Beyza Üstün: Ya ders çıkaracağız ya da yıkıma hazır olacağız

Kapitalist müdahalenin sonuçlarından birisinin de koronavirüsle yaşandığını söyleyen HDP Ekoloji Komisyonu Üyesi Beyza Üstün ya bu salgından ders çıkarılacağını, ya da yeni virüslere ve yıkımlara hazır olunacağını vurguladı.

Tüm dünyayı saran koronavirüs salgının bu noktaya gelmesini bir sonuç olarak nitelendiren HDP Ekoloji Komisyonu Üyesi Beyza Üstün, doğada yapılan tahribatın virüsle ilişkisini ANF’ye değerlendirdi. Uzmanlar tarafından yapılan çalışmaları referans gösteren Üstün, yarasalarda veya kediler gibi diğer canlılarda hiçbir hastalık olmadan var olan bu virüsün ölümcül noktaya ulaşmasının insanların doğaya müdahalesiyle birebir alakalı olduğunu vurguladı.

Biz onların yaÅŸam alanına o kadar müdahale ettik ve o kadar yakınlaÅŸtık ki böyle bir sonuca neden olduk” diyen Üstün, kuÅŸ gribini örnek gösterdi. Üstün ÅŸunları belirtti: “KuÅŸ gribi, yorgun gelen göçmen kuÅŸların kendilerini baÅŸka canlılardan korumak için saldığı bir sıvıdan meydana gelen bir salgındı. Biz onların yaÅŸam alanlarını ellerinden aldığımızda, her yeri betona çevirip bina yaptığımızda artık dip dibe yaÅŸamaya baÅŸlıyoruz ve onlarda olan, onlara zarar vermeyen bu virüs gibi salgınlar, bize geldiÄŸinde bugün olduÄŸu gibi ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalıyoruz.”

KAPİTALİST ÜRETİM VİRÜSE DESTEK VERİYOR!

İnsanlığın bugün kapitalist sistemin doÄŸal ortamlara ve doÄŸal dengelere müdahalesinin sonuçlarını yaÅŸadığını vurgulayan Üstün, bütün doÄŸal alanların yapılaÅŸmaya, maden, enerji gibi üretimlere açıldığını belirtti. Kapitalist üretim sonucunda açığa çıkan bütün atıkların da virüsün taşınmasına destek verdiÄŸine dikkat çeken Üstün, “Koronavirüsün bir yüzeye tutunabilme özelliÄŸi var.

Termik santrallerden maden iÅŸletmelerinin atık havuzlarının havaya ya da suya, topraÄŸa karışan emisyonlarına kadar atmosferdeki herhangi kirli bir atık gaz çok rahatlıkla virüsün taşınmasına katkı verebilir. Artı-deÄŸer üretmek ve sermaye biriktirmek için doÄŸal ortamlara o kadar yüksek hızla ve miktarda emisyon üretiliyor ki diÄŸer canlılara o kadar zarar vermeyen bir virüs bize kolayca ulaÅŸabiliyor” dedi.

DOĞA KENDİSİNE YAPILANI ÇOK AĞIR ÖDETİYOR!

Teknolojinin yaÅŸam alanını koruyamadığının görüldüğünü belirten Üstün, tanınmayan bir etki karşısında çaresiz kalınmasının bunun en büyük göstergesi olduÄŸunu kaydetti. Henüz virüsün etki mekanizmasının çözülmeye çalışıldığını ifade eden Üstün, ekolojide yapılan tahribatların da o kadar kolay yerine geri gelmediÄŸini vurguladı. “Ne oldu paralar? Herkes bir sabun ve kolonyaya kaldı” diyen Üstün, evlere kapanmak zorunda kalındığını hatırlatarak, doÄŸanın kendisine yapılanların cezasını çok ağır ödettiÄŸini kaydetti.

İnsanların kendilerini virüsten korumak için saÄŸlıklı bir ortamda yaÅŸamaları gerektiÄŸinin de altını çizen Üstün, ÅŸunları kaydetti: “Bugün baktığımızda bu virüsün en çok direnci düşük olanları etkilediÄŸini görüyoruz. Peki neden dirençleri düşük? Aydın’da jeotermik santral ile yaÅŸayanların direnci yüksek olabilir mi? SokaÄŸa çıkma yasağı ilan edilen Zonguldak’ta insanlar yıllardır kömür iÅŸletmelerinden çıkan tozları solumak zorunda bırakılıyor. Her yerde GDO’lu besin zinciri oluÅŸturuldu. Bu açıdan kapitalist üretim sadece virüse neden olan atıkları üretmiyorlar, tüm canlıların yaÅŸamını saÄŸlayacak ortamı da kirletiyor. Bu sistem böyle devam ederse bugün koronavirüs, yarın baÅŸka bir virüs ile karşı karşıya kalınır.”

