Diyarbakır’da kadınlar erkek-devlet ÅŸiddetine karşı yürüdü. Eylemde konuÅŸan DBP EÅŸ Genel BaÅŸkanı Saliha Aydeniz, “Kürdistan’da özel savaÅŸ politikaları uygulanıyor. Ama biz kadınlar bu kirli politikalara geçit vermeyeceÄŸiz” dedi.
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) “Zaman, kadın özgürlük zamanı” ÅŸiarıyla Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki Dünya KavÅŸağı’ndan Rojava Parkı’na yapmak istediÄŸi yürüyüş, polis ablukası nedeniyle Medya KavÅŸağı’na kadar yapıldı.
Yürüyüşe Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) EÅŸ Genel BaÅŸkanı Saliha Aydeniz ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun ile Dersim DaÄŸ, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) EÅŸ Genel BaÅŸkan Yardımcısı Beycan TaÅŸkıran ile çok sayıda kadın katıldı. “Jin jiyan azadî”, “Biji berxwedana jinan”, “YoksulluÄŸa isyan ediyoruz”, “Hükümet istifa”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “AyÅŸe Gökkan onurumuzdur”, “Leyla Güven onurumuzdur” sloganları atan kadınlar yürüyüşte “Hayatımızdan vazgeçmiyoruz”, “Ölmek istemiyoruz”, “Erkek adalet deÄŸil gerçek adalet istiyoruz”, “Kadın cinayetlerini durduracağız” ve “Biz kadınlar her yerdeyiz” dövizleri ve lolipoplarını taşıdı. Kadınlar ayrıca tencere tava ve düdük çalıp ekonomik krizi protesto ederken, yoldan geçen araçlar da korna çalarak kadınlara destek verdi.
“Zaman kadın özgürlük zamanı” pankartının gerekçe gösterilerek yürüyüşün engellenmek istendiÄŸi eylemde HDP Diyarbakır İl EÅŸbaÅŸkanı Gülistan Atasoy, duruma tepki gösterdi. Atasoy, eril zihniyetin kadınlardan korktuÄŸunu vurgularken, “Saat 16.00’ya kadar izinli olan yürüyüş ÅŸu an yasaklanıyor. Bizler pankartımızın ardından yürüyeceÄŸiz” dedi.
Kadınlar slogan ve zılgıtlarla polis engelini aşarak yürüyüş gerçekleştirirken, evlerinde bulunan kadınlar tencere ve tavalarla ses çıkarma eylemi ile yürüyüşe destek verdi.
‘SİZLER SAVAÅž DEDİKÇE BİZLER JİN JİYAN AZADİ DİYECEĞİZ’
Eylemde ilk olarak konuÅŸan Gülistan Atasoy, kadınların direnerek kazanabileceklerini ve mücadelesinden geri adım atmadığını bir kere daha gösterdiÄŸini vurguladı. Barikatları aÅŸtıklarına dikkat çeken Atasoy, “SavaÅŸa karşı, eÅŸitlik ve özgürlüğümüz için buradayız. Gültan Kışanaklar, Sebahat Tunceller, Leyla Güvenler, AyÅŸe Gökkanlar ve Gönül Erdenler için, onların seslerini buraya taşımak için buradayız. Kapitalist sömürüye karşı açlığa biat etmemizi isteyenlere karşı direniÅŸimizi asla sonlandırmayacağız. BirleÅŸerek isyanımızla, mücadelemizle baÅŸarılı olacağız. Sizler varın ölüm deyin, biz ‘Jin jiyan azadî’ diyoruz, diyeceÄŸiz. Sizler savaÅŸ, bizler ‘Jin jiyan azadî’ diyeceÄŸiz. Kadınlar asla ama asla diz çökmeyecek” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
‘ÜLKE İŞKENCE ALANINA DÖNÜŞTÜ’
Ardından DAKAP Dönem Sözcüsü Çağla İzgi, ortak basın metnini okudu. İzgi, eril zihniyetin tüm uygulamalarının, kapitalizmin devam edebilmesi için kullanılan tüm araçların tekrar tekrar şiddeti yarattığına dikkat çekerken, kadını yaşamın her alanında şiddetle karşı karşıya bıraktığını belirtti. İzgi, 20 yıldır devam eden tekçi, otoriter ve savaştan beslenen politikalar ile ülkenin; halklar, kadınlar, çocuklar için eziyet, işkence ve kıyım alanına dönüştüğünü kaydetti.
İzgi, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:
“Bu sisteme ve düzene karşı sesini yükselten, yaÅŸamına ve iradesine sahip çıkan, kendi yaÅŸamı üzerinde söz ve karar sahibi olan, emeÄŸinin hakkını isteyen, erkek otoritesini sorgulayan evde, sokakta, siyasette erkek egemenliÄŸine örgütlü karşı çıkan kadın ve kadın kurumlarını kendi düzenine bir tehdit olarak görüyor. Dört koldan saldıran iktidar, bu kurumları dağıtmakta, kapatmakta ve kadınları rehin almaktadır. Kadınlar, bir yandan erkek ittifakın kadına açtığı savaÅŸla mücadele ederken, diÄŸer yandan yarattığı ekonomik krizle iliklerine kadar yoksulluÄŸu ve iÅŸsizliÄŸi yaÅŸamaktadır. Esasen, kadınlar baÅŸta olmak üzere tüm muhalif kesimleri sindirmeye çalışan iktidarlar, kadına ve çocuklara karşı her türlü ÅŸiddeti önlemek ve her türlü koruyucu tedbiri almakla yükümlüdür. Devlet toplumsal cinsiyet eÅŸitliÄŸini toplumun tüm kesimlerine yaygınlaÅŸtırmak için politikalar üretmek, cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak, kadına, çocuklara, mültecilere, LGBTİ+’lara karşı ÅŸiddet uygulayan failler hakkında etkili ve caydırıcı cezalandırma yoluna gitmek ve cezasızlık politikalarından vazgeçmek zorundadır.
ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRİLİYOR
“EÅŸbaÅŸkanlık gerekçe gösterilerek, kayyım eliyle gasp edilen belediyelerde kadın merkezleri ve kadın sığınakları kapatılmış, baÅŸvurucu kadınların dosyalarındaki bilgiler deÅŸifre edilmiÅŸtir. Kayyumlar KHK ile ihraç edemedikleri uzmanlık alanlarında çalışan kadınları görevinden alıp erkek yöneticinin emri altında çalışmaya zorlamış; kadınlar mobbing, aÅŸağılama ve hatta ÅŸiddet uygulamalarına maruz kalmışlardır. Kürdistan’da sistem eliyle yürütülen, kadınları ve gençleri hedef alarak toplumu iradesizleÅŸtirmeye dönük asimilasyon ve özel savaÅŸ politikaları kirli bir ÅŸekilde hayata geçirilmiÅŸtir. Kadınların bedenine, diline, kimliÄŸine, özcesi varlığına dönük farklı ÅŸiddet türleri üniformalı üniformasız çeteleÅŸmiÅŸ kamu görevlileri tarafından yürütülmektedir.
HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMYECEĞİZ
Şüpheli kadın ölümlerinin yetkili merciler tarafından üzerinin örtülmeye çalışılmasına karşın kadın cinayetlerini gün yüzüne çıkarmak isyandayız. Deniz Poyraz, Gülistan Doku, İpek Er, AyÅŸe Gökkan, Leyla Güven, Emine ÅženyaÅŸar, Çilem DoÄŸan, BaÅŸak Cengiz, katledilen, ÅŸiddete, tacize, tecavüze, ayrımcılığa maruz kalan tüm kadınların adalet talebini haykırmak için isyandayız. Åžiddetin en ağır ve en yakıcı haliyle karşılaÅŸtığımız bugünlerde; gücümüzü ve mücadele azmimizi birbirimizden aldığımız bu dayanışmayla tekrar söylüyoruz. İstanbul SözleÅŸmesi’nden, eÅŸitlik, özgürlük ve adalet için mücadelemizden, haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz.”
‘DİRENEN KADINLAR YOLUMUZA IÅžIK TUTTU’
Açıklama sonrasında söz alan DBP EÅŸ Genel BaÅŸkanı Saliha Aydeniz ise “Kürt kadınları önünde barikat kurmak istediler ama görsünler Kürt kadınları nasıl barikatı yıktı. Bugün Kürt kadınları alanı doldurdu ve bu kirli sisteme baÅŸkaldırdı. Kadınlar üzerindeki kırım politikaları sürüyor, kadına biat ettirmek istiyorlar ama en baÅŸtan beri söylüyoruz bu katletme politikalarına karşı biz kadınlar asla geri adım atmadık” dedi.
DİRENİŞİN SEMBOLÜ OLDU
Tarihten bu yana kadınların direniÅŸ mücadelesine deÄŸinen Aydeniz, “Mirabel’den Sakine’ye, Seve’den Arin Mirkan’a Kürt kadını tüm dünyaya sembol oldular. Kadınları durdurmak istediler ama bu kadınlar bize yol gösterici oldu ve pes etmediler. Amed’den sesleniyoruz onlar nasıl pes etmediyse biz de pes etmeyeceÄŸiz. Kadınların sesini,rengini ve özgürlüğünü bitiremezsiniz. Biz Kürt kadınları ve dünya kadınları olarak bu kirli sistemi mücadelemizle devireceÄŸiz” diye konuÅŸtu.
‘GEÇİT VERMEYECEĞİZ’
İktidarın kadının adını silmek istediÄŸine iÅŸaret eden Aydeniz, “Bu yüzden mücadeleyi sürdüreceÄŸiz. Bugün özel savaÅŸ politikalarıyla Kürdistan’daki kadınları durdurmak istiyor. Ama biz durmayacağız. Bütün oyunlarınızı bozacağız. Bugün bu kirli politikalar ile ülke genelinde bir tecrit uygulanıyor. Tecrit ne kadar çok olursa bu  savaÅŸ, kriz ve kadın katliamı devam eder. Bu yüzden tecride karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Bugüne kadar nasıl direndiysek tecrit içinde bu ÅŸekilde direneceÄŸiz” ÅŸeklinde konuÅŸtu. (ETHA)
