İnsan Hakları İzleme Örgütü 2020 raporunun Türkiye bölümünde, yaşanan hak ihlallerine, basın ve yargı üzerindeki iktidar baskısına dikkat çekildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 2020 Dünya Raporu’nu yayımladı.
Raporun Türkiye bölümünde, insan haklarına ve hukuk devletine yönelik saldırıların Covid-19 salgını sürecinde de devam ettiği belirtilirken, AKP-MHP çoğunluğunun uluslararası insan hakları hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerle çelişen yasaların Meclis’ten geçirilmesine olanak tanıdığına dikkat çekildi.
Raporda, Erdoğan’a siyasi rakip veya muhalif olarak görülen kişilerin geniş tanımlı terörle mücadele yasası kapsamına giren temelsiz suçlamalarla yargılandıkları, tutuklandıkları ve mahkum edildikleri, yargı süreçlerine ve savcılık kararlarına yürütme tarafından yapılan müdahalelerin yerleşik hale geldiği ifade edildi.
Raporun Türkiye bölümünde özetle şu tespitler yer aldı:
Medya
* CumhurbaÅŸkanlığına yakın ÅŸirketlerin sahip olduÄŸu ya da hükümete yönelik eleÅŸtirel yayın yapmaktan kaçınan medya organları Türkiye’deki yazılı ve görsel medyanın çoÄŸunluÄŸunu oluÅŸturuyor. Yine de çevrimiçi eleÅŸtirel yayın yapan haber ve yorum siteleri varlıklarını sürdürüyorlar.
* Bu satırlar yazıldığı sırada tahminen 87 gazeteci ve medya çalışanı, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle, terörle mücadele yasası kapsamına giren suçlardan tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyordu.
TIKLAYIN – BİA Medya Gözlem Raporları
Sosyal medya
* Türkiye’de faaliyet gösteren sosyal medya ÅŸirketlerini daha sıkı kontrol etmeye yönelik planlar, CumhurbaÅŸkanı’nın daha sıkı bir kontrolün gerekliliÄŸini gerekçelendirmek amacıyla, ailesine yönelik sosyal medyada yer alan hakaretleri örnek göstermesinin ardından, Temmuz ayında yasalaÅŸtı.
* Yeni yasa uyarınca, günde bir milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal medya ÅŸirketleri Türkiye’de ofis açmak ve hükümetin içeriÄŸin engellenmesi veya kaldırılması yönündeki taleplerine uymak, ya da aksi takdirde çok ağır para cezaları ödemek zorunda kalacaklar. Ofis açmayan ÅŸirketlere para cezası verilecek ve nihayetinde bunların bant geniÅŸlikleri kısıtlanacak ki, bu da söz konusu platformun kullanılamaz hale gelmesi demek. Bu satırlar yazıldığı sırada Facebook yeni yasaya uymayacağını belirtmiÅŸti.
* Türkiye Wikipedia’ya 2017 Nisan’ında getirilmiÅŸ eriÅŸim engelini Ocak ayında kaldırmış olsa da, yetkililer aralarında eleÅŸtirel haber sitelerinin de bulunduÄŸu binlerce web sitesini engellemeyi ve çevrimiçi içeriÄŸi yayından kaldırmayı sürdürüyorlar.
* Binlerce insan yaptıkları sosyal medya paylaşımları nedeniyle, tipik olarak hakaret, CumhurbaÅŸkanına hakaret ve terör propagandası yapmak suçlarından gözaltına alınma ve yargılanma riskiyle karşı karşıya kaldı. Kovid-19 baÄŸlamında, İçiÅŸleri Bakanlığı, salgın hakkında “korku ve panik yarattığı” düşünülen sosyal medya paylaşımları nedeniyle yüzlerce insan hakkında soruÅŸturma baÅŸlattığını veya insanların bu nedenle gözaltına alındığını duyurdu. Bu paylaşımlardan bazılarında hükümetin halk saÄŸlığı krizine müdahalesi eleÅŸtiriliyordu.
RTÜK
* Türkiye’nin medyayı denetleyen resmi kurumu olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Halk TV, Tele 1 ve Fox TV gibi hükümeti eleÅŸtiren yayınlara da yer veren medya mecralarına keyfi para ve geçici yayın durdurma cezaları verdi.
* Netflix Nisan ayında RTÜK’ün talebine uyarak, Designated Survivor isimli dizinin bir bölümünü, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan hakkında olumsuz bir profil çizdiÄŸi gerekçesiyle, Türkiye’de yayından kaldırdı. Netflix ayrıca bir Türk eserin Türkiye’deki film çekimlerini, RTÜK’ün gay bir karakterin senaryodan çıkartılmasını talep etmesi üzerine iptal etti.