FARKINDALIK ZAMANI

Üstün, Türkiye’de iktidarın pandemi ile mücadele konusunda da sınıfta kaldığını vurguladı. İktidarın virüsü de fırsata çevirdiÄŸini kaydeden Üstün, Kanal İstanbul ihalesinin bu arada gerçekleÅŸtirildiÄŸini, EskiÅŸehir’de termik santralin kapasitesinin yükseltilmesine izin verildiÄŸini, Salda Gölü’ne de iÅŸ makinelerinin girmeye çalıştığını hatırlattı. Siyasi iktidarın beslendiÄŸi sermayenin kendini korumaya aldığını dile getiren Üstün, “Hepimizin evlere kapanmak zorunda kalmamızdan yararlanıyorlar. İşçiler harıl harıl çalıştırılıyor. Hastalanan işçileri hastaneye deÄŸil memleketlerine gönderiyorlar. Bunun adı faÅŸizm” dedi.

Bu sürecin aynı zamanda farkındalık süreci olduÄŸuna iÅŸaret eden Üstün, Türkiye ve tüm dünyada sömürüyü yapanların insanların gözünde daha da netleÅŸeceÄŸini söyledi. Halkların bu kadar baskıcı yönetimlere izin vermeyeceÄŸini vurgulayan Üstün, kendi kendilerini yönetebilecekleri özgür ortamlarla devam etmeye çalışacaklarını söyledi. “Hepimiz bu sistemin kodları içinde kirlenmiÅŸiz” diyen Üstün, “İki sokaÄŸa çıkma yasağında gördük, insanlar neredeyse birbirini kesecekti. Sanki iki günde aç kalacaklar. Bu da bir açlık. Sürekli tüketmeye, yok etmeye alışmışız” diye konuÅŸtu.

DAYANIŞARAK SİSTEMİ DEĞİŞTİREBİLİRİZ!

İnsanlar dışarı çıkmayınca havanın da bu süreçte temizlendiğine dikkat çeken Üstün, doğanın üzerindeki saldırılar azaldıkça kendini yenilediğini ve iyileştirdiğini ifade etti. Bu süreçte en önemli olanın dayanışma duygusu olduğunu kaydeden Üstün, bunu büyütmek gerektiğini vurguladı. İnsanların daha da paylaşımcı olmaya başladığını ifade eden Üstün, bunun sürecin olumlu yönde dönüşmesine yol açacağını söyledi.

“Ne kadar dayanışırsak, bu sistemi deÄŸiÅŸtirebiliriz ve kendimizi iyileÅŸtirecek çözümleri birlikte üretebiliriz” diyen Üstün, tüm olumsuzluklara raÄŸmen elindeki son kuruÅŸu paylaÅŸan insanların sayısının çoÄŸaldığına iÅŸaret ederek, umudun giderek artan bu insanlarda olduÄŸunu ifade etti.

HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Hiçbir ÅŸeyin eskisi gibi olmayacağını, hayatın virüs öncesi ve sonrası diye ayrılacağını belirten Üstün, çok büyük bedeller ödeneceÄŸini söyledi. Halkların çözümleri birlikte üretmeyi öğreneceÄŸini ifade eden Üstün, şöyle konuÅŸtu: “DoÄŸa olmadan insanın da yaÅŸamayacağını herkes öğrendi artık. Bundan ders çıkartmak gerekiyor. DoÄŸayı bu kadar sermayenin birikimi içine sokmaya kalkarsak, o da cevabını bize çok ağır verir. Her defasında da veriyor ama biz anlamıyoruz.

Kimi zaman depremle kimi zaman virüsle veriyor. Bu cevap alındıktan sonra da baÅŸka bir yaÅŸam, baÅŸka bir siyaset düşünülecek. Herkes en az kendisi kadar baÅŸka canlılarla da birlikte özgür yaÅŸayabileceÄŸi bir ortamı tercih edecek. Sonucu hep beraber yaÅŸayacağız ya ders çıkaracağız ya da virüslerle, yıkımlarla yaÅŸamaya devam edeceÄŸiz.”

(anf)

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir