HBDH: Pasifleşmeyelim, sokaktan vazgeçmeyelim!

HBDH, pandemi sürecinde devletlerin halkları ölüme sürüklediÄŸine dikkat çekerek, “FaÅŸizm ve kapitalizm varken saÄŸlıklı olamayız” dedi. HBDH, mücadelenin ev ve sanal medyaya sıkıştırılamayacağını belirtti, “Sokaktan vazgeçmeyeceÄŸiz” dedi.

Halkların BirleÅŸik Devrim Hareketi (HBDH) tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, Covid-19 pandemisinin de kapitalizmin ürünü olduÄŸu belirtildi. Pandemi sürecinde toplumların faÅŸizm ve kapitalizmin tehdidi altında olduÄŸunun vurgulandığı açıklamada, “Hareketin ev içine yada sadece sosyal medya alanına sıkıştırılması kesinlikle kabul edilmemeli” dedi, sokaÄŸa inmekten vazgeçilmeyeceÄŸi duyuruldu.

‘EMEKÇİLER İÇİN BIÇAK KEMİĞE DAYANMIÅžTIR’

Açıklamada şunlar belirtildi:

“Koronavirüs pandemisi ve bu süreçte ortaya çıkan olgular, artık kapitalist sistemin insanlığa vereceÄŸi bir ÅŸey kalmadığını bir kez daha güçlü bir ÅŸekilde gözler önüne sermiÅŸtir. Sistemin kaleleri sayılan emperyalist devletlerde yaÅŸanan toplu ölümler, saÄŸlık malzemelerindeki çok ciddi yetersizlikler, saÄŸlık sistemlerinin ardarda iflası, emperyalist liderler tarafından peÅŸpeÅŸe yapılan insan hayatıyla adeta dalga geçen açıklamalar ve binlerce insanın ölümü normalleÅŸtirilirken, kapitalist üretimin devamı hedefelenerek alınan ‘önlemler’ kapitalizmin tükenmiÅŸliÄŸini, çürümüşlüğünü bütün çıplaklığıyla ortaya koymuÅŸtur.

Pandemi ve egemenlerin akabinde geliÅŸtirdikleri bütün uygulamalar neredeyse tüm toplumsal eÅŸitsizlikleri, baskıyı ve sömürüyü toplumun bütün emekçi katmanları için bıçağın kemiÄŸe dayanması derecesinde hissedilir hale getirmiÅŸtir. Halklarımızın söylemiyle ‘millet canı ile uÄŸraşırken’ onlar mallarının derdine düşmüşlerdir. Ücretsiz izin esnek çalışma gibi işçiler için açlık ve ölümden baÅŸka hiçbir anlamı olmayan uygulamalar jet hızıyla meclisten geçirilmiÅŸ, çıkardıkları af ile ilerde sivil faÅŸist örgütlenmelerde kulllanmak üzere cezaevlerinde ne kedar tetikçi, katil ve tecavüzcü varsa sokaÄŸa salınmıştır. Emekçiler açlık sınırının altında sürdürebildikleri yaÅŸamdan dahi kovulma noktasına getirilirken ekonomik koruma tedbirleri altında patronlara para pompalanmaya devam edilmiÅŸtir. Güya evde kal ve sosyal mesafe çaÄŸrıları yaparken yaÅŸamını devam ettirebilmek için her gün iÅŸe gitmek zorunda olanların ne yapması gerektiÄŸi noktasında söylenmiÅŸ bir sözü duyan, alınmış bir önlemi gören olmamıştır. FaÅŸist iktidar pandemi ile ortaya çıkan krizin faturasını işçi emekçi ve kadınlara çıkartmaktadır. İşten çıkarma, çalışma koÅŸullarının kötüleÅŸmesi, pandemi koÅŸullarında işçi sınıfının ve emekçilerin tarihsel kazanımlarına saldırı fırsatı olarak deÄŸerlendirmektedir.