Toplanma özgürlüğü
* İl valileri kadın hakları aktivistlerinin, saÄŸlık çalışanlarının ve muhalefet partilerinin barışçıl protesto gösterilerini yasaklamak için Covid-19’u bahane olarak kullandılar.
Kavala’nın tutukluluğu
* 2013 yılında Gezi Parkı’nda baÅŸlayan kitlesel protesto gösterileriyle baÄŸlantılı olarak “cebir ve ÅŸiddet kullanarak hükümeti devirmeye teÅŸebbüs” suçundan İstanbul’daki bir mahkemede yargılanan insan hakları savunucusu Osman Kavala ve diÄŸer dokuz kiÅŸinin davaları, Åžubat ayında beraat kararıyla sonuçlandı. Ancak beraat kararının verilmesinden saatler sonra, baÅŸka bir mahkeme, 2016 yılındaki darbe giriÅŸiminde payı olduÄŸu iddiasıyla yürütülen baÅŸka bir soruÅŸturma kapsamında Kavala hakkında, yeni bir tutuklama kararı daha verdi. Söz konusu soruÅŸturma Ekim ayında Kavala ile Amerikalı akademisyen Henri Barkey’e anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teÅŸebbüs ve casusluk suçlarının isnat edildiÄŸi baÅŸka bir iddianameye evirildi.
* Kavala 2017 Kasım’ından bu yana hapiste bulunuyor ve Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kavala’nın tutukluluÄŸunun siyasi nedenlerle sürdürüldüğü gerekçesiyle verdiÄŸi tahliye kararını görmezden gelerek uygulamıyor.
Büyükada davası
* Temmuz ayında, bir eÄŸitim atölyesine katıldıkları sırada gözaltına alınan insan hakları savunucularının yargılandığı davada, İstanbul’daki bir mahkeme Uluslararası Af Örgütü’nün onursal baÅŸkanı Taner Kılıç’ı, terör örgütüne üye olmak suçundan altı yılı aÅŸkın hapis cezasına mahkum etti. Uluslararası Af Örgütü’nün eski direktörü İdil Eser ile insan hakları savunucuları Özlem Dalkıran ve Günal KurÅŸun terör örgütüne yardım etmek suçundan 25 ay hapis cezası aldılar. Aynı davada yargılanan, ikisi yabancı uyruklu yedi kiÅŸi ise beraat ettiler. Bu kiÅŸilerin tamamı halen serbest ve dava temyiz aÅŸamasında.
TIKLAYIN – Büyükada Davası’nda karar: 4 kiÅŸiye hapis, 7 kiÅŸiye beraat
LGBTİ’ler
* Hükümetin lezbiyen, gey, biseksüel ve transların kamuoyuna yönelik faaliyetlerini kısıtlayıcı yaklaşımı, onur yürüyüşü gibi etkinliklerin üst üste altıncı yılda da yasaklanması ve üst düzey devlet görevlileri tarafından yapılan homofobik konuşmalarla devam etti.
Baro düzenlemesi ve avukatlar
* Hükümet Türkiye’nin insan hakları ve hukuk devleti alanlarındaki gerilemesini güçlü bir ÅŸekilde eleÅŸtiren en büyük baroların kurumsal gücünü azaltmak amacıyla Temmuz ayında yeni bir yasa çıkardı.
* Terör suçlarından yargılanan sanıkları savunan avukatlar, müvekkilleriyle aynı suçlardan tutuklanma ve yargılanma riskiyle karşı karşıya kaldılar.
* Eylül ayında Yargıtay 18 avukattan 14’ü hakkında yasadışı bir sol örgüte üye olmak suçundan verilmiÅŸ mahkumiyet kararlarını onadı. Bu avukatlardan Ebru Timtik, adil yargılanma hakkı talebiyle yürüttüğü uzunca bir açlık grevinin sonucunda, 27 AÄŸustos günü hayatını kaybetti.
Erkek ÅŸiddeti
* Kadın cinayeti ve ev içi ÅŸiddet Türkiye’de önemli sorunlar. Sayılarla ilgili ayrıntılandırılmış resmi veriler bulunmamakla birlikte, kadın hakları örgütleri ev içi ÅŸiddet sonucu her yıl yüzlerce kadının öldürüldüğünü bildirdiler. Muhafazakar sivil toplum örgütleri ve bazı hükümet yetkilileri Türkiye’nin “Kadınlara Yönelik Åžiddet ve Aile İçi Åžiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İliÅŸkin Avrupa Konseyi SözleÅŸmesi’nden” (İstanbul SözleÅŸmesi) çekilmeyi önerdiler. Türkiye 2014 yılında bu sözleÅŸmenin ilk imzacılarından olmuÅŸtu.
TIKLAYIN – bianet Åžiddet, Taciz, Tecavüz Çetelesi Tutuyor
İşkence ve kötü muamele
* Polis ve asker gözetiminde ve hapishanelerde iÅŸkence yapıldığı ve kötü, insanlık dışı, zalimane veya aÅŸağılayıcı muamelede bulunulduÄŸu iddialarında son dört yılda görülen artış, Türkiye’yi bu alanlarda önceden kaydetmiÅŸ olduÄŸu ilerlemeden geriye düşürdü.
* Bu şekilde hedef alınanlar arasında hem siyasi hem de adli suçlarla itham edilen insanlar bulunuyor. Savcılar bu iddiaları anlamlı bir şekilde soruşturmuyorlar ve bu olaylara karışan güvenlik güçlerine ve devlet memurlarına ilişkin yaygın bir cezasızlık kültürü hüküm sürüyor.
Kaçırma-kaybedilme
* Son dört yılda bildirilen 24 civarındaki zorla kaybedilme vakası hakkında etkin bir soruşturma yürütülmedi.
* 2019 Åžubat’ında kaybolan altı kiÅŸiden ikisi, aylar sonra, 2020 Åžubat ve Haziran’ında Ankara’da polis gözetiminde ortaya çıktılar ve mahkemedeki ifadelerinde kaçırıldıklarını, iÅŸkence gördüklerini ve Gülen hareketi ile baÄŸlantılı olduklarına iliÅŸkin sahte bir itirafnameyi imzalamaya zorlandıklarını anlattılar.
HDP-DemirtaÅŸ
* Erdoğan hükümeti PKK ile, 2018 genel seçimlerinde %11,7 oy alarak, 2019 yerel seçimlerinde ise 65 belediye başkanlığı kazanarak demokratik olarak seçilen HDP arasında bir ayırım yapmayı reddediyor.
* Partinin eski eÅŸ genel baÅŸkanları Selahattin DemirtaÅŸ ile Figen YüksekdaÄŸ 2016 yılından beri hapiste tutuluyorlar. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin DemirtaÅŸ’ın derhal tahliye edilmesi yönünde 2020 yılında verdiÄŸi bir kararı uygulamayı reddediyor.
Kayyımlar
* İçiÅŸleri Bakanlığı, HDP’den seçilmiÅŸ 48 belediye baÅŸkanının 2019 AÄŸustos’undan bu yana görevden alınmasını, söz konusu belediye baÅŸkanları hakkında PKK ile baÄŸlantılı olarak soruÅŸturma veya kovuÅŸturma açılmış olmasıyla gerekçelendiriyor.
* Hükümet 2016-17 yıllarında gösterdiÄŸi yaklaşımı yineleyerek, güneydoÄŸudaki belediye baÅŸkanlarının yerine Ankara’dan atanmış il valilerini ve vali yardımcılarını “kayyım” olarak getirdi.
* Bu satırlar yazıldığı sırada 19 belediye baÅŸkanı tutuklu olarak cezaevinde bulunuyordu. Mart ayında, Diyarbakır’ın görevden alınmış büyükÅŸehir belediye baÅŸkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Diyarbakır’daki bir mahkeme tarafından, Mızraklı’yı PKK ile iltisaklı olmakla suçlayan bir tanık ifadesine dayanarak, dokuz yıl hapis cezasına mahkum edildi. Dosya temyiz aÅŸamasında.
* Ekim ayında Ankara’daki bir mahkeme 2014 yılındaki protesto gösterilerinde oynadıkları iddia edilen role iliÅŸkin bir soruÅŸturma ile baÄŸlantılı olarak Kars Belediye BaÅŸkanı Ayhan Bilgen ile 16 HDP yöneticisinin tutuklanmasına karar verdi.
Vekilliklerin düşürülmesi
* Haziran ayında HDP milletvekilleri Leyla Güven’in ve Musa FarisoÄŸlu’nun milletvekillikleri terör örgütü üyesi olmak suçundan aldıkları mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmış olması gerekçesiyle, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Enis BerberoÄŸlu’nun milletvekilliÄŸi ise, Suriye’ye gönderilen silah kamyonlarının yer aldığı video görüntülerini Cumhuriyet gazetesi ile paylaÅŸarak devlet sırlarını açıkladığı gerekçesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından düşürüldü.
Kaftancıoğlu
* İstanbul’daki bir bölge adliye mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi
İstanbul il baÅŸkanı Canan KaftancıoÄŸlu’na, yıllar önce attığı tweetler
nedeniyle verilen 10 yıla yakın hapis cezasını Haziran ayında onadı.
Dava bir sonraki temyiz aşamasında.
Raporun Türkiye’yle ilgili bölümünün tamamı için tıklayın
(bianet)
