Dünya Albinizm Farkındalık Günü – Albinizme, Kuzey Amerika ve Avrupa’da her 17 bin ila 20 bin kiÅŸide 1, Avustralya’da her 17 bin kiÅŸide 1, Yeni Zelanda’da her 16 bin kiÅŸide 1, Afrika’da her 5 bin ila 15 bin kiÅŸide 1 rastlanıyor
Toplumun “beyazları” olarak nitelendirilen albinizmli bireyler, yaÅŸadıkları fiziksel zorlukların yanı sıra dünya genelinde, toplumsal ÅŸiddet ve insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor.
BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM), albinizmli bireylerin uÄŸradığı ayrımcılığı ve toplumsal ÅŸiddeti sonlandırmak ve bu genetik rahatsızlığa iliÅŸkin küresel çapta farkındalık oluÅŸturmak amacıyla 13 Haziran’ı “Dünya Albinizm Farkındalık Günü” ilan etti.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, kalıtsal, nadir görülen ancak bulaşıcı olmayan bir rahatsızlık olan albinizm saçta, deride ve gözlerde “melanin” pigmentinin eksikliÄŸinden kaynaklanıyor.
Albinizm, hastalarda güneşe ve güçlü ışığa karşı hassasiyet oluşturduğu için, bu durum albinoların cilt kanserine yakalanma riskini artırıyor. Ayrıca albinolar zamanla görme kaybı da yaşayabiliyor.
Vücuda renk veren melanin pigmentinin eksikliğini gidermek için belli bir tedavi yöntemi bulunmuyor.
Dünya genelinde albinizm görülme oranları
BM İnsan Hakları Yüksek KomiserliÄŸi tarafından yayımlanan 2021 Albinizm Raporu’na göre, albinizme, Kuzey Amerika ve Avrupa’da her 17 bin ila 20 bin kiÅŸide 1, Avustralya’da her 17 bin kiÅŸide 1, Yeni Zelanda’da her 16 bin kiÅŸide 1 rastlanıyor.
Öte yandan, hastalığın Sahraaltı Afrika’da daha yaygın görüldüğü biliniyor. Afrika’da her 5 bin ila 15 bin kiÅŸiden 1’i albinizme sahip. Güney Afrika’da 1000 ve Tanzanya’da 1400 kiÅŸiden birinin albinizmli olduÄŸu tahmin ediliyor.
Resmi olmayan verilere göre, Hindistan’da yaklaşık 150 bin, Çin’de ise 90 bin albino bulunuyor.
Albinolar fiziksel zorlukların yanı sıra toplumsal zorluklarla da karşı karşıya
Albinizm görülme oranın daha yüksek seyretmesi ve hastalığa ilişkin toplumsal farkındalığın düşük olması nedeniyle, albinizmli bireyler en çok Afrika ülkelerinde insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor.
Albinizmli çocuklar Kuzey Amerika, Avustralya ve Avrupa’da daha çok yaşıtları arasında aşağılanmaya maruz kalıyor.
Çin ve bazı Asya ülkelerinde albinizmli çocuklar aileleri tarafından reddediliyor.
Bunun yanı sıra, “beyaz” bireyler Avrupa ve Amerika kıtasında toplumun diÄŸer bireylerinden kolay kolay ayırt edilemezken çoÄŸunluÄŸun koyu renk deriye sahip olduÄŸu Afrika kıtasında görünümlerinden dolayı daha fazla ayrımcılığa ve hatta toplumsal ve fiziksel ÅŸiddete maruz kalıyor.
Genellikle mitlerin ve sapkın inanışların hedefi olan albinolar “doÄŸa üstü güçleri” olduÄŸuna veya aileye “kötü talih” getirebileceÄŸine inanıldığı için katlediliyor.
Bazı Afrika toplumlarında yapılan ritüellerle, albinoların “servet ve güç” getireceÄŸine inanılıyor. Bu tarz uygulamalarda çoÄŸunlukla saldırıya uÄŸrayan albinizmli bireylerin uzuvları kullanılıyor. Bu durum, albinolara yönelik insan ticareti riskini artırırken, kesilen kollar ve bacaklar kara borsada satışa çıkarılıyor.
Son 10 yılda, 30’a yakın Sahraaltı Afrika ülkesinde saldırıların hedefi olan 700’den fazla albinosun yaralandığı veya hayatını kaybettiÄŸi biliniyor.
Güncel verilerin elde edilmesi zor olmakla birlikte, GüneydoÄŸu Afrika ülkesi Malavi’de 2016 yılında 5 ay içinde 6 albino öldürüldü.
Tanzanya’da 2000-2016 döneminde öldürülen albinoların sayısı 75 olarak kayıtlara geçti.
Albinizmli bireylerin karşı karşıya kaldığı toplumsal ve fiziksel zorlukların ortadan kaldırılması için, küresel çapta farkındalığın artırılması ve devletlerin, albinoların kişisel haklarına ilişkin yapısal ve yasal düzenlemelere gitmesi önem arz ediyor.