‘İKTİDAR TECAVÜZÜ MEÅžRULAÅžTIRIYOR’

Pandemi süreci erkek egemen sistemin yüzünü bir kez daha açığa çıkartmıştır. Salgının yayılmasıyla birlikte sadece coÄŸrafyamızda deÄŸil dünyanın yer yerinde kadınlara yönelik ÅŸiddet artmış, kadınların kürtaj hakkı engellenmiÅŸ durumdadır. Erkek egemen sistemin her türlü ÅŸiddet mekanizmasıyla kadınların hayatını kontrol altına alma çabasında güvenli diye iÅŸaret ettikleri evlerde yıllardır kadınların hapsedildiÄŸi dört duvarlardır. Koranavirüs bahanesiyle çıkartılan yeni infaz düzenlemesinde kadın katillerini, taciz, tecavüz, istismar suçlularını serbest bırakarak, yeni katliamlara fırsat yaratıp taciz ve tecavüzü meÅŸrulaÅŸtırmıştır. Erkek egemen sisteme karşı mücadele eden kendi hayatlarını savunan kadınlar ve siyasi tutuklular kapsam dışı bırakılmıştır. YaÅŸanılan emperyalist kapitalist bunalıma ek olarak pandemi etkisiyle derinleÅŸen ekonomik krizin etkisiyle ilk iÅŸten çıkarılanlar yine kadınlar olmuÅŸtur. Kadınlar ekonomik anlamda zorunlu olarak aileye mahkum edilmiÅŸtir. Keza pandeminin kaçınılmaz karşılığı, ev içi görünmeyen emeÄŸin (bakım emeÄŸi) dolayısıyla kadın emeÄŸinin sömürüsünün giderek artacağıdır. Ev her zaman kadın için zulmün ve ÅŸiddetin daha yoÄŸunlaÅŸtığı ve kadına yönelik ÅŸiddetin gizlendiÄŸi alanlar olmuÅŸtur. Bundan dolayı kadınlar için ataerki koronadan daha tehlikeli ve öldürücüdür. ‘Evde kal’ çaÄŸrılarının erkek egemen sistemin kadına dönük saldırılarını çoÄŸaltmaktan baÅŸka bir anlamı yoktur.

‘DOÄžAL FELAKET DEĞİL, KAPİTALİZM’

Emperyalist-kapitalist sistemin bulunduÄŸumuz evresinde ondan bağımsız bir biçimde felaketlerin ortaya çıkabileceÄŸini düşünmek mümkün deÄŸildir. ‘Felaket’ doÄŸal süreçlerde ortaya çıkan olaylarla deÄŸil, onların sonuçlarıyla, sonuçlarının büyüklüğüyle ilgili bir tanımlamadır. Sadece buradan yola çıksak dahi, meydana gelen her türlü hastalık veya doÄŸa olayının sonucunda ortaya çıkan felaketler kapitalist sistemin ürünüdür. Ve sadece bu da deÄŸil, kapitalizm kendi sistemi içerisindeki her türlü felaketin failidir. Bunu söyleyebilmek için kapitalistlerin ne virüs üretmesine ne de biyolojik saldırı yapmalarına gerek vardır. Hiçbir baÅŸka alt baÅŸlığa gerek kalmaksızın kesin olarak söyleyebiliriz ki, kapitalizmin toplumsal örgütleniÅŸi felaketlere yol açar. Hatta geldiÄŸimiz evrede onları üretir. Güncel somutluk içerisinde, Covid-19 kapitalizmin ürünü müdür deÄŸil midir ayrı bir tartışma konusudur ama korona felaketi olarak adlandırdığımız ve küresel olarak ÅŸu an yaşıyor olduÄŸumuz olay dolaysız olarak kapitalist sistemin ürettiÄŸi ve bunun sonucunda ortaya çıkan bir felakettir.

Covid-19 yada Covid-19’un yayılımı insan eliyle mi yapılmıştır? Kapitalizmin kendi ürünü müdür? Olmayabilir. Bu bir olasılıktır. Ama en fazla ‘olabilir ihtimali’ kadar güçlü bir olasılıktır. Kesin olarak böyle deÄŸildir demek için dayanılacak hiçbir kesinlik yok! Ama aksini düşündüren ve bunda bir iÅŸ var dedirten birçok veri var. Sadece sistemin ‘saygın’ liderlerinin daha salgının ilk günlerinden bu yana söyledikleri ‘200 bin ölüyle atlatsak iyi iÅŸ çıkarmış olacağız’, ‘sürü bağışıklığı’, ‘hiçbir ÅŸey eskisi gibi olamayacak’, ‘fırsata çevireceÄŸiz’ türünden demeçlerine bakmak yeterlidir.

Kapitalist sistemde biyolojik silah ve saldırılar varlığı kanıtlanmamış yada tarih boyunca hiç ortaya çıkmamış, kullanılmamış şeyler değildirler. Hafızamızı biraz kurcalamak bunun birçok örneğinini hatırlamamıza yardımcı olacaktır. 11 Eylül saldırısını gerçekleştiren, komple bir adayı biyolojik silah araştırmalarına ayıran, Küba’ya yıllar boyunca, onlarca biyolojik saldırı düzenleyen, Kürdistan dağlarını yıllardır kimyasal silahlarla döven bir sistemin insanlık dışı böylesi bir şey yapmayacağının kefili olamayız.

‘SADECE KORUNMAYA İNDİRGENMEMELİ’

Amacımız, korana felaketinin kriminal deÄŸerlendirme ve takibini yapmak deÄŸil. Aksine ortaya çıkan bu durumu ele alışı ve karşı mücadele biçimlerini saÄŸlıklı bir çözümleme üstüne oturtmaktır. Pandemi meselesini sadece doÄŸal bir saÄŸlık meselesi olarak deÄŸerlendirmek ve akabinde mücadeleyi sadece koronadan korunma tedbirlerine indirgemek bizim açımızdan pasif edilgen bir tavır oluÅŸtururken, egemenler içinse kesinlikle kabul edilebilir bir hat ortaya çıkarıyor. Burjuvazi onlarca emekçiyi saÄŸlıklarını umursamaksızın üretim alanlarına sürmekten kesinlikle hiçbir taviz vermez ve pandemiyi fırsata çevirip, emekçiler için birçok hak gasbını içeren yasalar çıkartırken, Kürdistan’da belediyelere kayyum atayarak Kürt halkının seçilmiÅŸ iradesini gasp ederek yürüttüğü savaÅŸa ara vermeden devam etmektedir. Rojava ve Suriye’deki iÅŸgal harekâtlarında durmaksızın tahkimat yapmaktadır. Devrim güçlerini etkisizleÅŸtirmek için pandeminin ortaya çıkardığı ‘sosyal mesafe’ benzeri bütün durumları sonuna kadar kullanırken, birleÅŸik devrim güçleri yukarıda da belirttiÄŸimiz gibi kapitalist sistemin dolaysız bir sonucu olarak ortaya çıkan bu olayı sadece toplumsal bir saÄŸlık sorunu olarak ele alamaz, böyle bir konumlanmayla yetinemez. Salgın sürecinde devletin kitlelere yönelik aldığı ve süreklileÅŸtirme çabası içine gireceÄŸi aÅŸikar olan sokaÄŸa çıkma yasağı, yaÅŸ sınırlaması, para cezaları, bölge karantinaları gibi ‘önlemlerin’ sadece halk saÄŸlığı için uygulandığını ve böyle uygulanacağını düşünmek en hafif ifadeyle saflıktır. Kaldı ki kapitalizmin ulaÅŸtığı bu aÅŸamada sadece halk saÄŸlığını korumak amacıyla dahi alınacak en etkili yöntem faÅŸist devletin yıkılması mücadelesine hız vermektir. Emperyalist-kapitalist sistemin ve faÅŸist devletin emekçilerin saÄŸlığı diye bir düşüncesi tasası yoktur. Egemenler için korunması gereken tek ÅŸey emekçilerin saÄŸlığının hiçe sayılması ve gerektiÄŸinde ölümleri üzerine kurulan bu sistemdir. 270 binin üzerinde ölüm, milyonlarca iÅŸsiz, yoksulluk ortadayken normalleÅŸmenin yavaÅŸ baÅŸladığını iddia eden faÅŸist rejim, ezilen halkları baskı altında tutmak ve kendi iktidarını saÄŸlamlaÅŸtırmak için çıkardığı yasalardan geri adım atmayacak, tam tersi arttıracaktır. NormalleÅŸme denilen sürecin hiçbir zaman işçi sınıfının, emekçilerin ve kadınların lehine olmayacağı açıktır.

