazla gibi gözükse de buna asla aldanmamak gerekir çünkü su kullanım alışkanlıklarımızda bir deÄŸiÅŸime gitmediÄŸimiz sürece su sorunu sürekli karşımıza çıkacak. Özellikle tarımsal sulamada kullandığımız suyun miktarını kesinlikle azaltmamız lazım. Sanayi ve kentsel kullanıma baktığımızda suyu en fazla tarım sektörünün kullandığını görüyoruz. Toplam kullanılabilir suyun tek başına yüzde 73’ünü tarım kullanıyor.”

‘TOPRAK TUZLANMASI’ TEHLİKESİ

Tarımsal sulamada suyu disiplinsiz kullanmanın bedelinin çok ağır olacağına dikkat çeken ÖdemiÅŸ, “Tarımsal sulamada özellikle suyu kullanmak demek, aynı zamanda kullandığımız kadar topraÄŸa tuzu ilave etmek demektir. Bunu düşünerek suyu kesinlikle dikkatli ve özenli kullanmamız gerekir. Bugün dünyanın birçok bölgesinde aşırı sulamadan kaynaklanan ve bu sorunun yarattığı diÄŸer problemler nedeni ile toprak tuzlanmaya baÅŸladı. Hem dünya genelinde hem de ülkemizde sulanan alanların yaklaşık beÅŸte 2’si düşük ve orta derecede tuzlanmış durumdadır. BilindiÄŸi gibi toprak tuzluluÄŸu demek ürün kaybı demek. Ürün kaybının olduÄŸu yerde toprak yavaÅŸ yavaÅŸ elden çıkmakta ve ekilemez hale gelmektedir. Bunu önlemenin en iyi yollarından bir tanesi de bitkinin ihtiyaç duyduÄŸu oranda suyu vermektir. Onun için ne kadar çok suyumuz olursa olsun kesinlikle bir sulama programlaması dahilinde bitkinin ihtiyaç duyduÄŸu suyu, istediÄŸi zamanda, istediÄŸi miktarda ve kontrollü bir ÅŸekilde vermemiz gerekir” diye konuÅŸtu.

(GazeteDuvar)