‘SAÄžLIÄžIMIZ DA FAŞİZMİ YIKARSAK KURTULUR’

BirleÅŸik Devrim Güçleri bu bakış açısıyla kendini ne ‘evde kal’ çaÄŸrılarıyla sınırlamış ne de bu çaÄŸrıların sonucunda ortaya çıkan sınırlandırılmış eylemlerle sürecin karşılanabileceÄŸi doÄŸrultusunda hareket etmiÅŸtir. Bundan sonra da bu pandemiyi sadece alınacak en baÅŸlıca saÄŸlık önleminin faÅŸizmin yıkılması mücadelesi olduÄŸunu baÅŸa koyarak karşılamalıdır, karşılayacaktır. Milyonlarca emekçi üretim alanlarına sürülmeye devam ederken, ezilenler pandemiyle birlikte katmerlenmiÅŸ bir sömürünün odağına yerleÅŸtirilmiÅŸken ve faÅŸist devlet kendi egemenlik savaşına bir saniye bile ara vermezken bizim mücadeleyi sınırlamamız yada sınırlayacak koÅŸulları kabul etmemiz düşünülemez.

‘MÜCADELE EV VE SOSYAL MEDYAYA SIKIÅžTIRILMAMALI’

BirleÅŸik Devrim Güçleri, alınabilecek bütün saÄŸlık önlemlerini alarak sokaÄŸa inmekten vazgeçmeyecek, emekçilerin sokak eylemlerini sınırlandırmak üzere uygulamaya sokulan hiçbir önlemi kabul etmeyen bir pratik çizgi izlemelidir. Emekçiler arasındaki dayanışma biçimleri ve pandemi süreci ile birlikte ortaya çıkan bu alandaki örgütlenme, organize olma biçimlerinin geliÅŸmesi için çalışmalar yapılmalı ama hareketin ev içine yada sadece sosyal medya alanına sıkıştırılması kesinlikle kabul edilmemelidir. Sokaklar ve meydanların emekçilerden ve onların taleplerinden yalıtılması çabası, tıpkı 1 Mayıs’ta birleÅŸik devrim güçlerinin ortaya koyduÄŸu birleÅŸik pratik örnekleriyle ve faÅŸizmin hiç bir sınırlamasını tanınmayarak aşılmalıdır.

‘KAPİTALİZM VE FAŞİZM VARKEN SAÄžLIKLI YAÅžAM OLMAZ’

HBDH, her geçen gün yeni ve saÄŸlam adımlarla büyüyen devrim mücadelesinin önüne hangi bahaneyle olursa olsun koyulmak istenen her türlü engel ve sınırlamayı tanımayacak, halklarımızın kurtuluÅŸ mücadelesini hedefine vardırma kararlılığından taviz vermeyecektir. Biliyoruz ki ne saÄŸlıklı bir yaÅŸam ne de özgür bir toplum, kapitalist sistem ve faÅŸist devlet egemenliÄŸi altında mümkün deÄŸildir. FaÅŸist devleti yıkacak, toplumsal ilerlemenin önündeki seti, kapitalist kabuÄŸu parçalama mücadelesine aralıksız devam edeceÄŸiz.”

(ANF)

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir